Tuhaflık ve tersliklerin yaşandığı çevremizde kimin ne yaşadığının farkında olmaması garip de olsa en temel sorunlarımızdır. Kendisi olamayan, kendisi için, idealleri için yaşayamayanların yaşadıkları sıradanlıklar maalesef toplumsal sıkıntıların en önemli tarafını oluşturuyor. Ucuz yaşantılar pahalı insanlarda olmayacağı için yaşantı ucuzluğuna bakmalıyız. Bu da karakter kalitesizliğini gösterir. Maddi zenginlikle karakter zenginliği bir olmuyor maalesef. Keşke karakter zenginliğini maddi zenginlik kadar önemsemiş olsak toplum olarak.
Her şeyi para ile elde edenlerin edinmiş oldukları kanaat maddi zenginlik mutluluğun anahtarıdır. Para ile tüm kapıları açacağını düşünenlerin unuttukları bir şey de gönül kapsını hiçbir maddi varlık açamayacağı gerçeğidir. Ellerindeki zenginlikle kendilerine kul edinenlerin kullarını tutmalarının tek koşulu hep zengin kalabilmektir. Zenginliğini kaybedenler kölelerini de kaybedeceklerini unutmaması gerekir. “Parayla” adam dövenlerin para ile imtihanından Allah hepimizi korusun. Allah parayla, maddi refahla imtihan etmesin.
Acıyı değil açıyı unutursanız acınacak hale gelirsiniz. İyiliği lütuf olarak görenlerin kazanacağı ne olabilir ki? Kimin ne dediği değil kimin ne yaşadığına bakıyoruz artık. Sözlerindeki samimiyet yaşadıklarındaki izlere bağlıdır. Ne acınacak hayatlara şahit oluyoruz. Sözünü inkar eden hayatların özünün değerinin olmadığını hep birlikte görüyoruz. Çünkü maddi çıkar elde edene kadar her türlü hile ve desiseye baş vurulduğu için şaşırmıyoruz artık. Amacına ulaşana kadar söylediklerini kutsayanlar, amaçlarına kavuştuklarında sözlerini de sözü söylediklerini de unutuveriyorlar maalesef.
Değer görmek, sevilmek her insanda olan doğal insani hasletlerdendir. Kuşku yok ki bunu yaparken insani ve ahlaki meziyetlerden ödün vermeden yapmak gerekir. İnsani ve ahlaki olmayan her türlü maddi güçle bu yapılırsa bunda samimiyet ve sadakat olmaz. Gönülden gönüle yol olduğu için gönül köprüsünü kurabilenler samimi dostane ilişkiler de kurabiliyor. Cepten cebe yol kuranların dostluğu cebin içindekilerin boşalmasına kadardır. Tercihini nerede kullanırsa insan orada karşılık bulur. Tercihler de karakterin yansımalarıdır. Dünyalık beklentisi olanların, dünyalara sahip kişilerin kapısında kul olmalarını yadırgamıyoruz. Yadırgadığımız yüce ideallere sahip olduklarını iddia edenlerin tutum ve davranışların tenakuzudur.
Dünyanın neresinde olursak olalım iyilikleri isteyip, kötülüklere karşı durmayı kendimize yol edinmeliyiz. Bu yolun zenginliği; inanmak, yolda gösterilen gayret, çalışma azmidir. Allah bizlere neden zengin olmadın diye bir soru sormayacak. Ancak yaşadıklarımızın hesabını soracaktır. Niyetleri en iyi bilen Allah’tır. Hangi niyetle yapılmışsa bir iş, o niyetin sahibidir.
Kimin ne dediğine bakmadan inançların sağlamlığı ile yola koyulanlar, inançlarını ideallerine dönüştürenler kaybetseler de kazanmışlardır. Yeter ki yüce ideallere sahip karakter ve duruş olsun. Gerisi zaten onun uğrunda çalışacak ruh ve bedene kalmıştır. O da işin gereğini yapacak eylemlere girişir. Karakterini cebine sığdıranlar değil ideallerini karakterine dönüştürenler olmak dileğiyle…. Selam ve dua ile.