Tarım Bakanı Sayın Mehdi Eker Yaş Çay alım fiyatını açıkladı:1,22 TL. Fiyatı duyunca hiç şaşırmadım doğrusu.
6 aydır maaş zammı alamayan bir öğretmen olarak, şu an toplu görüşme masasında bizlere %3+%3 zam öneren bir hükümetin, çaya da 22 kuruş gibi büyük bir (!) zam yapması gayet normaldir.
Geçen sene çay fiyatları açıklandığında tepki verildi mi? Hayır. Geçen sene kota uygulaması vardı tepki verdik mi? Hayır. Bu sene de tepki vermeyeceğiz yine hükümet bildiğini okuyacak.
Burada mesele Ak Partiye muhalefet etmek değil. Bizler hakkımız olanı istiyoruz. Bizler ülkenin büyümesinden bize düşen payı istiyoruz. Biz hakkımızdan fazlasını istemiyoruz. Bu sebeple verilen fiyata tepki vermeliyiz. “Fiyatı açıkladık hayırlı olsun” demekle olmamalı, Çay üreticilerinin ne zahmetlerle bu işi yaptığını bilmeyen, çayın toplanması için yapılan masrafların ne kadar olduğunu bilmeyen bir bakan her sene ilimize gelip fiyatı açıklayıp, hayırlı olsun demesiyle bitmemeli. Bu durum üreticilere hakarettir.
Bakanımız bu işin nasıl ne zahmetle yapıldığını bilmeyebilir. Çay kur Genel Müdürü, Bürokratlarımız da mı bilmiyor. Onlar da mı hiç iktisat, maliye okumadılar. Onlarda mı bizleri düşünmüyor yoksa. O makamlara gelince, geldikleri yerleri mi unutuyorlar. Onları oralara getiren bu halkın sorunlarını, niçin çözmek için makamlarını kullanmıyorlar. İşte bunu anlamakta zorlanıyorum.
Tepki vermedikçe bu büyük zam oranlarını duymaya devam edeceğiz. Bizler tepki vermedikçe bir gecede %300 milletvekillerine zam veren bu vekiller, bir gecede kendilerine kıyak emeklilik çıkaran hükümetimiz, bizleri unutmaya devam edecektir. Milletin vekili olduğunu unutan sayın vekiller, kendilerine geldiğinde kesenin ağzını açıp, asıl olan millete gelince “kriz olur, Yunanistan’a döneriz” diyerek keseyi sımsıkı kapatıyorlar ne hikmetse.
Unutmak ihanettir. Bu verilen büyük zammı unutmayacağız. Milletle, üreticiyle, emekçiyle, memura dalga geçer gibi zam verenlere sessiz kalmayacağız. Bizler memurlar olarak hakkımızı almak için Çarşamba günü alanlarda olacağız. Bizler kimseden dilenci gibi para istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz, ülkemizin büyümesinden bize düşeni istiyoruz. Bizler insan gibi yaşayacak bir ücret istiyoruz.
Bunun için de ülke genelinde Çarşamba günü alanlarda olacağız. Bu işlerin yaptım oldu anlayışıyla olmadığını, bu ülkede insan yetiştirme gibi en önemli görevi yapan eğitimcilerin hak ettiğini alması için haykıracağız.
Ülkeyi yönetenlerin, ülkenin aslını unutmaması, hakkını adil bir şekilde vermesi dileğiyle.