Dershaneleri kapattık , öğrencileri rahat ettirdik(!)

Bahanelerin ardına sığınmakta üstümüze yoktur. Birileri bir iş yaptı mı iyi ya da kötü her şeyi ona yükler işten ya sıyrılırız ya da ondan nemalanırız. Eğitim konusunda yaşadığımız anlık değişiklikler olumsuz etkilerini artırarak sürdürüyor. Hükümet alel acele bir kararla hem liselere giriş sistemini hem de üniversiteye giriş sistemini değiştirerek eğitim sistemi konusundaki “en iyi” bildiği işi yaptı. Yangından mal kaçırır gibi bir acelecilikle yapılan bu değişiklik yılsonunda kimlerin canını yakacak veya kimleri mağdur edecek göreceğiz. Ama biliyoruz ki öfkeyle kalkan zararla oturur. Anlık kararlar faydadan çok zarar verir.

 

Dershanelerin kapatılması sürecinde de söyledik devlet kendine düşen görevi yapmadığı için, işi sürüncemede bıraktığı için eğitim alanında boşluk oldu. Boş alan da FETÖ gibi hain örgütler tarafından dolduruldu. Biz alışmışız işi başkalarına havale edip, el ense yapmaya. İş işten geçtikten sonra da hayıflanıp dururuz. Sınav sistemi olduğu sürece dershanelerin varlığını nasıl yok sayarız?  Ya da dershaneleri kapattık da okullar dershanelerin boşluğunu doldurdu mu? Bu ve bunun gibi bir sürü sorular sorabiliriz. Geldiğimiz nokta bizi herkes başının çaresine baskına getirmiş maalesef. Maddi durumu iyi olanlar özel kolejlere gitsin. Ya da yüksek ücretlerle özel ders alsın, yoluna devam etsin. Vatandaş da ne yapsın kendini zorlayarak dişinden tırnağından artırarak bu yola girmiş. Olsun evler dershane olsun. Yeter ki FETÖ illeti bizden uzak olsun. Şu anda geldiğimiz nokta ve gidişimiz böyle bir kısır döngüde devam ediyor. Bakanlığın kafası karışık, öğretmenlerin kafası karışık, velilerin kafası karışık. Dümensiz bir gemiye bindik sürüklenip duruyoruz. Bakalım bu gemi nerede ve nasıl durur? Her şey öğretmenlerimizin insaf, izan ve vicdanına kalmış. Allah sonumuzu hayır etsin. Gene de olsun dershaneleri kapattık, çocukları rahat ettirdik(!)

 

Her şeyden önce ülke olarak kafa karışıklığını gidermemiz gerekiyor. Birilerine ülkenin geleceğini emanet edeceğiz, birilerine de cephede vatan savunmasını mı emanet edeceğiz? İstikbalde ülkeyi yöneteceklere vatanı için ölecek kadar iman ve fedakârlık yükleyemedikten sonra biz ülke olarak dönemsel sarsıntılar yaşamaya devam edeceğiz. Ülkesi ve milleti için ölmesini bilenlere geleceğimizi emanet etmemiz gerekiyor. Sadece sınırda can verenlere değil işinin hakkını en iyi verenlere ihtiyacımız olduğunu yaşadığımız süreç bizi göstermedi mi? Anadolu’nun bağrından beslenemeyecek bir yönetimin  kökleri dışarıdan beslenir. Dışarıdan kök salanların bizi anlamasını bekleyemeyiz.

 

Ali Yeşilyurt İHO Of’un Oxford’u olmaya aday

 

Bu haftaki “Okullarımızı Tanıyalım” Projemizde Ali Yeşilyurt İmam Hatip Ortaokulunu tanıttık. Of’un eğitiminde başarılı olma potansiyelinin en yüksek okulu olarak duruyor karşımıza Ali Yeşilyurt İmam Hatip Ortaokulu. Hayırsever Yeşilyurt kardeşlerden Cemal amcayla konuştuğumuzda eskiden Of İmam Hatip Of’un Oxford’u idi. Bugün de ben öyle görüyorum. Yani aslında okula bir vizyon, bir ufuk biçmiş oldu Cemal amca. Hem maddi hem de manevi olarak tam donanımlı bir çizgi yakalarsa Of’un ve ülkenin geleceğine önemli hizmetler sunacaktır. Şayet bu potansiyel heba edilirse etkisi ve yetkisi olan herkes bundan nasibini alır.

 

Geçmişte her türlü başarıyı gösteren Of İmam Hatip geleneği bu toplumun hala zihninde olduğu için Ali Yeşilyurt İmam Hatip Ortaokulunun öğrenci profili ileriye yönelik olumlu şekilde artarak devam ediyor, edecektir. Öğretmen ve idari kadrosu tam olarak oturduğunda çok daha büyük başarılar ortaya koyacağına inanıyorum. Üstelik bunu başarmak da tarihi bir sorumluluk ve zorunluluktur. Tarihi bir misyonun  sorumluluğu hissedilirse  imkan ve kabiliyetleri ışığında bu hedef çok rahat gerçekleşecektir.