Geçen hafta Samsun’da yaşanan sel olayı, bizlere acı olayları bir kez daha hatırlattı. Hemen her yaz aşırı yağışları bizleri de fazlasıyla mağdur etmektedir.
Yaşımızın çok müsait olmaması nedeniyle çok eski afetleri hatırlama şansımız yok. Ancak 2000’li yıllardan itibaren yaşananlara baktığımızda deprem nasıl Türkiye’nin ve özellikle de İstanbul’un bir gerçeği ise sel ve heyelanlar da bizim yaşam gerçeğimizdir.
Samsun’da yaşanan afetin ardından yine TV ekranlarından çok sayıda eleştirilere tanık olduk. 12 canın verildiği sel de araçlarında sele kapılıp hayatlarını kaybedenler ve gecekondularında hayatlarını kaybedenler yok sayılarak TOKİ konutlarının bodrum katlarındaki kapıcı dairelerinde hayatlarını kaybedenler hep gündemde tutuldu.
Burara yaşanan ölümler üzerinden Türkiye’nin gerçekten en önemli kurumlarından biri olan TOKİ’ye ağır eleştiriler yapılmaya başlandı. Elbette eleştirilerin arkasındaki nedenleri keşfetmek çok zor bir iş değil. İnşaat sektörünün adeta dengesi olan TOKİ, çok sayıda firmayı rahatsız etmeye devam ediyor.
Van depreminin ardından Of Belediyesi’nin yardımlarını götüren konvoyla birlikte biz de Van’a gitmiştik. Van ve Erciş yerle bir olduğu depremde TOKİ konutlarında sıva çatlağına dahi rastlamamıştık. TOKİ’nin notunu işte o zaman vermiştim.
Samsun’da yaşanan ise farklı bir durum. Yani İnşaat noktasında bir sorun yok. Sorun mantıkta. Sel sularının bodrum katlarına dolması sonucu birkaç vatandaşımız hayatını kaybetti. Elbette bu büyük bir sorundur. Ancak bu sorununun büyüklüğünü anlatabilmek için TOKİ’yi yıkmaya gerek yok.
Bodrum ve zemin katlarında yaşama izin verilmesidir sorun olan. Bundan ders çıkartarak bu yanlışlığı düzeltmek gerekir.
TOKİ tarafından Of’ta da 240 konutluk bir proje yapılır. Geçen yıl Mayıs ayında başlanan inşaatlar tamamlandı. Yakında hak sahiplerine teslim edilecekler. Ancak Samsun’da yaşanan musibetten ders çıkartarak Of’ta da aynı durumun yaşanmaması için bazı uyarılar yapmak boynumuzun borcudur.
Of’taki konutlar da hemen dere yatağının kenarına yapılmıştır. Allah göstermesin yarın bir gün Solaklı deresinin taşması sonucu yaşanacak muhtemel bir selde olacakları tahmin etmek zor olmasa gerek.
Bugün TV’lerde ahkam kesenler o zamanda çıkıp aynı şeyleri söyleyecekler. “TOKİ dere yatağına konut yaptı, dere taştı ve bu sıkıntılar yaşandı” diyecekler. Derenin her iki yanına yapılan onlarca apartmanı görmeden TOKİ’ye eleştiri yapmaya başlayacaklar.
Ömerağa Bulvarı’ndan dere tarafında kalan tüm konutlar dere yatağına yapılmıştır. Of’un en merkezi yeri olan Barbaros Caddesi’nin dere yatağında kalan binaların yapılışını ben bile hatırlıyorum. Kalyon tarafını ise anlatmaya gerek yok. Ana yol ile dere tarafında kalan apartmanların hangisi dere yatağında değildir.
Sorun elbette vardır. Ancak sorunu vatandaş yapınca sorun olmuyor, devlet yapınca sorun oluyor.
Şimdi diyeceksiniz ki devlet müsaade etmeseydi. Devletten müsaade alan kim? Vatandaş kafasına göre istediği yere istediği apartmanı dikiyor. Müdahale etmeye kalktığınızda yer benim, para benim diyor. Sonra bir afet ve bir heyelan yaşandığında başlıyoruz devlete sövmeye…
Fazla uzatmayalım ve TOKİ konutları için alınması gereken önlemlere değinelim. TOKİ Samsun’da yaşanan olayın ardından bodrum katlarındaki kapıcı dairelerinden vazgeçeceğini açıkladı. Bence bu yetmez. Zemin katlarda da ikamet kaldırılmalı. Zemin katlarının sosyal alanlar olarak planlanması gerekir. Çocuk oyun salonları, spor salonları, toplantı ve sohbet etme alanları yapılabilir.
Ancak en önemli sorun Solaklı Dere yatağıdır. Yatağın çok acilen güvenli hale getirilmelidir. Sanayi Köprüsünden Of tarafının istinat duvarları DSİ tarafından önceki yıllarda yapılmıştı. Kalyon tarafında da tahkimat yapılmıştı. Ancak Köprüden yukarısın her iki tarafında da ne duvar var ne de tahkimat var. Sanayi Köprüsü ile Üniversitenin karşısındaki Yemişalan Köprüsü arasındaki yatağın her iki tarafının acilen istinat duvarları veya tahkimatının yapılması gerekir. Gerçi Üniversite tarafında yeni yol yapımı nedeniyle duvarların büyük kısmı yapıldı. Ancak karşı tarafın duvarlarının acilen yapılması gerekir.