Tağutu Reddetmeden İman Gerçekleşmez
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Of Şubesi tarafından düzenlenen Haftalık Şuur Sohbetleri kapsamında katılımcılara seslenen Hasan İnan Hoca, günümüzde içi boşaltılan "Ehl-i Sünnet" kavramına ve Müslümanların içine düştüğü "şirk bulaşmış iman" tehlikesine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İnan, gerçek hidayetin ölçüsünün sadece isimlerden ibaret olmadığını, bizzat Peygamber ve Sahabe hayatındaki gibi bir "reddediş" ve "duruş" gerektirdiğini vurguladı.
"ÖNCE 'LA' DEMESİNİ ÖĞRENMELİYİZ"
Konuşmasına Bakara Suresi'nden ayetlerle başlayan Hasan İnan, İslam'ın giriş kapısının "Tağutu inkar etmek" olduğunu hatırlattı. "Tağutu tanımadan ve reddetmeden Allah’a iman, kopması mümkün olmayan o sağlam kulba sarılmak demek değildir" diyen İnan, modern çağın putları olan beşeri heva ve heveslerin Allah’ın hükmünün önüne geçirilmesine sert tepki gösterdi.
"DİN TUTSAK, TOPLUM ÇÜRÜYOR"
Ehl-i Sünnet inancının her yerde anlatılmasına rağmen toplumdaki ahlaki ve sosyal çürümenin neden artığına dikkat çeken İnan; "Çünkü isim olarak Ehl-i Sünnetiz ama pratikte bu inanca bulaştırdığımız pislikler var. Din bugün maalesef esaret altındadır. İslam’a giren adam özgürleşir, ancak biz Allah’ın velayetiyle beraber beşerin, Avrupa Birliği’nin ve Birleşmiş Milletler’in velayetini kabul ederek bu özgürlüğü kaybettik" ifadelerini kullandı.
"ZALİME DİKLENMEYEN EHL-İ SÜNNET OLAMAZ"
Alimlik tanımına da yeni bir soluk getiren Hasan İnan, koca sarıklar ve cübbelerle oturmanın tek başına yeterli olmadığını belirtti. "Ehl-i Sünnet demek; zalime diklenen, batıla itiraz eden adam demektir. Peygambere varis olan alim, kendi döneminin Ebu Cehillerine karşı kavgası olan adamdır" diyerek, Erbakan Hoca’nın "Uzaydan sokağa inin" çağrısını yineledi.
GAZZE VE ŞUUR VURGUSU
Konuşmasının sonunda Gazze’deki direnişin bir "hayat belirtisi" olduğunu, ancak konforlu alanlarında sızlanıp harekete geçmeyenlerin iman iddialarının tehlikede olduğunu belirten İnan, "Allah bizi cihat meydanlarında, sadakatimizi ispatlarken görmek istiyor. Lafla 'inandım' demekle bu söz iman kabul edilmiyor" diyerek tüm Müslümanları yeniden Kur'an ölçülerine dönmeye ve nasuh tövbesine davet etti.