Spor Toto 2.Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden temsilcimiz Ofspor, Denizli Belediyespor ile hayati bir maça çıktı.
2.lige çıkalı beri sıkıntılardan bir türlü kurtulamayan Ofspor, bu sezona da maalesef kötü başladı. Her geçen hafta sıkıntılar arttı. Bir ara aldığı sonuçlarla acaba düşme korkusu yaşamaz mıyız diye düşünürken iç sahada alınan mağlubiyetler maalesef korkuyu yaşamamıza neden oldu.
İki sezon önce Kars deplasmanında hayati bir maça çıkan Ofspor, o maçta ihtiyacı olan bir puanı alarak ligde kalmayı başarmıştı. O maçtan haftalar önce Kars maçına dikkati çekerek ligde kalmanın yolunun Kars’a mağlup olmamaktan geçtiğini belirtmiş, yetkilileri uyarmıştık.
Bu kez de durum benzerdi. Haftalar önce Yıldız FM’deki radyo programımızda dile getirmiş, Ofspor’un kurtuluşunun Denizli Belediyesi maçı olduğunu ifade etmiştik. İnanıyorum ki bu işin başındakiler de bizimle aynı fikirdelerdi ve Denizli Belediye maçına ayrı bir hava ile hazırlandılar.
Kurtuluşa bin kişi
Maçtan önceki yemekte olsun maç günü stada yürüyüş olsun maçın önemini ortaya koyan faktörlerdi. Ancak her şeye rağmen hala Ofspor’a inanmayan Ofluların olması bizleri üzdü. Taraftar desteğinin yeteri kadar geldiğini düşünmüyorum.
Açık tribünde kimse yoktu. Kapalı tribün zaten bin kişilik. Protokol biraz daha canlıydı bu hafta hepsi o kadar.
Yani Spor Toto 2.Lig’de ligde kalmak için hayati bir maça çıkan Ofspor, tribünlere bin kişi toplayamıyor.
Maçtan önce kaleci Hasan sordu; “Abi etkinliğe katılım nasıldı. Kalabalık var mıydı. Tribünler dolar mı” diye sorunca bir an duraksadım. Pembe bir yalan söylemek zorunda kaldım. Çünkü bir futbolcu bunu soruyorsa benim ona vereceğim cevabın onun motivasyonunu da etkileyeceğini hesap ettim. Maç başlayınca dolar dedim.
Zorlu geçen maçta ara transferde takıma katılan 17 yaşındaki Ozan Papaker yine sahne aldı. Daha önce de kritik gollere imza atan genç oyuncu, bir kez daha Ofspor’u ipten alıyordu. Ben bu maçın berabere bitmesi ile de Ofspor’un ligde kalacağına inanıyordum. Ama neyin ne olacağı hiç belli olmazdı. Galibiyet işi perçinledi ve Ofspor, ciddi sıkıntılarla geçirdiği sezonda 2.ligde kalmayı başardı.
Hem ligde kalıp hem de 1 trilyon ödenebiliyormuş
Maçtan sonra Olcay Başkan’dan sezon değerlendirmesi aldım. 5 trilyon borçla devraldığımız kulübü ligde bırakarak büyük başarıya imza attık dedi. Üstelik bu şartlar altında transfer yapmayarak, genç ve uygun maliyetli oyuncularla yoluna devam ederek 1 trilyon da borç ödedik dedi. Yakınen takip ettiğimiz için sıkıntıları ve problemleri biliyoruz. Gerçekten önemli bir başarıya imza attılar. Bunda kulübün büründüğü manevi havanın da etkin olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
Neticede sıkıntılı bir dönemde göreve gelmelerine rağmen, tecrübe olarak eksik olmalarına rağmen Ofspor Yönetimi önemli bir başarıya imza atmıştır. Teknik Kadro’dan futbolculara kadar hepsine teşekkür ediyoruz. İnşallah seneye daha az sıkıntılı bir Ofspor izleriz. Yönetimin kongre kararı alması bekleniyor. Yeni ve ekonomik anlamda güç katacak yönetici takviyeleri ile Ofspor’un gelecek yıl daha iyi olacağına inanıyorum. En azından şunu öğrendik. Borçlanmadan üstelik bir sezonda 1 trilyon borç ödenerek ligde de kalınabiliyormuş. Tebrikler Olcay Başkan…
Kapalı Spor Salonu niye var?
