Çocuklara bugün sahip çıkmazsak...

 Yok demekle, olanı inkar etmekle yaşanmıyor. Gerçeklerden kaçarak yaşanıldığı sürece ne bugün ne de yarın güvende olur. İnsan anne karnından ölüme kadar  sürekli gelişen ve değişen gelşim süreci yaşayan canlı bir varlıktır. Üstelik canlılar içinde en önemlisidir.Bu bakımdan insan durağan bir varlık değildir. insanın içinde bulunduğu sistemi doğru okuyamayanlar hep yanlışlarla, hep felaketlerle karşı karşıya kalacaklardır.
İnsan hayatında bazı dönemler vardır ki insan hayatında en buhranlı, en fırtınalı, en çalkantılı dönemleri ifade ederler. Özellikle insan için "Ergenlik Dönemi" insanın çocukluk döneminden gençlik dönemine geçiş açısından hayati öneme sahiptir. Eğer bu dönemdeki değişim doğru anlaşılıp yorumlanmazsa, sağlıklı şekilde karşılanmazsa önüne geçilemeyecek sıkıntılarla karşılanması kaçınılmazdır.


Görmezden geldiğimiz gerçekleri olmamış gibi davrandığımızda sorunları daha da büyüttüğümüzü anlamak zor olmasa gerekir. Ergenlik döneminde yaşanacak ruhsal ve cinsel sorunları bastırdıkça bunların yerine başka önüne geçilmez sorunlar meydana geldiğini görüyor ve duyuyoruz. Çocukta meydana gelen köklü değişim karşısında inkarcı tutumla karşılık veren adeta üç maymunu oynayanlar  kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapamazlar. 


Benim çocuğum yapmaz değil de neden yaptı sorusunu sormalı insan kendine. Yapılması gereken şey inkar değil gerçeği kabul edip değişimi kabul edip ona göre  hareket etmektir. Dün farklı bugün farklı bir bir insanla karşılaşınca elbette insanın çok ağırına gidiyor, sindirmekte zorlanıyor.Asilik ve agresiflik karşısında çaresiz kalındığı da olabiliyor. Her şeyiyle o ana kadar bütün güzellikleri yaşadığınız kişi gitmiş de sanki fabrika ayarlarıyla oynanmış bir kişi gelmiş. Adeta çocuğunuzla siz yabancı olmuşsunuz. Şayet bir çıkış, bir çözüm bulunmazsa varılacak son hüsran oluyor genellikle bu tür vakalarda.
Sabırlı okmak, arkadaş olmak, dost olmak, hepsinden önemlisi anlamaya çalışmak en azından problemin farkına varmak bu deli dönem için çok önemlidir.Evde sahip çıkılmayan, anlaşılmayan, kendini yalnız ve değersiz gören çocuklar ya da genç adayları  kendine değer veren kişi veya gruplarda kendilerine yer ararlar. İyi ya da kötü mutlaka birini bulurlar.


Sürekli olarak vurguladığımız gibi kainat boşluk kabul etmez. Boş bırakılan yeri iyi ya da kötülüğüne bakmadan birileri doldurur. Çocuklarımıza sahip çıkmadığımızda onlara kötü emelleri için sahip çıkacak bir sürü kanı bozuk, ahlaksız, vatan haini, emperyalist vampir bekliyor dışarıda.
Çoğu zaman maddeten varlık sahibi olmak, maddi olanaklarda sınırsız olmak çözüm getireceği düşüncesi yanılgılara düşürüyor insanı. Herşeyin parayla, maddi refahla hal olacağını düşünen ve bu uğurda sınır tanımayan velilerin sorun yaşaması sözlerimizin tek başına maddi varlıklarla ilişkili olmadığını gösteriyor.
Kıllarına bir şey gelse gök kubbeyi yere indireceğimiz çocuklarımız için bırakın gök kubbeyi yere indirmeyi onlarla bir olalım, onları anlamaya çalışalım, muhtemel tehlikelere karşı hep teyakkuzda olalım. Sabırla, sevgiyle, iknayla güzellikle çocuklarımızın ve neslimizin elimizden gitmesine mani olalım. Yarın çok geç olabilir. Ne yapacaksak bugün yapalım. Yarın eyvah para etmeden lütfen sokağın ve kötülerin insafsızlığına bırakmayalım çocuklarımızı.
YORUM EKLE

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21