Camilerin Hayatımızdaki Yeri

“Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır. Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.” (Tevbe,9/17-18)
 
Cami; "Toplayan, bir araya getiren"   manasına gelen ve "cem'an" mastarından türeyen bir kavramdır. Dini anlamda; belirli bir amaçla insanları bünyesinde toplayan mekâna cami denir. Bu amaç da Allah'a kulluktur. Cami kelimesi, başlangıçta sadece Cuma namazı kılınan "El mescidü'l Câmi" (Cemaati toplayan mescit) tamlamasının kısaltılmış şekli idi. 
 
Camiler dinî ve millî kültürümüzden ayrı düşünemeyeceğimiz değerlerimizin başında gelir. Camilerimiz, çok çeşitli fonksiyonları ifa etmesi bakımından önemli müesseselerimizdendir. Camilerimiz mabet olarak görev yapmanın yanında, birer halk üniversitesi olarak da görev yapmaktadır. Camilerde, müminlere her türlü kötülüklerden uzak durmalarının yanında; her türlü iyilik ve güzellikler, insan sevgisi, vatan, bayrak, ezan, Kur'an sevgisi, ana-babaya, öğretmene, ulu'l-emre... İtaat anlatılır! 
 
Camiler, zengin-fakir, köylü-şehirli, amir-memur, resmi-sivil, yaşlı-genç, siyah-beyaz, yerli-yabancı... Herkesi bünyesinde toplayan mekânlardır. Bir ülkenin, Müslüman ülkesi olmasının mührü ve tapu senetleridir. Camiler; aynı safta omuz omuza, diz dize namaz kıldığımız mabetlerimizdir. Üzüntülerimizi giderdiğimiz, moralimizi müspet anlamda düzelttiğimiz, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik duygularımızı, hoşgörü anlayışımızı güçlendirdiğimiz ve pekiştirdiğimiz yerlerdir. Birbirimize merhamet etmeyi, acıları paylaşmayı, kimsesiz-yoksul, dul ve yetimlere yardım etme duygularını kazandığımız mabetlerdir.
 
Rasulullah (s.a.v)buyurdular ki:"Kim Allah'ın rızasını talep ederek bir mescit inşa ederse, Allah ona cennette bir ev inşa eder."Bir diğer rivayette: "...Allah, onun için, cennette bir mislini inşa eder" buyrulmuştur. (Müslim, Mesacid 24, (I, 378)
 
Günde beş kez okunan ezanlarla birlikte cemaate davet edilen Müslümanlar, beraberce Allah’ın huzuruna çıkmanın, kıyama durmanın, alnını secdeye koymanın hazzını ve huzurunu yaşarlar. Bu suretle her türlü kötü duygu ve düşüncenin esaretinden kendilerini kurtarırlar.
Cami, Müslümanın hayat kaynağıdır. Müslüman oraya devam ettiği müddetçe, huzur ve mutluluk içinde olur. Cami, ezanlarıyla kıyamete kadar bütün insanları kurtuluş ve saadete çağırarak, namazıyla müslümanı Allah'ın katına yükseltecek, hutbesiyle  iyi ve güzele yöneltecek, vaazıyla ilim, ahlâk ve hikmet dersini vermeye devam edecektir. Camiler vatan ve istiklalimizin sembolüdür. Bu kutsal mekânlardan aldığımız ilhamı hayatımıza aksettirelim ki, hem dünyada hem de ahirette mutlu olalım, Allah'ın rahmetine ulaşalım.
 
Bu sebeple camilerle aramızdaki bağları sıcak tutalım. Çocuklarımızı da camilere alıştı­ralım. Onların temiz kalplerine, din, iman, va­tan, bayrak, millet sevgisini yerleştirelim. Mü­minlerden uzak kalan camiler, matem havası­na bürünürler. Onları mahzun bırakmayalım.