Eski Sohbetler

Güzel davranışlar için hatırlanması güzel şeyler için hep eski günler diyoruz. Bayramlar geçiyor, akraba, hasta ziyaretleri oluyor. Yaşanılan çevrenin etkisine göre söylenilen söz ise “nerde o eski günler”, oluyor.
Yıllardan beri aynı binada oturup defalarca kiracı değiştiğini kaç kişi biliyor. Aynı apartmanda oturduğumuz kişiyi bazen sabahlar bazen akşamları görür, birbirimize selam vererek ilk adım atıyoruz. Ya sonrası ise, konuşulan şey aynen orda kalıyor. Artık o kadar kendimizi soyutlamışız ki selam verdiğim kişi bizim apartmanda mı oturuyor bile bilmiyoruz. Genel itibari ile oluşan davranışların, benzer olduğu kanaatindeyim.

Yeni neslimiz misafirlikleri rahatsızlık olarak görmekte. Ne ben gideyim ne onlar gelsin anlayışı yaygınlaşarak, toplumumuz bireysel aileler oluşması geleneksel kültürümüze yan etki yaparak parçalanmak için adımlar atılmakta. Hâlbuki eski günlerdeki evlerin şenlikleri ve oluşan güzellikler haneye bereket niteliğinde oluyordu.
Nadir de olsa gittiğimiz misafirliklerde kapıda ev sahibinin karşılamasının ardından;
Nasılsınız? İyisiniz, sağlık sıhhat iyidir, inşallah.

Sağol, Allaha şükür iyiyim, siz nasılsınız, nasıl gidiyor,
Çok şükür bizde de iyi gidiyor, diye devam ederken araya televizyon sesi girerek gözler oraya odaklanıyor. Gürültülü televizyon eşliğinde, ardından gündem durumuna göre veya her güne bir dizi ile film seyredilmesi. Misafirlikteki kopukluk belirtileri bu andan itibaren sarsılarak farklı bir hal almaya başlıyor.

Misafirliğe gitme sebep televizyon izlemek için mi? Hangi ev sahibi televizyon kapalı olup da misafiri ile doyumlu bir sohbet yapıyor. Misafirlikteki asıl amacın dışına çıkarak, konuşulacak şeylerin bile unutuluyor. Bizde teknolojiye ayak uydurarak
böylece dostluklar, samimiyetlere karşı yenik duruma düşmekteyiz.

Nasıl düzelecek konusunda ise, önce kendimizi düzeltme ile beraber daha samimi içten davranışlar ile komşuluk ilişkileri gelişerek eski kültürümüze sahip çıkabiliriz.