ÇAYKUR insafsıza fırsat mı verecek?

Mevsim şartları doğal olarak genel yaşantımızı etkiliyor. Yağmur;Karadeniz Bölgesi hava şartları içinde en çok görmeye alışık olduğumuz hava olayıdır. Yağdığına değil yağmadığına şaşarız. Bu sene biraz istatistiklerde oynama mı oldu ne? Ama her şey kendi şartlarını oluşturur. Bölgemizin en önemli geçim kaynağı olan çay için bu tür hava şartları istenilir. Bu sene itibariyle birinci sürgünde yaşanan iklim şartları ikinci sürgünde devam ettiği için çay biraz gecikti ama buna karşın çayın rekoltesi yüksek oldu.

 

Birinci sürgün çay için diyebiliriz ki bu zamana kadar rekoltesi en yüksek dönemlerden olmuştur. Bu şartlar altında sektörün önde gelen aktörleri yüksek oranda çay aldılar. Birinci sürgün çayın kalitesinin yüksek olmasından dolayı özel sektör  çay alma konusunda adeta birbiriyle  yarıştılar. Üstelik yüksek fiyatla  da çay aldılar. ÇAYKUR  da rekoltenin yüksek olmasını gerekçe göstererek kotaları yükseltti. Tabi ki bu durum müstahsilin işini kolaylaştırdı. Süreç uzun geçse de yüksek fiyata çay satmanın keyfini yaşadı üretici. Son birkaç yıldır dışarıdan ülkeye giren kaçak çayın engellenmesi de yerli sanayicinin yerli çayı alması konusunda işini kolaylaştırdı.

 

Şimdi ikinci sürgün başladı. Üretici, birinci sürgünde her türlü şartlar kendi lehinde olduğu için çok büyük sıkıntılar yaşamadı. Bunda en önemli paylardan birisi de milletvekilliği genel seçimlerinin olmasıydı. ÇAYKUR bu dönemi yumuşak tavırlarla üretici lehinde kullandı. Süre konusunda  sıkıntı yaşanmamasının garantisini vermekle birlikte kotaları da artırdı. Görünen o ki birinci sürgün şartlarını üretici arayacak. Şayet ÇAYKUR üreticiyi özel sektörün eline bırakırsa özel sektör de; dünden uygulamalarını bildiğimizden, üreticiyi mağdur edecek. Madem rekolte yüksekliğinden kota artırılabiliyor öyleyse bu sürgün de çay fazla olacağı tahmin ediliyor, kotayı artırmalı ÇAYKUR; yoksa milletin düşündüğü gibi birinci sürgünde yapılanların seçim yatırımı olduğu kabul edilecektir.

 

Bayram öncesi ikinci sürgünün başlaması kademeli bir sezon geçireceğimizi gösteriyor. Kademeli kesilen çay hem üretici için hem de sanayici için kolaylık olacaktır. Çayın kalitesinde önemli katkı sunacak kademeli çay toplama işi için herkes elinden geleni yapmalıdır.  Hızlı kesip izdiham oluşturup çayın kalitesini düşürmenin uzun vadede kimseye karı olmaz.

 

Son olarak şunu söylemek isterim ki ; çay sektörünün içinde olan herkes iyi niyetli olursa hem çayın kalitesi artar hem herkes kazanır hem de çok büyük sıkıntılar yaşanmaz. Önceki sürgünde üreticinin eli güçlü olduğu için üretici çayını her yerde yüksek fiyata satmanın rahatlığını yaşadı. Şimdi özel sektör yüksek fiyatla aldığı çayın maliyetini düşürmenin derdine düşmüş. Yüksek fiyatla çay alımıyla beklenenin üstünde çay aldığı için bu sürgünde hem fiyatı düşürecek hem de üreticiyi sıkıştıracağa benziyor. Üstelik daha şimdiden peşin alımlarda hem fiyatı düşürdü hem de adı peşin olan alımın vadesini uzattı. Devlet fiyatına olan seçenekte 1/3 kuru çay alma zorunluluğu getirerek adeta tek seçeneğe mecbur bırakılıyor vatandaş. Yani güçlü olan gücünü kendi çıkarı için kullanıyor.

Hep dediğimiz gibi bu işin temel belirleyicisi ÇAYKUR’dur. Birinci sürgündeki gibi en azından kota silahını kullanırsa önemli bir denge sağlanmış olacak. Bir kez daha söylüyoruz ki vatandaş odaklı iş görülmek isteniyorsa seçim dönemlerindeki tavırla sonraki dönemler arasındaki tavır arasında çok farklı olmamalıdır. ÇAYKUR Üreticiyi insafsızların insafına bırakacak kadar insafsızlık yapmamalıdır.Bakalım ÇAYKUR insafsıza fırsat mı verecek yoksa sorumluluğunun gereğini mi yapacak?