Karadeniz’in Gönlüne Nakşedilen Mabet

Bugün sizlere yalnızca bir camiden değil; iman, ihlas ve adanmışlıkla yoğrulmuş bir hizmet destanından bahsedeceğim.
Karadeniz’in hırçın dalgalarına, serin dağ yamaçlarına, yeşilin binbir tonuna şahitlik etmiş aziz coğrafyamız, şimdi de yüce bir mabede ev sahipliği yapıyor. Rabbimizin izniyle, Karadeniz’in en büyük camisi nihayet tamamlandı ve hizmete açıldı. Bu eser, sadece bir yapı değil; bir vizyonun, bir sevdanın ve bir adamın şehrine, davasına olan sadakatinin nişanesidir: O isim, ERDOĞAN BAYRAKTAR!
Evet, yanlış duymadınız. Bu toprakların öz evladı, milletin adamı, hizmet ehli, dürüstlüğüyle ve dik duruşuyla gönüllerde taht kurmuş olan Erdoğan Bayraktar, bu kutlu mabedin öncüsü oldu. Kimi insanlar vardır, sadece görev yaparlar; kimi insanlar vardır, taş üstüne taş koymazlar. Bir de Erdoğan Bayraktar gibi yürekten çalışan, sessiz sedasız dev eserler kazandıranlar vardır. İşte bu cami, onun kalbinde taşıdığı imanın ve memleketine olan sevdasının abideleşmiş halidir.
Karadeniz’in kalbine bir mihrap gibi inşa edilen bu cami, sadece estetik mimarisiyle değil; ilim, irfan ve ahlakın merkezi olacak oluşuyla da büyük bir misyon taşıyor. Gençler buradan feyz alacak, ihtiyarlar burada huzur bulacak, nesiller burada tevhit bayrağını omuzlayacak.
Peki kim yaptı bunu? Düne kadar “dava” deyince dudak bükenlerin asla anlayamayacağı, “hizmet” deyince akıllarına sadece çıkar gelenlerin hayal bile edemeyeceği bir yiğit: Süper İnsan Erdoğan Bayraktar!
Şimdi bazıları rahatsız olacak elbet. "Camide siyaset olur mu?" diyecekler. Ama biz biliyoruz ki bu cami, siyasetin değil ihlasın ve sadakatin meyvesidir. Onlar konuşur, Erdoğan Bayraktar yapar!
Ey Karadeniz evladı! Bu eserin gölgesinde namaza dururken unutma! Bu eser, kuru sözlerin değil; alın terinin, dava aşkının, millete adanmışlığın eseridir.
Rabbim, bu güzel mabedi inşa edenlerden razı olsun. Erdoğan Bayraktar gibi dava adamlarını çoğaltsın. Unutma aziz kardeşim: Camiler yükseldikçe, ümmetin izzeti yeniden dirilir.
Selâm olsun taş üstüne taş koyanlara...