23 Nisan Kutlama programı stadyumlardan kaldırıldı. Doğu ya da yanlış tartışmaları devam ediyor. Bu her kanuni düzenleme için geçerlidir. Beğenip beğenmemek ayrı bir şey. Ama önemli olan mevcut durumda kanunlar çerçevesinde yapılacak işlemlerdir. Yeni düzenleme ile her okul kendi içinde kutlama programı yaparak kutlamasını da yaptı. İlçenin protokol programı ise Şehit Öğretmen Ali Bulut İlkokulu’nda yapıldı.
Gerçekten dolu bir içerikle güzel hazırlana bir program vardı. Ancak okulun ses sistemi bu güzelliğe gölge düşürdü.
Programdan önce de dile getirdim, hatta gerekli mercileri aradım bile. Neden bu programın Kapalı Spor Salonu’nda yapılamadığını sordum. Ancak cevap alamadım. Bir kez daha tekrar etmekte fayda var.
28 Şubat ve 23 Nisan’lar Kapalı Spor Salonunda kutlanmalı
Stadyumda da aynı sorunlar yaşanıyordu. Ses düzeni iyi olmuyordu. 23 Nisan’da genelde havalar soğuk oluyor, hatta 28 Şubat’ta da durum aynı. Okulun bahçesinde yaptığınızda da yağmur veya aşırı güneş riski var. Ses düzeni sıkıntısı var. Son dakikada program iptal oluyor. Ya da çocukları hasta ediyorsunuz. Daha önce yaşadık. Programı ertelediğinizde o etkinlik için günlerce hazırlanan çocukların heyecanını bitiriyorsunuz. Onlara psikolojik olarak eziyet ediyorsunuz.
İşte bu durumda Kapalı Spor Salonları geliyor adamın aklına. Yağmur sıkıntısı olmaz, güneş sıkıntısı olmaz. Çocukların o güzel gösterileri, tribünlerden aileleri tarafından daha güzel izlenir, sahneye dolmalar yaşanmaz. Önümüzde 19 Mayıs var. 19 Mayıs’ta hava şartları daha iyi olabilir belki ama 28 Şubat için de, 23 Nisan için de, 19 Mayıs için de Kapalı Spor Salonu en doğru seçim olacaktır diye düşünüyorum.
Benim Kutlu Doğum’um, Senin Kutlu Doğum’un
10 Nisan’da startı verilen Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri yaklaşık 20 gündür devam ediyor. Artık hafta değil, Nisan Ayı Kutlu Doğum Ayı olarak kutlanıyor. Ne güzel. Yüce Mevlam, düzenleyenlerin sayısını arttırsın. Emeklerine binlerce sevap yazsın. Müftülük olsun, Belediye olsun, okullarımız olsun, sivil toplu derneklerimiz olsun gerçekten güzel programlar hazırladılar. Hepsine teşekkür ediyoruz.
Hemen hemen tüm programlara katıldım. Gözlemlediğim önemli bir sorun var. Belediye Kutlu Doğum Pilavı düzenliyor. Ama ortalıkta muhalefet partilerini göremiyoruz. İsim vermeyelim, bir Dernek etkinlik düzenliyor, bazı çevreler yok. Başka bir kurum farklı bir etkinlik düzenliyor, bu kez de diğerleri yok.
20 gün boyunca Peygamberimizi andık. Bazen yeni şeyler öğrendik, bazen bildiklerimizi tazeledik. Ama maalesef ortaya şu çıkıyor, biliyoruz ve öğreniyoruz ama uygulamıyoruz. Aynen Müslümanlığı bildiğimiz gibi… Gereklerini yerine getirmedikten sonra trafik kurallarını bilmek işe yaramıyor maalesef…
Elbette siyasi rekabet olacak, elbette fikir mücadelesi olacak. Ama konu Allah ve Peygamber olunca ortak hareket edebilmeliyiz…