banner80

Rusya ile bahar havası sona mı eriyor?

Bu topraklarda yaşamanın bir bedeli olduğunu dün tarihten okuyup öğreniyorduk, bugün ise kendi gözlerimizle buna şahit oluyoruz. Dünyanın geçmişi bu bölgede olduğu gibi geleceği de bu topraklarda şekilleniyor, şekillenecek. Bugün Ortadoğu’da yanan ateşi harladıkça harlayarak bölgede yanmayan yer bırakmamak için tüm güçlerini ortaya koyanların nihai hedefinde Türkiye olduğunu sağır sultan bile anlamış. Türkiye bağımsız davrandıkça, kendi ayakları üzerine durmaya çalıştıkça başına gelmedik iş bırakılmıyor. Bu nedenle Türkiye yeni kuşatmayla karşı karşıyadır.

Türkiye, 2011 yılında Suriye meselesi başladığında Amerika Birleşik Devletlerine aşırı güvenerek Suriye meselesini halledeceği zannına kapılarak büyük bir kaosla, bataklıkla karşı karşıya kaldı. Yaptığı yanlışı saplandığı bataklığı gördükten sonra Suriye meselesinde Rusya’ya yaklaşarak bu hataları ortadan kaldırma cihetine gitti. Bu yolda Suriye’de saplanılan bataktan çıkmak için öyle bir “U” dönüşü yaptı ki neredeyse bir anda Rusya ile kanka oldu. ABD ve AB’nin tutumu, ikiyüzlü politikaları ve olayların akışı Türkiye’yi mecburen Rusya’nın yanına itti. Aslında Türkiye Rusya ile zorunluluktan bir ittifak içerisine girdi. Suriye’de bazı olaylar göreceli olarak iyileşmeye başladı.

Dün Türkiye için “Stratejik Ortak” olan ABD bunun gereğini yapmayarak Irak’ta ve PKK konusunda açık açık Türkiye’nin aleyhine çalışarak Türkiye’ye düşmanlık etti. Türkiye’ye yönelen teröristlere maddi yardımın yanında silah ve askeri yardım yapmaktan geri durmadı ABD. ABD’nin bu açık düşmanlığı karşısında tarihte olduğu gibi yine mecburen Türkiye denize düşen yılana sarılır misali Rusya ile yürümek zorunda kaldı. Ekonomik, siyasi, stratejik, askeri birçok anlaşma yaparak adeta Rusya ile bahar havası yaşanmaya başlandı. Türkiye ile Rusya arasında ilişkiler tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar iyi bir görüntü verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin gerek bölgede gerekse Suriye meselesinde her sıkışılan olayda ya birebir görüşme ya da telefonla görüşerek problemleri çözme yoluna gittiler. Son yaşanan olaya kadar da neredeyse mükemmele yakın sonuç alınmış bu ikili ilişki sayesinde.

İdlib Türkiye ve Suriye arasında dolayısıyla Rusya arasında bir güç gösterisine dönüşmüş vaziyette. Barış Pınarı Harekatında gerek Rusya gerekse ABD ateşkes ile taahhüt ettikleri alana çekilmeyi taahhüt ettiler. Ancak bu sözü tutmayınca İdlib üzerinden Türkiye’ye doğru büyük bir göç dalgası gelmek üzere. Şayet Türkiye’ye taahhüt edilen sözler yerine getirilseydi Türkiye burada bir tampon bölge oluşturarak yaşanan insani krizi büyük oranda çözecekti. Hem ABD hem Rusya verdikleri sözü tutmayarak Türkiye’yi oyalama cihetine gittiler. Türkiye de her defasında verilen sözleri hatırlatarak muhataplarına gerekirse bunu kendi imkanlarıyla yapacağını kendi göbeğini kendi keseceğini deklere etti. Rusya Suriye’deki konumunu ve etkisini kaybetmemek için Suriye’nin arkasında durmak suretiyle Türkiye’yi karşısına aldığını gösterdi. Hatta Rusya destekli Suriye Türk gözlem noktalarının koordinatlarını Rusyaya bidirmesine rağmen önce 8 ardından 5 askerimizi şehit etti. Türkiye’de uluslar arası hukuktan doğan hakkını kullanmak ve yarım bıraktığı işi halletmek için yeniden Barış Pınarı Bölgesini temizlemek için Suriye Milli Ordusuyla birlikte harekat başlattı.

Bu saldırılara karşın şehitlerimizin intikamını almak ve burada yaşanan insani sorununu halletmek için Türkiye yeni harekat başlattı. Rusya ise açık açık gerekirse Türkiye ile çatışma yaşanabileceğini ifade etti. Bu bir nevi köprüleri atma durumu ABD ve AB bloğunun işine yaradı. Eve taziyeye ilk katiller gelir gibi ABD ve AB yetkilileri taziyede bulunarak üzüntülerini ifade ederek sokulmaya başladılar. Rusya ile aramızın açılmasından duydukları memnuniyetlerini “Türkiye’nin yanında” yer aldıklarını ifade ederek belirtmişler. Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşmasından rahatsızlık duyan Batı yeni darbe senaryoları hazırlarken Rusya ile aramızın bozulmasından son derece mutlu olmuş, derin bir nefes almış,bir anlamda Türkiye’nin eski eksene dönmesi için fırsat bulmuşlar.

Rusya; Türkiye ile kurduğu ittifak sayesinde Batı’nın baskısından kurtulmuş yeni alanlar açmış kendine. Türkiye ile asgari müştereklerde anlaşamazsa bölgeye NATO’nun girmesiyle çoğu çıkarları tehlikeye girecektir Rusya’nın. Türkiye için ne Rusya ne ABD ve ne de AB dost değildir. Türkiye Rusya’ya Rusya’da Türkiye’ye nefes aldırmış, birbirlerine muhtaç iki komşu ülkedir. Ortak çıkarlar doğrultusunda hareket edilmezse, bu cicim ayları, bu bahar havası sona ererse Türkiye de Rusya da kaybeder. Türkiye zaten içinde 4,5 milyon Suriyeliyi barındırırken İdlib üzerinden gelen ve gelmesi muhtemel yeni bir insani dalgayı kaldıramaz. Rusya bu oyunu görerek Türkiye ile ilişkileri yeniden gözden geçirerek bahar havasına dönmeli aksi halde iki ülke de kaybeder.

YORUM EKLE

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21