1967 TS Başkanı Hatayoğlu İftar’da buluşturdu

1967 Trabzonsporlular Derneğinin her yıl geleneksel olarak düzenlemiş olduğu iftar programı, bu yıl da yoğun bir katılımla yapıldı.

 1967 TS Başkanı Hatayoğlu İftar’da buluşturdu
banner71

1967 Trabzonsporlular Derneğinin Dernekpazarılı Başkanı Alaattin Hatayoğlu, her yıl geleneksel olarak düzenlemiş olduğu iftar  programında bu yıl da Trabzonsporluları bir araya getirdi.

 

Trabzonspor’un Eski Başkanı Mustafa Günaydın, Eski Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu, eski yöneticiler Erdal Atalay, Ufuk Bozoğlu ve Temel Soyyiğit, Basın İlan Kurum Başkanı Mehmet Atalay, Trabzonspor’un efsane futbolcusu Ali Kemal Denizci, TFF yönetici Taylan Üner, Tüfad Başkanı Rıza Çavuşoğlu, çok  sayıda değerli  bürokrat ve iş adamlarının ve basın mensuplarının katıldığı  gecenin sunuculuğunu editör spor program yapımcısı Meyil Alim yaptı.

 

Gecenin açılış konuşmasını yapan 1967 Trabzonsporlular Derneği Başkanı  Alaattin Hatayoğlu, 3 Temmuz’da başlayan ve Trabzonspor’un gündemini 3 yıldır meşgul eden şike olayından bahsetti.

 

Şike Sürecini Akamete Uğratan Başbakandır

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, 3 Temmuz sürecinde Kırkpınar yağlı güreşleri organizasyonunda söylemiş olduğu “Şike yapan kurum ve kişiler birbirinden ayrılsın” sözlerinden sonra şike sürecine start vermiştir. O dönemde Trabzonspor’un başkanına ve asbaşkanına şike operasyonu başlatıldı. Ancak şikeyi yapan kurum ve kişiler hakkında herhangi bir yaptırım olmadı. O dönemin Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, yapılan operasyonlar ardından “ bu işin içerisinde Trabzonspor da varmış. Bu iş daha da çok uzayacak” söylemleriyle olayları manipüle etme yolunu izledi. Sportif anlamda şike yaptığı kanıtlanmış kulüplere hiçbir yaptırım olmazken Trabzonspor kulüp başkanları ve yöneticilerine operasyonlar düzenlenip Trabzonspor’u şike olayı içerisine dahil edilmeye çalışıldı.  Bu olayların neticesinde Trabzonspor hem sportif yetkililer hem de yargı karşısında aklanıp temiz olduğu ortaya çıkmıştır.

 

Fenerbahçe, Beşiktaş, Sivasspor ve Eskişehirspor kulüp başkanları, yöneticileri ve teknik heyetlerinin, şike yapmış olduğu somut olarak kanıtlanmışken halen Türk futbolunun başında bulunmaları Türk Futbolu için utanç verici bir durumdur.

 

Avrupa’yı Her Anlamda Örnek Alıyoruz

Avrupa’da adı şikeye karışan isimlere kendi ülkelerinde çalışmalarına izin verilmemesine rağmen transfer edilip Türkiye’de kulüplerin başlarına getirilip her birine görev verildi. Hector Coper, Daum, gibi isimler Avrupa’da futbol ve spor hayatından uzaklaştırılmasına rağmen Türkiye’de teknik direktörlük hayatlarına devam edebildiler. Bu utanç verici durum onların değil bizim ayıbımızdır. Türkiye’de Yargıtay, Uefa ve Cas tarafından şike yaptığı onaylanmış olan kişilerin halen Türk futbolu içerisinde aktif görev yapıyor olmaları Türkiye için büyük bir ayıptır.  Aziz Yıldırım, Yıldırım Demirören gibi isimler şike olayının baş zanlıları olarak yargılanması gereken isimlerken bugün bir tanesi Türk Futbolunu yöneten isimdir.

 

Yıldırım Demirören gibi şike yaptığı kesinleşmiş bir kulübün başkanı iken bugün Türk Futbolunun başında olması Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Futbolu adına utanç verici bir durumdur ve bu durum tarihin kara sayfalarında yerini mutlak ve mutlak alacaktır.

 

Şenol Güneş’in “Türkiye Cumhuriyetini yönetenlerin ve Türk futbolunu yönetenlerin adaletine inanmıyorum” sözlerinin gerçekliği ortadadır. Türk futbolu şu anda olmaması gereken bir noktadır ve bu durumun tek sorumlusu Siyasettir.

 

Trabzonspor’un mevcut Başkanı Hacıosmanoğlu’nun “Başbakan şikeye karışmamıştır” sözünün şike ile mücadelesinde ne kadar samimiyetsiz olduğunun göstergesidir. Sadece taraftarın  gazını almak için bulunduğu söylemlerle aslında şike sürecindeki tutumunun göstermelik olduğu ortadadır.

 

Mahmut Uslu, “Başbakan söz verdi, Aziz Yıldırım tutuklanmayacak yeniden yargılanacak”  Şeytan lakaplı Rıdvan Dilmen “ Şike sürecinde başbakan en büyük  Fenerbahçelidir”  Uefa genel sekreteri  İnfantino “  şike yapan takımları Türk hükümeti kurtarmak için olağanüstü çaba sarfetmektedir”  bu söylemler Hacıosmanoğlu’na bir şey ifade etmiyor mu? Kupamızı verdirmeyen  başbakandır. Hacıosmanoğlu çok yürekli ise mahkeme kararı Yargıtay onayı, uefa ceza kararı, cas onayı, alıp Başbakanın huzuruna çıkıp kupayı başkandan istemelidir.

 

Trabzonspor’un siyasetten uzak durması gerektiğini ve şike süreci kapsamında yapılması gerekenlerin bir an önce yapılması gerektiğini.  Yüzbinler, ya da milyonlar ile birlik ve beraberliği sağlayıp Türk Futbolunun temizlenmesi adına bir yürüyüşün en kısa zamanda yapılmasını dile getirerek konuşmasına son verdi.

 

Haber-Foto: Sadullah Dervişoğlu

 

Of Ajans

YORUM EKLE
YORUMLAR
BORDO.
BORDO. - 7 yıl Önce

MAŞALLAH NE DİYEYİM EMMİ.

SIRADAKİ HABER

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21