Of'u spor şehri olarak hayal etmek

Hayat mecrasında akınca, aslında sıkıntıların  çok da kaale alınmadığını anlıyoruz. Asıl sıkıntının ise; işlerin kendi mecrasında gitmediği zamanlarda olduğunu yaşıyoruz. Herkesin yaşadığı şehre karşı bir görevinin olduğu gerçeğinden ve sosyal sorumluluk  bilincinden bigane kalamayacağı noktasından hareketle söylüyorum bunu. Of her şeyiyle adından bahsettiren, kendi değerlerini öne çıkaran ve her şekilde öncü bir şehir olmuştur. Şimdi bunun üzerine daha büyük işler yapıp bunu büyütmek gerekiyor.

 

Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın yanlış giden ne varsa bir şekilde onun karşısında olmak gerekir. En azından yanında olmamak gerekir. Yanlışlara sustuğunuz sürece yanlışları kabullenmiş olmuyor muyuz? Bunun böyle olmadığını en azından bir duruş göstererek ortaya konmalıdır. Adıyla büyüyen, adıyla efsaneleşen bir Of inşa ettik ama daha sonra sanki bunun arkasına sığınıp adından nemalanmaya çalıştık. Yaşadıklarımız da bize gösterdi ki hayatın neresinde olursanız olun hayatta hiç bir alan boşluk kabul etmiyor. İyi ya da  kötü bir şekilde boşluklar dolduruluyor. Öyleyse iyilikler için, kötülüklere fırsat vermemek için hayatı boşlamaya hayır demeliyiz.

 

Sokakların bin türlü sıkıntılarla dolu olduğu gerçeğini yok mu sayacağız? Görmeyip, duymayıp, konuşmayıp üç maymunu  mu oynayacağız? Bu gerçeklerden hareketle gençliğin büyük tehdit altında olduğunu çeşitli yayın organlarıyla öğreniyoruz. İşsiz, güçsüz, sosyal bir statü sahibi olamayan, ötekileştirilmiş, aileleriyle iletişim kanallarını koparan, kendine bir yaşama alanı arayan, var olma savaşı veren  gençlerin; kendilerine sahip çıkan, onlara göreceli de olsa değer veren ve  var olma imkanı sağlayan  kim olursa onların açtıkları  ortamlara kayıyor gençler. İyi ya da kötü bakmadan koşulsuz bir kabulün olduğu böyle ortamlar onlar için en cazip sosyal gruplar oluveriyor. Demek ki iyi ortam sağlanırsa iyiye kötü ortam sağlanırsa kötüye yelken açıyor gençler. İyi ya da kötü anlamda bunların vebali hepimizin üzerinedir. İmkan olup da bu imkanları kullanmadığımızda her kötü yola düşen, her olumsuz hayatın içinde debelenip duranların sorumluluğu boynumuzadır.

 

Allah, her insanı farklı yetenekler, farklı ilgi alanlarına meyyal yaratmıştır. O nedenle herkesin başarılı olabileceği bir alan mutlaka vardır. Yeter ki bu alan keşfedilsin. İctimai hayatta insanın keşfi sağlandıkça başarısı ve huzuru doğru oranda artıyor. Geldiğimiz nokta itibariyle ülkemizde gerek tesisleşme gerekse yetişmiş insan gücü bakımından fevkalade iyi bir noktada bulunuyoruz. Hemen hemen her okulun çok amaçlı spor salonu bulunuyor. Bunlardan başka bırakın illerde ilçelerde spor salonları bulunuyor. Ama malesef tam anlamıyla bunlardan gereği gibi istifade edildiğini söyleyemiyoruz. Öyleyse başımızı kaldırıp neden diye sormayacak mıyız? Aynaya bakıp gerçekliğimizle yüzleşmeyecek miyiz?

 

Sporla güvenliğin, sporla sağlığın, sporla sosyal ve kültürel başarının at başı gittiğini kabul edersek çok şeyler yapılabiliriz. Of, her imkanıyla spor kenti olmak için yüksek potansiyele sahip bir şehirdir.Yeter ki sporun çarkları döndürülsün. Geldiğimiz noktada neredeyse Beden Eğitimi Öğretmeni olmayan okul yoktur. Hatta bazı büyük okullarda birden fazla Beden Eğitimi Öğretmeni bulunuyor. Üstelik branşlaşma açısından da öldukça önemli milli sporcu çeşitliliğine de sahipler. Branş bakımından bu çeşitlilik amacına uygun aktif hale getirilirse hem ulusal hem de uluslararası başarılar yakalanabilir.  Biliyoruz ki okullarda kendi çapında kurslar, spor etkinlikleri düzenleniyor. Ama bunlar bir şölen havasında daha üst idare tarafından rutin yapılan ve şehrin bir parçası haline getirlmesi gerekiyor ki şehrin hayatında etkisi olsun.

 

Asla kişisel bir bakışın içinde olamadan söylüyorum bunları. Benim kaygım bu toplumsal enerjini heba olmaması içindir. Peki, kim yapacak bunu? Yanlış bilmiyorsam bu işi Gençlik Spor Müdürlüğü yapıyor. Her ilde olduğunu biliyorum. Hatta her ilçede de olduğunu duymuştum (!) Öyleyse İlçe Gençlik Spor Müdürlerinin sorumlulukları ve iş yükleri çok fazladır. İşin gerçeği Of gibi bir yerde  sadece işi Gençlik ve Spor olmalı Of İlçe Gençlik Spor Müdürünün.Şimdi ise düne göre bugün İlçe Gençlik Spor müdürlüğü çok daha önemli hale geliyor. Hızla tamamlanan Of Gençlik Merkezi ve Of Kapalı Yüzme Havuzu ile birlikte çok çeşitli etkinliklerin yapılabileceği bir sportif alan doğuyor. Haydi, bu zamana kadar geç  kaldık bari bundan sonrası için geç kalmayalım.

 

Of'un spor dinamikleri harekete geçirildiğinde Of'ta her alanında bir rahatlama olacaktır. Şölen havasında düzenlenecek turnuvalarda halkın da katılabileceği etkinlikleri de içine katarak sosyal bütünleşme sağlanır.Geçmişte oldu bugün daha iyi olur. Hangi spor etkinliği olursa olsun bunu zamana yayarak istek ve heyecan sağlanabilir. unutmadan şunu da belirtmek gerekir ki bu işin maddi boyutundan kaçmak başlı başına inşa edilen bu yapıları atıl hale getirmektir. Bilmeliyiz ki bu işin sonunda harcadıklarımız manevi olarak şehrin sosyal huzuruna yansıyacaktır. Öyleyse önce organize edici lidere karar vermek gerekir.  Yoksa söylediklerimiz hep boş kalır.Benimkisi bir hayal işte! Of'u bir spor şehri etme hayali..

YORUM EKLE

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21