Ak kelimesi bir çok insanın beyninde ; temizliği , saflığı , olumluluğu canlandırır , nitekim Of Belediyesinin Ak belediye bünyesinde olması, halkın beyninde saflığın , temizliğin canlanmasına sebep oluyor. Bu durum yapılan hizmetlerin daha doğrusu Of'a yapılmayan hizmetlerin bilinmesine engel oluyor, farkındalık yaratmıyor... Of halkı haklı seçim yaptığını düşünmüş olsa da kesinlikle R. Tayyip Erdoğan sempatizanlığının vermiş olduğu kararlılıkla Of Belediyesinin yönetimini ''AK'' ellere bırakmış.. Yerel seçimlerde bunun tek örneği tabiki Of değil , oysa kişiler kişilere oy vermiş olsaydı şu an Of halkının yarısından fazlasının eleştirisi olan altyapı yetersiszliği günümüzün gündemi olmazdı. Hep aynı tantana aslında , neden o belediyeyi o almadı neden bu belediyeyi bu almadı.. Her şey olup bitti aslında şimdi 5 seneyi yargılayıp 5 sene sonunda eleştirdiğin her şeyi malzeme olarak kullanıp sandığa gittiğinde o kişinin koltuğuna daha laik kişileri getirmektir. Parti demiyorum dikkat ! Kişi diyorum . Biraz duyarlı olalım lütfen yönetebilecek insanı seçelim.. Demokratik ülkelerde amaç zaten bu değil midir ? Salim Sarıalioğlu hakkında kişisel olarak pek bir bilgim yok , ancak Salim Bey'in yapmaya çalıştığı şeyler sanki başka taraflardan önemsenmiyor gibi. Açıcak olursak konuyu , sunulan projelere yeteri derecede destek gelmiyor , bu desteğin nereden geleceğini bilmeyecek kadar da kör bir halkım yok. Burada aslında Salim Bey'in değil müdavimi olduğu partinin Of üzerindeki yetersizliğini eleştiriyorum. Sonuç şu ki '' Ak belediyelerin mutlu insanları'' sloganı biraz gölge de kalmış güzel Of'umuzda...
Gündemi değiştirip bu konunun sonuna bağlayacağım..
Gazeteci ve yazarların eleştiri hakkı sınırlandırılmış derecede , sıkça örneğini gördüğümüz zorunlu istifalar ve kovulmalar bizlerinde sabrını taşırmış durumda , lakin bu durum bizim yazı gücümüzü zedelemiyor, aksine daha da hırçın bir şekilde kalem tutuyoruz. İşimizden olmak pahasına gerçeği söylemek yalan söyleyip yalakalık yapmaktan daha erdemli bir davranıştır. Aslında halkımız demokrasiyi unutmakla birlikte basının ne olduğunu ve ne işe yaradığını da unutuvermiş . Basının kesin ve asli amacı gerçek haberleri tarafsız bir şekilde kamuoyuna beyan etmektir . Ancak halk çokca bencil , hep ben felsefesiyle haber duymayı ve okumayı tercih ediyor ve bu durum da , çok ağır konuşuyorum ''yalaka meslektaşlarımın oluşmasına sebebiyet veriyor.'' Biraz önce ağır konuşuyorum kelimesini kullandım , çünkü yalaka kelimesi ve yalakanın anlamını taşımak çok basit bir insan profili oluşturduğundan insana söylenebilecek ağır kelimecikler arasında yer almaktadır , ne komik ki bu kelime aksine onların hoşuna gidiyor...
Twitter adresime atılan tweetler, Of halkının sosyal medyadaki eleştirilerinin gün geçtikçe artması ''AK''ın çok saf olmadığını gören ve gün geçtikçe kirli suya dönüşeceğini öğrenen insanların olması , eleştiri yapabilmeleri ve hatta öz eleştiri yapabilmeleri sevindirici bir durumdur şahsımca..
Salim Bey'in mutlak duruşu ve siyasi lider vasfının yeterli olduğunu görüyor ancak AK Parti hükümetinin gereken desteği sağlamadığını da görmüyor değiliz.
Bilgi : Bir çok iyi yorum aldığım gibi eleştiriler de aldığım oluyor . Bu beni köreltmiyor , bilginize bahş ederim. Her insanın siyasi görüşü vardır elbet , bende bir insanım ancak Gazeteci kimliğim olduğu sürece benim için her siyasi adam aynı kefededir . Çünkü gazetecilik ; ''Taraf değil , yalaka değil , basit ve asparagas habercilik değildir...''
Orhan ÇAKIR