Bu sınavda değişenler

 
     Üniversiteye giriş olarak bildiğimiz sınavın birinci basamak sınavı yapıldı. Malumunuz geçen sene KPSS’ de yapılan bilgi hırsızlığı neticesinde bu seneki LGS’de tedbirler hat safhaya çıkarıldı. Aslında bu gibi yolsuzluklar ülkemizde  her dem seslendirildi. Varlığı bilinen kanıtı ortaya konulmayan bir paradokstu.  Fakat geçen sene bir şekilde belki de birilerinin üzerine yıkabilir miyiz diye ortaya çıkarılmasına vesile oldu. Bu nedenle bu zamana kadar yaşanan sınav yolsuzluklarının da adı konmuş oldu. Geçen sene yaşanan bilgi  hırsızlığı durumu da bir dizi önemli güvenlik tedbirlerinin alınmasına sebep oldu.
 
     Bu kadar genç nüfusa sahip olan bir ülkede alt yapının yeterli ve sistemin adil olmamasından dolayı herkes bu sınavda hakkına razı durumdadır. Geçmişten günümüze değişen en önemli şeylerden biri ailelerin çocuklarına göstermiş olduğu desteğin gözle görülür bir şekilde artmış olmasıdır. Büyük oranda  bütün öğrencilerin velileri çocukların yanındalar. İçeride çocuklar dışarıda velileri ter döktüler. Öğrencilerin gürültüden olumsuz etkilenmemeleri için veli dayanışması da başka bir olumlu gelişme gibi geliyor bana. Yüksek sesle konuşmamaya dikkat etme, okul çevresinde oluşabilecek otomobil gürültüsüne birlikte başkaldırı bu dayanışmaya verilecek bazı örneklerdendir. Devletin yaz saati uygulamasına geçişi bir gün ertelemesi öğrencilere ve ülkenin yarınki geleceğinde söz sahibi olacak gençler için anlamlı bir jest olarak kayıtlara geçti. Ezan hepimizin ortak değeridir. Buna karşı gösterilecek her türlü kasti tutuma ilk ben karşı çıkarım. Ancak bunca tedbirlerin alındığı sınavda; sınavın yapıldığı okullara yakın yerlerdeki camiler biraz daha hassas olabilirdi.Hem çok yüksek ses hem de 5–6 dakikalık bir öğlen ezanı öğrencilerin konsantresini biraz da olsun bozmuştur. Demek ki diyanetle de planlamada bazı şeyler paylaşılmalıdır.
 
     Bu sınavın en iyi tarafı başörtüsü sıkıntısının yaşanmamış olmasıdır. Her ne kadar Ankara’da bazı işgüzarların bu konuda kendine vazife çıkarmasını saymazsak bu manada sorunsuz bir sınav yaşandı. Önceki uygulamaları çok iyi biliyoruz. Daha üniversitenin kampusuna adım attığınızda cadı avına çıkmış özel güvenlikçiler kene gibi yapışırlardı ensenize. Korku imparatorluğunun yaşandığı o günlerden çıkalı çok fazla bir zaman olmadı. Sanki müstemleke memleketindeymiş gibi davranılıyordu öğrencilere. Çok şükür ki o karanlık dönem geride kaldı. Umarız bir daha o günler geri gelmez.   
      
     İnsan haklarıyla bağdaşmayan bu gibi uygulamaların ülkeye maliyeti çok büyük olmuştur. Ülkenin kalkmasından rahatsız olan ancak ideolojik taassup içindeki bir grup var. Bunların dışında bu tür özgürlükten rahatsız olan yoktur. Çünkü bu gibi özgürlük kısıtlamaları, toplumu ayrıştırıcı yasaklar ülkenin enerjisini heba ettiğini herkes görmüş durumdadır. Herkes birbirinin farklılığını kabul ederek, bu farklılığı dayatmadan bir hoşgörü içerisinde daha huzurlu, gelişmiş ve müreffeh bir ülke haline geleceğimiz aşikârdır. Bu işin içindekiler için bu tür bir sıkıntı olmamıştır. 
 
     Son olarak şunu söylemek istiyorum. Bu güzel değişim, ülkenin önünü açacaktır. Bu rahatlama bir rüzgâr olarak görülmemeli, sağlam bir temele oturtulmalıdır. Eğer kişisel bir durum haline getirilirse geçmişte yaşanan sıkıntılar aynen tekrar yaşanır. Böylece bir ileri bir geri gidip dururuz. Aynı kısır döngü içerisinde debelenerek vakit kaybedip yönetilen, rol biçilen ülke olmaya devam ederiz. Beklentilerimizi daima insan haklarından, adalet ve eşitlikten yana kullanmalıyız. Haklılık mücadelesinde hakkı kaybolanların yanında yer alınmalıdır. Hangi cenahtan olursa olsun hak arayanın ve haklını yanında yer alma erdemini göstermeliyiz. Genel olarak bu sınav iyi sinyaller verdi. Umalım bu ilerisi için büyük bir umut kapısı açar.