Gıybetten, Alaydan, Koğuculuktan ve Kibirden Sakınmak
Hümeze, arkadan çekiştiren; lümeze ise kaş, göz işaretleriyle alay eden kimse demektir. Hümeze sûresi, insanları küçümseyen, ayıplarını araştıran, alay eden ve malıyla övünen kimselerin kötü ahlâkını ortaya koyar.
Allah Teâlâ, “Her hümeze ve lümeze, mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan kimsenin vay hâline!” (Hümeze, 104/1-2) buyurarak insan onurunu zedeleyen bu davranışları şiddetle kınamaktadır.
İslâm, yalnızca insanın elini değil, dilini ve gönlünü de temiz tutmasını ister. Gıybet, bir kimsenin arkasından onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmaktır. Kur’ân-ı Kerîm bu günahın çirkinliğini şöyle anlatır: “Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz değil mi?” (Hucurât, 49/12)
Bunun yanında söz taşımak, insanların arasını bozmak ve kırgınlıklara sebep olmak da büyük bir günahtır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Söz taşıyan cennete giremez.” (Müslim, Îmân, 168) buyurarak nemîmenin tehlikesine dikkat çekmiştir.
Mümin, kendisi hakkında yapılan kötü konuşmalara karşı da vakarını korumalıdır. Allah Teâlâ, “Rahmân’ın kulları, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahiller kendilerine laf attığında ‘Selâm!’ derler.” (Furkân, 25/63) buyurur.
Öyleyse başkalarının kusurlarını araştırmak, onları küçük düşürmek ve aralarında söz taşımak yerine kendi kusurlarımızla meşgul olalım. Dilimizi gıybetten, kalbimizi kibirden, davranışlarımızı alay ve hakaretten koruyalım.
Çünkü güzel mümin, insanların ayıplarını teşhir eden değil, onların onurunu koruyandır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Kim bana dilini ve iffetini koruyacağına söz verirse, ben de onun cennete girmesine kefil olurum.” (Tirmizî, Zühd, 61) buyurmuştur.
Yâ Rabbi! Dilimizi gıybetten, gönlümüzü kibir ve kinden, hayatımızı kul hakkından muhafaza eyle. Bizi gönül kıranlardan değil, gönül yapanlardan eyle. Âmin.
Allah’a emanet olunuz.
Selâmetle kalınız.
İbrahim Noğman 01 Zilkade 1447 - 18 Nisan 2026 Cumartesi