Allah’tan geldik; Allah’a döneceğiz. Bu bir ilahi düsturdur inanan insanlar için. Hayat saati doğumla geri sayıma başlar ta ki ölüm oluncaya kadar. Herkesin fani olduğu, bu fani dünyada bilerek de olmasa bağlanıyor insan. Sevdiklerinden, dostlarından, komşularından, akrabalarından… Asıl gerçeği unutmadan yaşayabilmek ve ona göre bir yaşam standardı ortaya koymak öyle kolay olmuyor demek ki.
Biz Müslümanlar olarak mı böyleyiz yoksa bütün dünyada mı böyledir. İnsanlarımızın değerini onları kaybedince anlıyoruz. Bence bu çok da sağlıklı bir durum değildir. Niçin insanlara hak ettiği saygıyı ve hürmeti onların sağlığında göstermeyiz. İnsanın iyiliği ölünce anlaşılıyorsa ya sağlığında bu insana çok haksızlık yapılmış demektir. Ya da zoraki kurtulduk demeye getirerek yalancı bir gözyaşıdır.
Türk siyasi hayatından bir yıldız kaydı. Hem geçmişi etkileyen, hem de geleceğe yön verecek bir yıldızdı o. Bundan sonra yazılacak Türk siyasi Tarihi kitabında Necmettin Erbakan önemli bir yer tutacaktır. Onun mücadelesi ülkenin tarihi ile barışma mücadelesi idi. Erbakan Hocanın bu mücadelesini tu kaka gibi gösterenler aslında bu ülkede ithal devşirme siyasetçilerdi. Bu ülkeden görünüp kökleri ve göbekleri başka ülkelerde olan insanlardı ona dün çamur atanlar.
Bu ülkede iç savaş çıkarmak için uğraşan nice şer güçler vardı. Erbakan bunları görerek kendine yapılanı hep sağduyu ile metanetle karşıladı. Kendisinin kaybetmesini göze alarak ülkenin bir daha ağır bedeller ödemesinin önüne geçti. Onun hangi yönünü alsak bu ülke için çok çıkış noktaları buluruz. Siyasetçi yönü, davaya bağlılık yönü, hocalık yönü insani yönü …
Maalesef ülkemizde bize kötü gösterilen, tehlikeli diye yutturulan şeylerin başında hep Erbakan hoca geliyor. Onun ülkemize kazandırmak istediği yerli otomobil fikri üzerinden 60 yıl geçmesine rağmen hala gerçekleştirilememesi onun bu ülke için ne kadar değerli bir ilim adamı olduğunun tek başına kanıtı olmaya yeter. Onun başlatmış olduğu sanayi hamlesi hep bir yerlerden engellemelere tabi tutulmuştur. Kıbrıs Barış harekâtında en önemli bir aktördü. Orada bize uygulanan ambargolar bu ülke için yerli sanayinin kurulmasının ne kadar elzem olduğunu gösterdi. Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz. Bize o gün karşılıksız yardımı Libya yapmıştı. Şimdi artık oradan da ders alarak yerli sanayi alanında yatırımlar yapılıyor.
Eğer Hoca olmasaydı Türk dış politikası böyle çeşitlilik ve aktiflik gösteremeyecekti. Ondan önce hep yüzünü Batıya dönen bir Türkiye vardı. Şimdi ise hem doğuya hem batıya açılan bir Türk dış politikası var. Mantığını ondan alan,daha ayakları yere basan bir dış politikada onun etkisi çok fazladır.
Bu millet onun değerini daha çok sonraları daha çok anlayacaktır. Seni seviyoruz Savunan Adam. Allah rahmet eylesin. Mekânın cennet olsun. Açtığın yol Büyük Türkiye hayalinin gerçekleşmesi çok uzakta değil artık.