Gürcistan’da bile eğitim 12 yıl

Önceki hafta Gürcistan’daydık. Zaman Gazetesi Trabzon Temsilciliği tarafından düzenlenen programla Trabzon’un basın dünyasının önde gelen isimleriyle Gürcistan’ı ziyaret ettik. Öncelikle geziyi organize eden Zaman Gazetesi yöneticilerine ve bizi de bu ekibe dahil eden Zaman Gazetesi Of Temsilcisi Habib Oganberdi kardeşimize teşekkür ediyoruz.
 
Fırsat buldukça, imkanlar elverdikçe farklı yerleri gezmeyi, yeni yerleri görmeyi seviyorum. O nedenle de tüm yoğunluğuma rağmen bu fırsatları kaza etmemeye gayret ediyorum.
 
Yeni yerler görmek insana her zaman farklı ufuklar açıyor. Yeni insanlarla tanışıyorsunuz, farklı kültürleri tanıyorsunuz, tarihi ve kültürel yerleri ziyaret ediyorsunuz.
 
Bu gezi ülke dışına ilk çıkışım olması nedeniyle benim için farklı bir heyecandı. Hani kendi memleketinizde ihtiyacınızı her tür giderebilirsiniz, ama yabancı bir memlekette acaba ne zorluklar yaşayabiliriz diye düşündük. Ama çok şükür herhangi bir sorun yaşamadan memleketimize geri döndük.
 
Sarp sınır kapısının kimlikle geçişe açılması bölgeyi müthiş hareketlendirdi. Bir TL vererek bir belge alıyorsunuz ve kimliğinizle birlikte 90 gün boyunca Gürcistan’ı gezebiliyorsunuz.
 
Bizim insanımız kimlik geçiş kolaylığını fırsata çevirme derdinde. Aracıyla günde iki kez gidip yakıt alanından tutun da tüpünü doldurana kadar çok sayıda kişi günlük giriş-çıkış yapıyor.
 
Yeri gelmişken söyleyeyim bizde 4 küsür lira olan Euro Dizel yakıt orda 2,34 Lari. LPG ise 1,05 Lari. Bir Lari (Gürcistan’ın para birimi Lari’dir) Geçen yıl yaz aylarında 1 liraya eşitti. Yani 1 Lari = 1 Lira idi. Ancak şimdi ise 1 Lira ile 0,85 Lari alabiliyorsunuz.
 
Şehir merkezlerindeki araç kalitesini görünce zenginlik seviyesi yüksek bir ülke zannediyorsunuz, ancak durum öyle değil. Vergi olmadığı için Türkiye’deki 150 Bin Liralık araç orada 50 bin lira civarında. Yani 1/3 fiyatına. Ancak köylerde çok eski araçlar görmeniz mümkün. Vatandaşların gelir elde edebileceği çok fazla seçenekleri yok. Sabah-akşam şarap içmeyi meziyet sayarlar. Ömür boyu içtikleri gibi öldükten sonra da içmeye devam ediyorlar. Ölülerini hemen defnetmiyorlar. Ölüyü yatırıp başına dizilip gelmişini-geçmişini yad ederek 5-6 gün daha içmeye devam ediyorlar. Sonunda da gömün gitsin diyerek ölülerini defnediyorlar.
 
Köylere varınca doğalgaz kullanıyorlar. Çay bahçeleri olmasına rağmen, Zihni Derin’in çay fidelerini aldığı yer olmasına rağmen bırakın çay üretmesini, çay içmesini dahi bilmiyorlar.
 
Kutaisi, Tiflis ve Batum’u görme şansımız oldu. Kutaisi geri kalmış bir il olarak dikkati çekiyor. Batum, Türkler sayesinde yakın gelecekte Kıbrıs’ın tahtını elinden alabilir. Artık millet kumar oynamak için Batum’u tercih ediyor. Batum, bir turizm şehri olma yolunda. Tiflis ise Başkent zaten, Gürcistan’ın kalbi orada atıyor.
 
Saakaşfili ile yeni bir yapılanmaya giden Gürcistan’da en çok dikkati çeken şey, şeffaf Polis merkezleri. Gürcüler, rüşveti sıfıra indiren Saakaşfili’den müthiş korkuyorlar. Aile mefumu çok ön planda değil. Sokaklarda çoluk-çocuk dolaşan aile sayısı az. Binalarının içini yapıyorlar ancak dışını devlet yapsın diyorlar ve devlet de yapıyor. Ön sokaklar da müthiş bir tarihi doku var. İnşaatlarda bir bütünlük göze çarpıyor. Her binanın köşesine ayrı bir şekil yaparak dikkati çekmeyi başarıyorlar.
 
Anlatacak çok şey var. Kısa süre içerisinde önemli bilgiler elde ettik. Ama şu bir gerçek ki 3 milyonluk nüfuslarına rağmen Türkiye ayarına gelebilmeleri için en az 10 yıla daha ihtiyaçları var. ABD’nin müthiş desteğine rağmen…
 
Ama bir şeyde bizden öndeler. Gürcistan’da eğitim 12 yıl. Yani gürcü çocukları 12 yıl zorunlu eğitim alıyorlar. Kutaisi’deki sabah kahvaltısında sohbet ettiğimiz öğretmenden aldığımız bilgiler bizleri düşündürdü.
 
Orada okulların birbirinden farkı yok. Sistem aynı işlediği için hangi okulda okursanız okuyun aynı eğitimi alıyorsunuz. Eğitimlerinde 4+4+4 diye bir şey yok. Ailesi bazen 3.sınıfta, bazen 5’te bazen de 7. sınıfta çocuğunu başka okula gönderiyor. Amaç çocuğun sosyalleşmesi ve farklı ortamlara uyum sağlaması olarak aktarılıyor..
 
Bizde ise eğitim 12 yıla yeni çıkartılıyor. O da araya kaynadı gitti zaten 4+4+4 sayesinde. Bu konu geniş bir konu olduğu için girmeyeceğim ama şunu sormadan da edemeyeceğim. İnsanlara alternatif sunmanın ne zararı olabilir ki? İster A okulunda okusun, ister B okulunda okusun nerde okursa okusun ama 12 yıllık eğitimini tamamlasın…