Ödleri koptu

Yoğun bir haftayı daha geride bıraktık. Ülke gündeminin yoğunluğu, terör olaylarının uluslar arası arenaya sıçraması, Of’un gündemi derken hayatımızdan bir hafta daha kaydı gitti.

 

2015 yılı Temmuz ayında başlatılan ve yoğun bir tempoda devam eden terör temizliğinde hemen her gün birçok ocağa şehit acısı düşüyor. İlk başlarda yüreklerimiz dağlanıyor, göz yaşlarımız tutamıyor, yiyecekler boğazımızda düğümleniyordu.

 

Ama her geçen gün öyle alıştık ki şehitlerimize…

 

Bir gün, belki de birkaç saat, hatta bültende haber geçene kadar acıyı yaşayıp unutmaya başladık… Ateşler düştüğü ocakları yakmaya, anaları ağlatmaya, babaların gönlüne taş basmaya, çocukları babasız, eşleri yalnız bırakmaya devam ediyor…

 

Süreçte 5 bin 359 terörist gebertilirken 355 ocağımıza acı düştü… 215’i asker, 133’ü polis, 7’si de orucu olmak üzere 355 kahramanımızı ölümsüzlüğe uğurladık…

 

Elbette bu dünyadaki en büyük mertebe şehit olmak… Kıyamet gününde sadece Şehitler tekrar dünyaya gelip yeniden şehit olmak isteyecekler…

 

Çanakkale’nin yıl dönümünü yaşadığımız, şehitlerimiz andığımız bu günlerde Yüce Mevlam din uğruna, vatan uğruna, namus uğruna hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimize rahmet eylesin…

 

Hemen her fırsatta dile getiriyoruz… Terörün dini, dili, milleti, milliyeti, cibiliyeti yok… Yıllarca bu bela ile uğraşan Türkiye’nin halini anlamamazlıktan gelen Avrupa, kısa bir süre Fransa’da geçen hafta da Belçika’da yapılan hain saldırılarla sarsıldı.

 

Sözde çok demokrat olan Belçika, başkentinde pkk’ya çadır açtıracak kadar demokrat olduğuyla bizleri aldatıyordu ki ateş döndü kendilerini vurdu.

 

Korkaklıkta üzerlerine olmayan Avrupa toplumlarının bu olayla ödleri koptu adeta. Tüm ülkeye giriş çıkışları kapattılar. Avrupa’nın başkentinde adeta hayat durdu. Terör nerede olursa olsun, hiçbir can kaybına sevinemeyiz… Ama insanın içinden naber diyesi gelmiyor değil…

 

Ülkemizde terör yaşandığında tek vücut olamayan içimizdeki İrlandalılar batıda meydana gelen hain saldırılarda bir anda Ermeni, Fransız, Alman, Belçikalı olabiliyor…

 

Fransa’da yaşanan patlamalarda 132 kişi hayatını kaybetti, ama kimse tek ceset göremedi… Belçika’da yaşanan patlamalarda 35 kişi hayatını kaybetti. Burada da kimse ceset görmedi…

Oralarda da yayın yasakları kondu. Sosyal medyaya erişim yasaklandı. Ama kimse çıkıp da katil devlet demedi. Kimse kendi milletini suçlamadı. Kimse bu saldırılar nasıl olur denmedi. Üstelik en yüksek güvenlikli koruma alanı olan Havalimanında yaşandı bu hain saldırılar.

 

Hatta hiçbir muhalefet lideri kürsüye çıkıp Türkiye’deki terör saldırılarının sorumlusu olarak kendi cumhurbaşkanlarını suçlu olarak ilan etmedi.

 

Siyasetin de bir seviyesi olmalı. Eleştirinin de bir sınırı olmalı. Güvenlik zafiyeti var mı diye sorarsınız. Sorumluları hesap vermeye davet edersiniz. Ama Paris’te yaşanan bir saldırının, Belçika’da yaşanan bir saldırının sorumlusu olarak kendi Cumhurbaşkanınızı suçlayamazsınız… Adama gülerler…