banner80

Çocukların hayallerini söndürmeyelim !

Çocuk sevgidir, çocuk mutluluktur, çocuk geleceğe umutla bakmaktır. Çocuk geleceğin zenginliğidir. Zor günler yaşıyoruz insanlık olarak. Üzülerek söylemeliyiz ki bu zor günlerden en çok çocuklar etkileniyor. İnsanoğlu elleriyle yaptığı kötülüğü yine kendi aleyhlerine döndüğünü görmüyor mu ki bu kadar hain ve acımasız olabiliyor?

Bugün zengin fakir, yaşlı genç demeden bir salgının pençesinde debelenerek duruyor yaşlı dünyamız. Bu gidişle bunca yükü, bunca zulmü, bunca adaletsizliği kaldıramayarak kendini taşıyamayarak, çöküp gidecek zavallı dünyamız. Vardığımız  nokta bize gösteriyor ki  çöküşün  en temel nedeni  korku ve geleceğe dair ümitsizlik olacaktır.

Salgın tüm dünyamızı alt üst etti. Salgın nedeniyle yaşama biçimimiz, davranış biçimlerimiz, çalışma yöntem ve tekniklerimiz köklü değişime uğradı. Dün şikayet ettiklerimiz bugün normallerimiz halini aldı. Dün çocuklarımız için sakıncalı gördüklerimizi bugün telkin eder hale geldik. Televizyon, bilgisayar, tablet gibi sosyallikten uzaklaştıracak araç gereçlerden uzak durun dediğimiz çocuklarımızı bugün söylediklerimizin aksine zorla bilgisayar, televizyonun başına oturtuyoruz. Evet, dün sevgi ve muhabbetimizin kıymetini bilemedik. Şimdi yakın olsak da sevgi ve muhabbete uzak birer yabancı olduk birbirimize. Kıymetini bilmediğimiz nice nimetler bir anda ellerimizden kayıp gitti de elimizde tutamadık ne yazık ki.

Dedik ya gelinen süreçte hayat tarzında radikal değişimler meydana geldi. Okulları kapatıp çocukları ekran başına kilitledik. Geleceğimiz, umudumuz olan çocuklarımızın geleceğe dair umutları şimdiden söndü ya da sönmek üzere. Geçen gün işten eve gelmiştim.  Kızımın dersinin henüz bitmediğini fark ettim. Malum dersler internet üzerinden uzaktan eğitim yoluyla devam ediyor. Dersi bölünmesin diye sessiz bir şekilde içeri girdim. Elimi yüzümü yıkadım. Üzerimi değiştim. Kanepeye uzanarak  dinleneyim dedim. Bu arada kızımın dersi devam ediyordu. Ben de derse kulak misafiri oldum. Ders Türkçe idi. Konu “Sihirbaz olsan ne yapardın?” idi. Öğrenciler düşüncelerini daha doğrusu hayallerini birkaç cümle ile yazdılar. Öğretmen de öğrencilerin yazdıklarını tek tek öğrencilere okuttu. Mikrofon açık olduğu için öğrencilerin cevaplarını işittim. Diyebilirim ki neredeyse öğrencilerin tamamı sihirbaz olsaydım; ‘Korona virüsünü yok eder, okuluma, arkadaşlarıma ve öğretmenime kavuşmayı sağlardım.’ diye cevap vermiş.

Ne kadar acı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu tabloyu değiştirmek için insanoğlu daha çok gayret etmelidir. Çünkü  bozulan kainat düzeninden en çok etkilenen o düzene en az etkisi olan çocuklar oluyor da ondan. Çocuklar gelecek güzel günlerin hayallerini kurmak istiyor. Anne babalarına dede, ninelerine sımsıkı sarılmak istiyor. Arkadaşlarına, öğretmenlerine kavuşmanın hayallerini kuruyor. Geldiğimiz süreç her türlü komplo teorileri üretmeye sevk etse de bizi biz hiç olmasa toplum olarak elimizden gelen uyarı ve tedbirlere uyarak az da olsa çocukların hayallerine ulaşmalarına imkan tanıyalım. Umutsuz, mutsuz, yarın için hayalleri olmayan çocuklar geleceğimizin kara kutularıdır. Lütfen çocukların hayallerini söndürmeyelim !

YORUM EKLE
YORUMLAR
Engin Bülbül
Engin Bülbül - 5 ay Önce

Aynen katılıyorum saygıdeğer İzzet hocam.Sanırım yetişkinler de aynı cevabı verirdi.

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21