Ahlak, sadece ibadetle ilgili bir anlayış değildir. Hayatın bütününde olmalıdır ahlak. Hayatın bütününe yayılmayan ahlak tam istenilen sonucu vermez. İnsan hayatını idame ettirmek için çalışır, üretir bunun sonunda da bir ekonomiye ihtiyaç duyar. Şüphesiz herkes çalıştığının karşılığını almak ister. Sahip olduğumuz inanç gereği yani İslami anlayışa göre çalışanın hakkını teri kurumadan ve hakkını yemeden vermeyi temel alır. İslam ne ezen ne ezilen olmayı telkin ederken ticareti de özendirmiştir. Veren elin alan elden üstün olduğunu tavsiye ederken haksızlığa fırsat verilmemesini katiyetle önermiştir. Haksız, fahiş kazanç, sömürü, faiz ve karaborsacılığa kati bir şekilde yasak getirmiştir İslam.
Ülkemiz son aylarda çoğunluğun dış odaklı olarak gördüğü bir ekonomik saldırılarla karşı karşıya kaldı. Evet, bu saldırının dıştan geldiğine kuşkumuz yoktur. Bunun sonucunda dövizde büyük dalgalanma yaşanmış dolar 7 lirayı avro 8 lirayı aşmıştı. Buna paralel olarak akaryakıt fiyatları yükselmiş, tüm ürünler zam için bunu fırsata dönüştürmüştü. Bu bize sanki bunu bekleyen bir kesim varmış gibi bu ana kadar yapmadıkları zamları yaparak kendilerince zamlara meşruiyet kazandırdılar. Halkın zamlara karşı tepkilerine ise ne yapalım kriz var yavanlığıyla savunma yapılıyor. Hükümetin aldığı tedbirlerle bazı kalemlerde ÖTV, KDV indirimleriyle en azından yıl sonuna kadar enflasyonu düşürmek isteniyor. Kriz öncesi 7 liranın üzerine çıkan dolara endekslenen fiyatlar bir anda %100’den %300 e kadar çıktığını gördük. Ancak dolar 5,30 Kr düşmesine rağmen fiyatlar düşmüyor. Kanımca yerliler için söylemek gerekirse bunun tek izahı Müslüman görünümlü bizden görünüp bizden olmayan ekonomik münafıklardır. Çıkarını, kazancını kutsayan adeta onu putlaştıran, kutsallarını yok sayan bir anlayıştan ahlaklı diye bahsedemeyiz.
Şimdi toplumda “Enflasyonla toplu mücadele ediyorum %10 indiriyorum” kampanyasıyla toplumsal algı oluşturulmak isteniyor. %100 ile %300 fiyat artışından %10 indirim yapılacak buna da indirim diyeceğiz. Sanki fiyatlara 10 puan zam yapılmış da 10 puan indirim yapılıyor. Önceki zamları kalıcı hale getirip meşrulaştırmaktan başka işe yaramaz ki bu tutum. Bence bu toplumla alay etmektir. Bir de zam şikayetlerinizi bildirin haberleri yok mu insanın çıldırmaması mümkün değildir. Madem milletin derdi derdimiz olacak öyleyse hükümetin yapacağı iş bellidir. Fiyat hareketliliği nereden nereye gelmiş her şey kayıt altındadır. Öyleyse gerçekten iyi niyet varsa o fiyatları artıranlarla ilgili işlem yapılır. Aksine yapılacak hiçbir iş ve işlem iyi niyet taşımaz. Kötü niyetle yapılan hiçbir iş de saklı kalamaz. Zulme rıza zulümdür sözünü seslendirenlerin ekonomik zulme rıza göstermemeleri gerekir.
Sosyolojik çöküşün sadece bir alanda olmadığını son yaşadıklarımızla bir kez daha görmüş olduk. Bir toplumun maneviyatındaki çöküşün yansımalarını ekonomik ahlakında da görebiliyoruz. Değerlerin alt üst olduğu, çıkarların kutsandığı bir anlayıştan kurtulmanın yolu tekrar fabrika ayarlarına dönmektir. Ne olursa olsun haksız kazançla mutlu olunmayacağı gerçeğini milletimiz tekrar hatırlamalıdır. Hak etmediği kazancın ateş ve huzursuzluk olduğu bilincine ulaşamayan insan için kolektif yaşam söz konusu olamaz. Bireysel kazanma arzusu ise egoistlik ve yalnızlık getirir. Çözüm aslında çok da uzakta değil çözüm tarihsel fabrika ayarlarımıza dönmektedir. Unutmamak lazımdır ki ekonomik zulüm diğer zulümlerden daha masum değildir.