Şehitlerimiz Peygamberimize Komşu

04/03/2021 Perşembe günü, "Bingöl'den Tatvan'a gitmek üzere 13.55'te kalkış yapan Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait Cougar tipi bir helikopter ile saat 14.25'te irtibat kesilmişti. Daha sonra helikopterin düştüğü bildirildi.

İlk belirlemeye göre 9 askerimiz şehit oldu. 4 yaralı askerimiz hastaneye kaldırıldı. 2 askerimiz daha hastanede şehit oldu. Haberi duyan şehit yakınları ve milletimiz yasa boğuldu. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bitlis'in Tatvan ilçesinde kaza kırıma uğrayan helikopterde bulunan;

Korgeneral Osman Erbaş (Yozgat-Yerköy),

Astsubay Üstçavuş Nazmi Yılmaz (Kahramanmaraş-Afşin),

Albay Şentürk Aydınyer (Kars),

Yüzbaşı Salih Sarıoğlu (Samsun-Bafra),

Astsubay Kıdemli Başçavuş Mehmet Demir (Kahramanmaraş-Onikişubat),

Astsubay Kıdemli Üstçavuş Ömer Umulu (Kırıkkale),

Pilot Yüzbaşı Tayfun Kureş (Trabzon-Of),

Pilot Yüzbaşı Gökhan Uysal (Afyonkarahisar-Dinar),

Astsubay Kıdemli Çavuş Şükrü Karadirek (Afyonkarahisar),

Uzman Çavuş Tolga Demirci (Kayseri-Pınarbaşı),

Uzman Çavuş Hakan Gül (Amasya) şehit oldu.

Açıklamada yaralananların ise :

Binbaşı Alptekin Köprülü (Gümüşhane),

Yüzbaşı Ender Uzunçakmak (Ordu-Kabadüz),

olduğu bildirildi.

Şehitlerimize Yüce Allah'tan rahmet diler, yaralı askerlerimize de acil şifalar dileriz.

Şehit yakınlarına ve milletimize sabırlar diliyorum.

05/03/2021 Cuma günü şehitlerimize önce Elazığ'da tören yapıldı. Şehitlerimiz Elaziğ'dan Ankara'ya gönderildi.

Ankara'da Ahmet Akseki Camiinde devlet töreni düzenlenerek cenaze namazı kılınarak şehitlerimizin bazıları Ankara'da bazıları da memleketlerinde toprağa verildi.

11 VATAN evladı askerlerimiz Allah'ın izniyle Sevgili Peygamberimizin müjdelediği şehitlik makamına ulaşmaları ve Peygamberimize komşu olmaları inancı en büyük tesellimizdir.

Şehitlik herkese nasip olmaz.

Allah'ın takdiriyle şehitliğe ulaşılabilir.

Cennete girme ve cennet nimetlerinden faydalanma Allah'ın verdiği bir nimettir. Böyle büyük nimetler kendiliğinden oluşmaz. Bunlar Yüce Allah tarafından bahşedilir.

Şehitliği Allah sevdiği kullarına nasip eder.

Birçok Müslüman şehit olmak ister. Ama herkese bu makam nasip olmaz.

Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şehitlerle ilgili şöyle buyurmaktadır:

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetme! Aksine onlar diridirler ve Rableri yanında rızıklanmaktadırlar.

O şehitler, Allah’ın kendilerine bağışladığı nimetlerle sonsuz bir mutluluk duyarlar. Arkalarından gelecek olup, henüz kendilerine katılmamış olan mücâhid kardeşleri adına da: “Onlara hiçbir korku yok, onlar asla üzülmeyecekler” müjdesiyle sevinirler.

Yine onlar, Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine olan büyük lütfu ve ihsânıyla sevindikleri gibi, ayrıca Allah’ın, mü’minlerin mükâfatını zâyi etmeyeceği yolundaki va‘dinden dolayı da büyük bir sevinç duyarlar.” (Al-i İmran suresi,169-171.Ayetler)

“O mü’minler, savaşta bunca yara aldıktan sonra bile, Allah ve Rasûlü’nün tekrar savaşa dönme çağrısına uymuşlardı. İşte böyle güzel davranışta bulunanlarla, Allah’a ve Rasûlü’ne karşı gelmekten sakınanları âhirette büyük mükâfatlar beklemektedir.” (Al-i İmran suresi,172.Ayet)

“Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerle

beraberdirler. Bunlar ne güzel arkadaştır! Bu, Allah’ın bahşettiği çok büyük bir lutuftur. Ona kimlerin lâyık olduğunu ve bunların derecesini Allah’ın bilmesi yeter!” (Nisa suresi,69-70.Ayetler)

Peygamberlikten sonra en makbul mertebe, şehitlik mertebesidir. Bundan dolayı ashâb-ı kiram, şehit olmak için can atarlardı.

Fahr-i Kâinat Efendimiz, bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:“…Ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı, hiçbir seriyyeden geri kalmaz, hepsine katılırdım. Allah yolunda şehit olmak, sonra diriltilip tekrar şehit olmak yine diriltilip tekrar şehit olmak isterdim.” (Buhârî, Îman 26; Müslim, İmâre 103, 107)

Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa dahî dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü ileri derecedeki itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister.” (Buhârî, Cihâd 21; Müslim, İmâre 109)

Cennet, sonsuz mutluluğun yaşanacağı yerdir. Cennette ne arzu edilirse hemen önünüze gelir. Cennette hayal edemediğimiz şeyler dahi elimizin altında olacaktır. Oraya giren bir kişi bir daha oradan çıkmak istemez.

Fakat şehitlik makamına ulaşanlar tekrar tekrar dünyaya dönüp şehit olmak isterler.

Çünkü şehitlere iltifatlar çoktur.

Öyle inanıyorum ki, şehitler öteki alemde bütün peygamberler, şehitler, gaziler, alimler evliyalar ve bilumum faziletli kişiler huzurunda Peygamberimiz Hz.Muhammed tarafından övgüyle takdim edilecek ve sahneye çıkarılacaktır. Orada şehitlere verilecek ödüller peygamberlerin elinden alınacak.

İşte böyle bir iltifatı tekrar tekrar görmek için şehitler dünyaya dönmek ve tekrar tekrar şehit olmak isterler.

Şehit olmayı canı gönülden arzu edip ve Allah yolunda gayret sarf edenlerinde şehitler gibi sevap alacağı müjdelenmiştir.

Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şehitliği gönülden arzu eden bir kimse, şehit olmasa bile sevabına nâil olur." (Müslim, İmâre 156)

İşte inancımızda ve kültürümüzde şehitlik bundan dolayı çok önemli ve kutsal bir makamdır.

Allah yolunda olan, vatan ve millet için, bağımsızlık ve bayrak için canını bu yolda acımayan asker, polis, diğer görevliler ve sivil gönüllülerin vefatlarıyla şehit, yaralanma ile de gazi olurlar.

Vatanımız ve Milletimiz şehitler ve gazilerimiz ile yaşayacaktır. Bu anlayışla bize kimse zarar veremeyecektir.

Yeter ki, birlik içinde olalım, birlikten ayrılmayalım.

Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez!

YORUM EKLE

banner81

banner16

banner20

banner22

banner21