İNANCA BAĞLILIK

İnancına bağlılık bir dava adamının olmazsa olmazları arasındadır. Çünkü eğer dava adamı davasına bağlılıkta bir sorun yaşarsa bu kişinin davasına kemale erdirmesinde mutlak suretle bir sorun oluşturacaktır. Tarih davasına bağlılıkta samimi olanların davalarını kemale erdirdiklerini yok eğer davasına bağlılıkta bir sorun yaşayanların ise davaları bir müddet sonra dağıldığına şahitlik etmektedir.

               

Bakınız karşımızda Allahınrasülü mükemmel örnek olarak durmaktadır. Peygamberimize 610 yılında peygamberlik geldikten sonra gerek Mekke döneminde ve gerekse Medine döneminde bizlere örnek olacak dava adamlığına şahitlik etmekteyiz.

              

Peygamberimiz davetini yapmaya başladığı yıllarda Mekke’de akıl tutulması baskılara ve işkencelere maruz kaldı. Hatta bu baskılardan birinde Kabe’de namaz kılarken üzerine Mekkeli Müşrikler tarafından deve pisliği atılıp öldürülmeye çalışıldığında kızı Fatıma annemiz kendisini bu zulümden kurtardığında da asla davasından vazgeçmemişti. O yine davasını anlatmaya devam ediyordu. Mekkeliler Peygamberimizin hamisi amcası EbuTalibe gelerek yeğenini bu anlayıştan uzak tutmak için geldiklerinde amcası Ebu Talibe “”Ey Ebu Talip! Yeğenin Muhammet bizlerin tanrılarını inkar ediyor. Babalarımızı cahillikle suçluyor. Bizlerin yaşantısını reddediyor. Yeğenine söyle bu davranıştan vazgeçsin. Yoksa bizler şöyle yaparız. “ dediklerinde amcası Ebu Talip onlar ayrıldıktan sonrayeğeni Muhammedi yanına çağırıp Mekkelilerin dediklerini söylediğinde Peygamberimiz ; “ Ey Amcacığım! Şayet güneşi sağ elime  ayı sol elime verseler ben yine bu davdan vazgeçmem. Ya bu dava kemale erecek yada ben bu yolda öleceğim.”” Demiştir.  Bu davranışı bile Peygamberimizin davasına bağlılığını en güzel bir şekilde bizlere ifade etmiştir.

                

Birkaç yıldan beri gönüllerimizde taht kuran Diriliş Ertuğrul dizisinde Dedelerimiz Ninelerimizin bir yurt tutup devlet olmak için verdikleri mücadeleleri gördükçe ne kadar hayranlıkla diziye baktığımızı herhalde sizlerde benimle beraber paylaşmaktasınız.  Ertuğrul, davasına bağlılığı ve karşılaştığı onca baskılara ve ihanetlere rağmen yine de kardeşlerine Allah’ın izniyle bir zafer kazandırabilmek için davasından geri adım atmamakta kararlılığını göstermektedir. 

             

Eğer Osmanlı nesli, sonucunda büyük bir İmparatorluk kendilerine nasip olmuşsa bunu çok önceleri Dedeleri Süleyman Şah ve Ertuğrul Beyin davalarına bağlılıklarında aramak lazım gelmektedir.

             

622 yılında Allah tarafından peygamberimize hicret emri ve izni geldiğinde bunu haber alan Mekkeli Müşrikler peygamberimizin evinin etrafında suikastçılarıyerleştirdiğinde Peygamber Efendimiz  bu kritik durumda da asla bir karamsarlığa düşmeyip arkadaşı Ebu Bekir’le birlikte o kutsalyolculuğa büyük bir kararlılıkla çıkıp İslam devletinin ilk harcını atmış oldular.

           

Eğer bizlerde Allah’ın izniyle gerek ülkemizde ve gerekse İslam coğrafyasında bir zafer istiyorsak bunda davamıza bağlı kalmalı ve asla geri adım atmamamız lazım gelmektedir. Geri adım  atarsak bu bizlerin Allah muhafaza tarih sahnesinden silinmemiz manasına gelmektedir. Ya bu kervanı menziline Allah’ın izniyle taşıyacağız ya da taşıyacağız.

 İhmal ve zayıflık bizlerin geleneğinde yoktur…