Bugün öğle saatlerinde 12.49 itibarıyla İstanbul/Silivri açıklarında bir sırasıyla 5.9 ve 6.2 büyüklüğünde depremler meydana geldi.!
Daha sonra artçı depremler peş peşe devam etti, büyüklükleri 4.4 - 4.5 - 4.8 ve 4.9 ile devam etti, en son saat 15.12 de Büyükçekmece merkezli 4.9 gibi bir deprem daha meydana geldi.!
İstanbul/Silivri açıklarında yerin 6.9 km derinliğinde yüzeye çok yakın olması dolayısıyla 6.2 büyüklüğünde ki deprem çok şiddetli hissedildi.! Bütün temennimiz Silivri üzerinde bulunan Marmara Ereğlisi hattında ki bu fay işlevini bitirerek bizlere derin bir nefes aldırır.
Bizler 1999 büyük Marmara depremini İstanbul da yaşamış insanlarız, bu büyük felaketten bir ders çıkarttık mı hayır.! Peki ondan sonra da yine büyük depremler oldu Türkiye bir deprem kuşağı ülkesi günümüze yansıyan hangi önlemleri aldık ve bu tedbirler bugün bizi ruhen rahatlattı diyebilir miyiz.! Şöyle ki üniversitelerimiz de bile bir deprem bölümü dahi kuramadık.! Tabi ki deprem eğitim demek bilgi ve donanım demek.!
Türkiye'de bir deprem Bakanlığı kurulması ile ilgili daha önce ki makalelerimizde ki yayınlarımızda bu durumu ifade etmiştim. Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunan İllere yakın Bölge ve İl müdürlükleri kurularak çabuk hareket etme kabiliyeti avantajımızı kullanarak, deprem bölgesine intikaller de zaman açısından daha kısa sürede ulaşım saglanabilir. Deprem de erken ulaşım bile insan hayatı için çok önemli bir zaman dilimidir.
Şimdi Marmara ve İstanbul'da yaşayan herkes tedirgin yerel yönetimler başta olmak üzere merkezi hükümet ve vatandaşlarımız, bizler de bugün ki tablonun asıl sorumlularıyız. Para hırsı kentsel dönüşüm için çıkardığımız engeller ve iş bilmez yöneticiler sayesinde yapı stoğu çürük ve ekonomik ömrünü tamamlamış binaları bile yenileyemedik.! İstanbul'da şu anda dokunsan yıkılacak binlerce çürük binalar olduğu söyleniyor. Etkili kanunlarımız zaten yok.
Türkiye bir deprem ülkesi ama bizim gibi bizden daha büyük bir deprem kuşağında olan Japonya’da ki gibi bizde etkili bir şekilde deprem eğitimi hiç yok.! Özellikle ülkemizde hep öncelikle olarak eğitimi dile getiriyoruz, Japonya’da deprem eğitimi ana okulundan itibaren başlıyor. Onun için bugüne kadar bizleri eğiten, ilköğretim döneminden başlayan ve eğitim programımıza ve geçmiş dönem iktidarlarımıza bu konuda zinhar hakkımızı helal etmiyoruz.
Bu durumu geçmişte katıldığım bir TV programında da ifade ettim? Bizlere çocukken Türkiye'nin bir deprem kuşağı ülkesi olduğu gerçeği hiç anlatılmadı. İlköğretim okulundan itibaren bu bilgiler bizlere verilseydi, bugün belki de inanın yapı stokumuz daha sağlam insanlarımız cok daha bilgili ve bilinçli olurlardı. Hatta önceki yıllarda müteahhitlik hizmetleri verenler daha teknik konulara hakim bir şekilde bina imalatlarını inşaa ederlerdi.
Her şeyin başı eğitim bugün ki bu durum, deprem gerçeği, Japonya gibi ana okuluna indirgenerek çocuklar deprem konusunda bilgilendirilerek bilinçli ve eğitimli birer bireyler olarak topluma kazandırılması sağlanabilir. Ülkemiz deprem kuşağında olabilir fakat bizler de ona göre tebdirler alırız, kanunlar yaparız, insanlarımızı eğitiriz! AFAD tarafından, sivil toplum örgütleri bilgilendirilecek eğitimler verilerek herkeste deprem bilinci oluşması sağlanabilirdi. Sağlık Bakanlığı İstanbul Sağlık İl müdürlüğü de çeşitli konularda eğitim veriyor fakat dikkate alan kaç kişi var.
