ÇAYKUR"yeşil altın" satıyor

 Vatandaşın seçim zamanı ile geçim zamanını ayrı tutan anlayış bu ülkede değer buldukça bu millet kişisel hezeyanlardan kurtulamayacaktır. ÇAYKUR bu ülkenin önemli bir kurumudur. En azından öyle olmalıdır. Kendini konumlandırdığı yer günübirlik siyasi kaygılara göre olmamalıdır. Olduğunda işte son zamanlarda yaşanan mağduriyetler meydana geliyor. Tabi ki siyasete bağlı çalışacak ama siyasetçiden daha siyasetçi olmayacak. Halka eza ve cefa verecek kim olursa olsun karşısında olmak; halka rahat ve huzur veren kim olursa olsun yanında olmak erdemli olmaktır.


Birileri ÇAYKUR'u manipüle mi ediyor diye düşünmeden edimiyor vatandaş?ÇAYKUR  galiba bu sene seçim olmadığı için garip uygulamalar deniyor. 1. sürgün çayda uyguladığı çay yokken randevülü çay alım sistemiyle vatandaş çayını satamayarak mağdur olmuş. Fabrikada çay yok vatandaşta çay var çay vatandaşın elinde satamadığı için vatandaş çayını özel sektöre satmak zorunda kalmış.  ÇAYKUR bir şeyler yapmaya çalışıyor ama ne yapmaya çalışıyor tam olarak karar verememiş bir görüntü oluştu vatandaşın kafasında. Kafa karışıklığıyla yeni fikirler geliştirmenin sancısını yaşayan ÇAYKUR yeni bir uygulamaya imza atmış bulunuyor. "Peçeteyle Kurut, Yeşil Altın Terazisinde Tart" uygulaması.

ÇAYKUR önce kendi çay kayıplarını önlesin


Islak çayın gerçek değerini bulmak için geliştirilen yöntemle çaylar artık alınıp peçeteye sarılıp bezlenecek, kurutulacak sonra da çayın "gerçek kilosu" bulunacak. Böylece sözümona vatandaş haram yememiş olacak. ÇAYKUR da çay kaçaklarını önlemiş olacak. Böylece ÇAYKUR "adaleti" sağlamış olacak. Burada ÇAYKUR önce yapması gereken şey kendi elemanlarının neden olduğu çay kayıplarını önlemsidir. Experinden, işçisinden, çayı taşıyanına kadar bütün ilintili kişiler çayın kayıplarında önemli etkiye sahipken işi getirip müstahsile yüklemek kolaycılık oluyor. Tabi ki art niyetli üreticilerin aldatmacaları savunulamaz. Ancak bazı art niyetliler için bütünü bu şekilde 70'lerin ekmek kuruğuna dizer gibi vatandaşı  peçete sarma kuyruğuna dikmenin anlamı yok. Çay alım yerinde düzgün havalandırılmadığı için yakılan çayların, alımevlerinde bekletilip kurutulan çayların, yükleme ekiplerince toplanmayan çayların, kamyonlarda taşırken dökülen çayların hesabını sormayan, bunu bitiremeyen bir ÇAYKUR'un çay kayıpları konusunda "adalet havarisi" kesilmesini vatandaş anlayamayacaktır.


Özel sektör aynı bildiğiniz gibi hep kendine yontuyor


1. sürgün çayın bazı bölgelerde yandığı için rekolte düşük oldu. Bu  nedenle bazı "büyük" özel firmalar fiyatı geçen senenin de altında tutması hasebiyle alım planlarının altında çay aldılar. Daha küçük firmalar sözümona "büyük" firmalardan daha  yüksek fiyat ödediği için planlarına uygun çay aldılar. 2. sürgünde ise iklim şartlarının iyi gitmesi nedeniyle çay rekoltesi son yılların en iyi sezonlarından birini yaşatacak gibi görünüyor. Bunu gören sözümona büyük özel firmalar aralarında anlaşmış gibi fiyatları azıcık bir yükseltmeyle girdiler. Küçük firmalar ise önceki sürgünde hesaplarından fazla çay aldıkları için 1. sürgünün  altında fiyatla çay  almaya başladı. Ramazan nedeniyle tam bir yoğunluk yaşanmasa da  bayram sonrası önemli bir yoğunluk yaşanacak. ÇAYKUR kontenjan uygulayacak, özel sektör de hemen fiyat kıracak. ÇAYKUR da vatandaşın mağdur olmasını seyredecek. Bu alışılmış senaryo çay müstahsilinin değişmez kaderi oldu zamana kadar bundan sonra da değimeyeceğe benziyor.


İşin doğrusu herkes iyi niyetli olursa problem gibi görünen şeyler çok rahat çözülür aslında. Üretici işin kolayına kaçmayacak. Çayının kalitesinden önce kendisi ödün vermeyecek. Islak çayını kuruymuş gibi yutturmayacak ya da kuru havada çayını ıslatarak satmayacak.Bunun milli bir servet olduğunun farkında olarak çay kayıplarının önlenmesinde üretici yardımcı olacak. ÇAYKUR ise önce kendi öz eleştirisini yapacak. Kendinden kaynaklanan kayıpların önüne geçmeli ondan sonra böyle apsürt kuru temizleme işiyle uğraşmalıdır. Çayevlerinde yaşanacak muhtemel kargaşa ve tasvip edilmeyecek olayların önüne geçmek için "Çay Kuru Temizleme İşi" ile "Yeşil Altın Tartma" işlemine son vermelidir. Birileri İmdat Beyi sabote mi ediyor diye düşünmeden edemiyor değilim bu saçma uygulamadan dolayı.
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehluk
Mehluk - 5 yıl Önce

Çaykur Genel Müdürünün altı tane Çay Fabrikası olduğu söyleniyor. Ben demiyom öyle diyolar.

İhsan Saraş
İhsan Saraş - 5 yıl Önce

İzzet Bey! tespitleriniz de son derece haklısınız. Hassas tardı konusunda iki ihtimal var. Bir bütün çay üreticilerini topyekun hırsız ilan edip, zan altına sokmak. ikincisi hassas tardıları satın alarak birilerini zengin etmek.

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21