Mutfakta birileri var...

Emek ve alın teri insan için en değerli ve en önemli şeydir. Çoğu zaman emek veren insanların emeklerinin kıymeti ve değeri bilinmez.
 
Bizler de aşırı emek veren insanlar arasında yer aldığımız için emek verenlerin emeğinin kıymetini görmeye, emeklerine değer vermeye ve onları onure etmeye çalışıyoruz.
 
Geçen hafta Ankara’dan bir grup gazeteci arkadaşımız geldi. Onlara birer çay ikram edelim düşüncesiyle Çamlı Çay Fabrikası Müdürümüzü aradım. Sağolsun her zaman insan ağırlamaktan son derece keyif alan sevgili Müdürümüz Yaşar bey, yine aynı özverisiyle misafirlerimizi ağırladı. Biz sadece çay içmeye gitmiştik ama Çaykur’un yeni ürünü olan didi’den tutun da meyvesine varıncaya kadar ikramlarda bulundu. Kendisine teşekkür ediyoruz.
 
Sevgili müdürümün misafiri hiç eksik olmuyor. Gerçekten güzel bir ortam oluşturmuş. Konum itibari ile de gerek Of’a yakınlığı ve gerekse Uzungöl yolu üzerinde olması nedeniyle önemli bir noktada bulunmasından dolayı sıklıkla uğranılan bir alan olmuş. Hazırlana nezih ortam için en alt kademeden en üste kadar birçok çalışanın emeği olduğunu biliyoruz. Hepisine millet adına, Of’un tanıtımına yaptıkları güzel katkılar adına teşekkür ediyorum.
 
Bu yazıyı bazı okurlarımız yanlış değerlendirebilir. Birilerini yüceltme adına, ya da misafirlerimizin ağırlanması için yazılmış bir yazı olarak değerlendirebilir. Yaklaşık 7 yıldır Of Havadis’in yayın politikası ve bizlerin yazıları ortadadır. Yapmacıklığı ve yalakalığı sevmediğimi bilenler zaten biliyor. Yazımızı ilk defa okuyacak dostlarımızın da bilmesi için tekrar etmekte yarar gördüğüm için belirtme gereği duydum.
 
Yaşar bey bizleri ilk defa ağırlamadı. Daha önce de çok sayıda misafirimizi en iyi şekilde ağırlayarak gerekli ev sahipliğini göstermiştir. Burada önemli olan orada ağırlanan insanların buradan gittikten sonra gittikleri yerde ne bizleri hatırlayacaklar, ne fabrikanın ismini hatırlayacaklar, ne de müdürün ismini hatırlayacaklar. Hatırlayacakları tek şey, Of olacak ve aldıkları hizmet olacak…
 
Of’a gittik güzel bir çay içtik, güzel bir ev sahipliği yaptılar bize demeleri Oflu olarak hepimize gurur verecektir…
 
O nedenle bizler bir adım atarken öncelikle üst kimliklerimize bakarak hareket etmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Atacağımız adımın öncelikle Müslüman kimliğimize, ardından Türk kimliğimize, Türkiyeli, Trabzonlu ve Oflu kimliğimize yakışması gerektiğini düşünüyorum. Kurumun aracını kullanırken bile kurallara daha çok dikkat ederek kurumun adının ve imajının lekelenmemesi için azami gayret sarf ediyorum. Bunun tüm insanlık için geçerli olduğuna inanıyorum.
 
Fabrikada çaylarımızı yudumlarken çayımı tazelemek üzere çay ocağına gittim. “Bir çay daha alabilir miyim, güzel olmuş elinize sağlık” deyince orada çalışan bayan arkadaşlar “bizleri hiç yazmıyorsunuz” deyince haklısınız dedim. Emeğe önem veren biri olarak emek verenlerin kıymetini iyi bilen biri olarak “mutfaktakilerin kıymetini bilmek lazım” dedim.
 
Evet, gerçekten mutfaktakilerin kıymetini iyi bilmek lazım. Atalarımız bunu “Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın var” sözü ile kayıt altına almışlar. Eğer aile ortamında huzurlu ve mutlu değilseniz iş hayatınızda da başarılı olma şansınız oldukça azdır. Çok fazla olmasa da en azından birkaç işi bir arada götürmeye çalışabilme adına verdiğimiz mücadelede bizlere destek olan arkamızdaki başarılı kadına, sevgili eşime teşekkür ediyorum.
 
Bizler her zaman ekranda haber sunan spikerleri görüyoruz ve tanıyoruz. Onların görevi; birilerinin saatlerce zaman harcadığı, zaman zaman canı pahasına mücadele vererek, soğuk demeden, sıcak demeden, kar demeden, en zor şartlar altında emek vererek hazırladıkları haberleri klimalı ortamlarda en güzel elbiseleri ile makyajlı halleri ile izleyicilere sunmaktır.
 
Bu örneği birebir uysun diye mesleğimizden verdim. Bu belediyelerde de böyledir, kaymakamlıklarda da böyledir, valiliklerde de böyledir, tüm resmi kurumlarda böyledir, özel şirketlerde de böyledir… Örnekler çoğaltılabilir elbette…
 
Her zaman işin mutfağında emek veren, gecesini gündüzüne katan, yatağında bile işini düşünen, kurumunun başarısı için mücadele eden insanlar vardır…
 
Çay ocağındaki bayan arkadaşlarımızın “bizi de yaz” demesi emeğin mutfağındaki emekçi dostları hatırlattı bana…
 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Trabzon’da yola çıkıp sadece Of’ta mola vermesinin arkasında birilerinin emeği vardır…
 
Gülben Erken durup dururken Pınaraltı’na gideyim bir anaokulu yapayım dememiştir elbette. Bunun arka planını hazırlayan, okulun bahçesindeki çitin hazırlanmasına varıncaya kadar emek veren birileri vardır…
 
Trabzon’un hiçbir ilçesinde olmayan doğalgazın Of’a gelmesinde birilerinin gece gündüz demeden mücadele ettiğini bilmek gerekir…
 
Of’un belde ve köylerine 30 milyon liralık yatırım yapılabiliyorsa, beldelin bütçelerinin 3-5 katı kadar borçlanarak içmesuyu ve kanalizasyon projeleri yapılıp yolları asfaltlanabiliyorsa bu işin mutfağında birileri vardır…
 
Örnekler uzar gider… Bizler o emekçilerin çoğunu biliyoruz… Bilmediklerimiz de olabilir… Tüm emek veren dostlara, İslam için, ülkemiz için, Of’umuz için kimler zerre kadar emek vermişlerse, zaman ayırarak bir güzellik düşünmüşlerse hepisinden Allah Razı olsun, hepisine ülkemiz ve ilçemiz adına teşekkür ediyorum…
 
Mutfaktakilerin kıymetini bilelim…