Of’ta bir Erdemliler Hareketi başladı

Ne kadar değişse de dünya toplumlar hep değerleriyle var olacaktır. Değerleriyle var olamayan toplumların varlığı uzun süre devama edemeyecektir. Sonunda da yok olup gideceklerdir. Değişen dünyada her şey kendisini yenilemek ihtiyacı duyuyor. Kendini yenilemek demek kendini kaybetmek değildir. Yenilenmek kendi olarak kendi değerlerini koruyarak çağın koşullarına göre kendini uyarlamaktır. Türk milleti olarak geçmişten günümüze taşıdığımız değerlerin kalıcılığından ve farklılığından övünüp dururuz. En çok da aile değerlerimizin güzelliklerine vurgu yaparız.  Gel gör ki değişen dünyada kendimizi yenileyemeden en önemli değerimiz olan bu ailevi vasfımızı, aile bağlarını kaybettik.

 

En son ocaktı Türk milleti için aile. En son ocak da söndürülmeden, düşürülmeden gerçek anlamda yok edilmiş, alt edilmiş sayılmazdı bu millet. Her mücadelede tarafların bir zaafı bulunur. Asıl bunu tespit edip bunun üzerinden gidince başarı sağlanır. Şimdi geldiğimiz noktada kaybettiğimiz en önemli değer aile olduğunu inkar edemeyiz. Bu da çözüm üretme adına önemli olarak görülmelidir. Bunun için artık toplumun bütün kesimleri çözümün bir parçası olmak zorundadır. Alınacak her tedbir acı da olsa uygulamaya konmalıdır.

 

Çarklardan biri bozulursa diğerlerini de bozarmış. Kaybettiğimiz en temel değerlerin başında gelenlerden birisi de ağızların temizliği meselesidir. Bundan şunu anlamamalıyız. Dişlerimizi fırçalamayıp dişlerimizin çürüklüğü değildir. Aksine ağzımızdan çıkan her türlü kötü söz, küfür  ve argo konuşmalarıdır. Öyle bir bozulma ve yozlaşmayla karşı karşıyayız ki küfür ve kötü söz adeta ağzımızdan normal sözmüş gibi çıkıyor. Daha kötüsü ise duyanların gülüp tebessüm etmesidir. Sanki iyi bir şeymiş gibi gülerek onaylanmak suretiyle bu alışkanlık onaylanmış oluyor. Böylece kazanan iyilik değil kötülük oluyor. Kötüye ve kötülüğe mesafe koyamayanlar kötünün tarafında olurlar. Kötü söz, küfür, argo gibi olumsuz tutumlu davranışlar toplumsal değerlerin zehirleridir. Bunlardan uzak durmalı, uzak durmak yetmez bunlara mesafe koymalıyız.

 

Bir şeyler yapmalıyız diye düşünürken bir proje çıktı ortaya hayırlı işler yapma adına. Gerek toplumun mihenk derecede değeri olan ailenin önemini anlatmak gerekse geleceğimiz için aile birlikteliğinin önemini anlatmak için “Ailene Sahip Çık” küfrün ve kötü sözün bir ahlaki bir sorun olduğu belirtmek için “Dilini Temiz Tut” projeleri başlatıldı. Hedef toplumun bütün kesimlerinde kaybettiği değer ve sahip olduğu kötü alışkanlıklar için bir farkındalık oluşturmak. Yanlış olarak yapılıp fakat yanlışlığın farkına varmadığımız kötülüğün farkına vardırmaktır.

 

Bu düşüncelerle Of’ta “Ailene Sahip Çık”, “Ağzını Koru” diye bir sosyal proje hayata geçiriliyor. Of Kaymakamı sayın Eren Arslan’nın başkanlığında ilk toplantısını yaparak yola çıkıldı. Toplumun bütün kesimlerin hedeflendiği proje tüm kesimlerin katılımıyla sürdürülecek. Kaymakamlık, Belediye, Milli Eğitim Müdürlüğü, Müftülük, STK’lar, medya kuruluşları kısacası insanın muhatap olduğu tüm kesimler projenin paydaşlarıdır.

 Bu proje kapsamında öncelikli olarak okullardan her şeyiyle örnek olabilecek 4 öğrenci ve bir öğretmen seçilecek. Her şeyden önemlisi  bunların tamamen gönüllü olacak.  İşin ehemmiyetini anlatmak için okullarda resim, şiir, kompozisyon, afiş , slogan yarışmaları düzenlenecek. Alanında uzmanların vereceği konferanslar düzenlenecek. El broşürleri, afişler, çıkartmalar, kalemlikler, anahtarlıklar, şapka ve tşörtler gibi görsellerle konu daima canlı tutulacak. Bu sayede konunun önemi tüm kesimlere anlatılmaya gayret edilecektir.

 

Belki dünyayı değiştiremeyiz ama dünyasını değiştireceğimiz insanlar oldukça dünya zaten değişmiş olmaz mı? Dünyayı kurtaran adam mısın sen alaylarına ve iğnelemelerine inat bir deniz yıldızının hayatını kurtarmaya değmez mi? Kötü olmamak yetmez kötü olana da karşı durmalı insan.  Belki tüm dünyayı aydınlatamayız ancak kendimiz yakacağımız ışığımızla kendimizi ve yakınımızdakileri aydınlatabiliriz. Bu hareket bir erdemliler hareketidir. İyi olan, bu millet ve memleket için iyi düşünen herkes bu projenin gönüllü bir tarafıdır.

 

Doğru yolda gidiyorsan yalnızlıktan ve hızlı gidememekten korkmamalısın. Korkman gereken yanlış yoldaki kalabalıklar ve bu yoldaki hızın olmalıdır. Hiçbir şey yapamazsak yanlışa yanlış yapana tavır alabilirsek bu amacımıza ulaşmış oluruz. Biz yola çıktık biz sonucu görmesek de sonuç bizi görecektir.