Bugün acı Arakan’a yarın sıra kimde?

 Biz  üzerimize düşeni yaparsak karşımızdakinin ne yapacağı çok da önemli olmaz. Dünyada ezilen hep Müslümanlar olurken ezen ise hep İslam düşmaılarının olması ne jkadar büyük kuşatma içinde olduğumuzu anlayabiliyoruz. En son Myanmar’da yaşanan mezalim yeryüzünde İslam Dünyası diye bir dünyanın olmadığını bir kez daha gördük. Sadece Müslümanların dünyasında ise Müslümanların mezalimine duyarlı bir ses kalmadı.

 

Yıllarca bize hoşgörü adına örnek gösterilen Budistlerin ne kadar canavar olduklarını Arakanlı Müslümanlara yaptıklarında gördük. Müslümanları zehirli yılan olarak kabul eden, onları nerede olursa olsun başı ezilmeli diye düşünen bir zihniyet insanlıktan ve hoşgörüden nasibi olamaz. Üstelik Müslümanlar üzerinde ölüm kusanlara Batı dünyası Nobel Barış ödülü tevdi etmiş. Gerçi Batı dünyası için bu garipsenecek bir olay değildir. Ortak düşman Müslüman olduktan sonra yapılanların hiçbir kıymeti harbiyesi bulunmuyor. Düşmanımın düşmanı dostumdur anlayışı tüm Müslüman düşmanlarını birleştiriyor. Dünya efkarı umumiyesi ise üç maymunu oynayarak görmezden geliyor. Müslümanlar ise düşmanlarından merhamet beklemekten başka yapacak bir şeyleri kalmamış.

 

Müslümanlar üzerine düşeni yapıyorlar mı? Sorunun kaynağı kadar sorunun çözümü de burada yatıyor sanırım. Çünkü Müslümanların kardeşlik bağı koptu. Kardeşinin başına gelenden endişelenmez hale gelmiş durumda. Kardeşlik hukuku tesis edilmeden bu yaralar sarılamayacak, bu hastalık her farklı yerde nüksedecektir. Bir vücudunun azaları gibi olma hassasiyetinde olması gereken Müslümanlar adeta tüm vücut hastalıkla kaplanmış. Bu gidişle bu hastalık daha da kangren olup tedavi edilemez hale gelebilir.

 

 

Aslında tüm sorunlar yeryüzünde İslam Dünyasını ya da Müslümanları koruyacak onları her platformda savunup harekete geçirecek bir kurum olmalıdır. Osmanlı’yı yıkanlar aslında sadece Osmanlıyı yıkmadılar tüm İslam Coğrafyasını ifsat ettiler. Ah bu İngiliz kafası var ya bu kafa tüm dünyayı dönüştürdüğü gibi İslam dünyasını da dönüştürdü. İslam dünyasını tarumar etti. Osmanlıyı yıktı, yıkmakla kalmadı Müslümanların bir araya gelmesini engelleyecek hilafet kurumunun ilga edilmesini sağladı. O gün bugün Müslümanlar birbiriyle buluşamaz, aynı yerde buluşamaz oldu.

 

Biz ne yaparsak yapalım yüzyıllarca bayraktarlığını yaptığımız Müslümanlar yine bir heyecan ve kurtuluş Türkiye’den bekliyor. Yüzümüzü ne kadar Batı’ya dönersek dönelim köklerimiz doğuda onu yok sayamayız. Dünya Müslümanlarını Batının karşısında zelil durumdan kurtaracak en önemli güç işlevsel bir mekanizmadır. Adına ister hilafet deyin, ister başka bir şey deyin yeter ki içerisi dolu yaptırım gücü ve karalılığı olsun. Bugün Arakanlı Müslümanlar en bariz kıyıma uğrayan Müslümanlardır. Türkiye dışında çok da büyük tepki veren Müslüman ülke bulunmuyor. Filistin meselesinden tutun da dünyada son zamanlarda Müslümanların birbiriyle savaşır duruma getiren olayların altında yatan temel görüş hilafet kurumu ya da buna muadil bir kuruluş oluşmasıdır. Bunu sağlayamadığımızda daha çok kan ve göz yaşı dökeceğiz Müslümanlar olacağız.

,

Bu gidiş er ya da geç aslına rücu edecektir. Müslümanların üzerinde oynanan oyunlar söylediğimiz gibi büyük ve tek akıldan yönetiliyor. Dünyada bir Müslümanın başına bir şey gelse tüm Müslümanlar buna yardım edecek. Onları kurtarmış olacaktır

 

 

 

 

  

YORUM EKLE

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21