Türkiye de bir deprem gerçeği var, bu yüzden müteahhitlik hizmetleri ve özellikle teknik ekiplerin yetişmesi ve mühendislik eğitimi daha ciddi ve uygulamalı olarak daha İlköğretim okulundan itibaren verilebilir. Hatta eğitimli ve bilinçli müşterilerle bile konut ve emlak satın alırlarken bu sayede daha seçici davranışlar sergileyebilirler. Geçmiş dönemlerde yaptığımız hatalar ile artık bugün yüzleşmek zorundayız. İstanbul'un çarpık yapılaşmasına ve rezerv alanlarının açılmasına imza atanların sorumlulukları büyüktür.
Bugün ülkemizde kullanılan deprem yönetmeliği ile Japonya da yıllardır kullanılan deprem yönetmeliği yaklaşık olarak aynı. Ülkemiz de 2000’den itibaren ve özellikle 2010 yılından sonra yapılan binalar çok daha iyi durumda. Ama Türkiye’de ki eski yapı stoku çürük ve çok kötü, adeta ayakta zor duruyorlar. Japonya’da binalar depreme karşı dayanıklı olarak inşaa edilmiştir. Bu yüzden en son alınan bilgilere göre 7.6 şiddetinde ki deprem de bile sadece 55 kişi hayatını kaybetti.
Japonya'da yaşanılan depremde günün aydınmasıyla birlikte yaşanılan depremin büyüklüğü gözler önüne serildi. Ülkenin batısında ki 1.000.000 nüfuslu Ishikawa eyaletinde yerel saatle 16.10 da meydana gelen 7.6 büyüklüğünde ki depremde bazı tapınaklar ve evler yıkıldı, yollar ortasından yarılarak ayrıldı. Arama kurtarma ekipleri enkaz altındakilere ulaşmak için çalışmalarını sürdürürken, can kaybının 55’e çıktığı duyuruldu. Her şey ortada depreme her şeyiyle hazır bir ülkede eğitimin sonuçlarını mutlaka alabiliyorsunuz. Bizim ise ülke olarak deprem konusunda kat edeceğimiz büyük bir mesafemiz var.
Japonya'da yaşanılan depremler de binalarda biraz sıkıntı olsa da, zemin iyiyse asla sorun çıkmaz. İnsanlar deprem olduğunda binalar daha güvenlikli olduğu için dışarıya kaçmıyorlar. Zira böyle bir kargaşada büyük kazalar ve yaralanmalar, tabela düşmesi, çarpmalar gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bizler konforlu evler arıyoruz oysa deprem gerçeği bizlerin daha güvenlikli ve sağlam binaları tercih etmemizi gerektiğini unutmamalıyız. Bizim Türk milleti olarak deprem eğitimi olarak çok daha mesafe kat etmemiz ve mantalitemizi degiştirmemiz lazım.
Kahramanmaraş’ta 2023 Şubat ayında yaşanılan asrın felaketi olarak adlandırılan 11 İlimizi yerle bir eden 7.7 ve 7.6 şiddetinde ki depremlerden sonra bölgede yapılan incelemeler sonucunda TOKİ tarafından yaptırılan konutlarının yıkılmadığı görüldü. Yani bu binalar da zemin etüdü yapılmış, binalar doğru zemine ve rezev alanına inşaa edilerek başarı elde edildi. TOKİ konutları bu durum da mutlaka örnek alınmalı. Coğrafya bilgisi ve zemin konusunda ki hassasiyet mutlaka göz önünde bulundurarak yeni kentleşme ve şehirleşme konusunda azami gayret ve çaba göstermeliyiz. Hala bu büyük yıkımın yaralarını sarmaya uğraşırken bugün deprem Silivri açıklarında yeniden adeta strat verdi.! Elbette bir deprem bekleniyordu fakat şimdi insanlar tedirgin ve stresli gidecek bir yerleri bile yok.! Deprem toplanma alanlarını bile imara açarak İstanbul'a haksızlığı her alanda yapmış olduk.
Deprem öldürmez fakat cehalet ve kötü yapı stoku ve yanlış imalat ve uygulamalar büyük felaketlere yol açabilir..
Ali KARACA
Araştırmacı Tarihçi
Yazar ve Şair
İSTANBUL