Öncelikli olarak baştan belirtmeliyim ki futbol defterini 2011 yılında kapattık biz. 2011 yılındaki şampiyonluk yarışındaki aleni bir şekilde ayak oyunlarıyla FB’nin şampiyon yapılıp TS’nin şampiyonluğunun çalınmasının hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya konmasıyla futbol üzerinde bilinen şüphelerin şüphesiz hale gelmesiyle kapattık biz o defteri. Bu şehrin onuruyla, gururuyla, alın teriyle oynayanlar var oldukça sonuç değişmeyecektir. Sonucu belli, hep korunan ve kollanan birileri oldukça aptal yerine konup hiçbir şey yokmuş gibi davranamayız.
Birileri güya futbola adalet getirme adına Video Hakem Uygulaması (VAR) sistemini getirmiş ülkemize. Bu sayede adalet gelecekmiş Türk futboluna. Dün mağdur olanlar hakem hatalarından dert yanıyorlardı. Bu hakem hataları insani hatalar değil kasti hatalardı zaten. Bugün teknoloji hataları tespit ediyor yine ekranın başında bulunan hakem göz göre göre yanlış karar veriyor. Video çekimlerinin başına insaniliğini kaybetmiş hakemlerin yerine bugün dünyada sık sık konuşulan yapay zekalı robotlar mı getirsek? Ben inanıyorum ki bu daha adaletli olur.
Bütün bu izahatlardan bu hafta oynanan Trabzonspor Fenerbahçe arasındaki müsabakaya gelmek istiyorum. Bunun tek sebebi bu kadar orantısız sevinmektir. Bunca travmalar yaşayan, haksızlığa uğrayan bu şehir bir FB galibiyetiyle böyle seviniyorsa burada sosyolojik olarak incelenmesi gereken büyük bir vaka var demektir. Bir galibiyet o şehrin tüm sorunlarına sünger çekebiliyorsa ülkeyi yönetenler bu şehre en azından futbol üzerinden haksızlığı bırakmalıdır. Çünkü Trabzon sadece bir şehir değildir. Trabzon bir duygudur, Trabzon bir duruştur, Trabzon bir karşı koyuştur. Kısacası Trabzon bağımsızlık yolunda yılmaz bir kaledir. Trabzon üzerinde oynanacak oyunlar ülkenin bekasına zarar verir. Trabzonlu kendine ayrıcalık tanınmasını istemez. Sadece tek istediği eşitlik ve adalettir.
Fenere karşı kazanılabilecek farklı galibiyete rağmen bir farklı galibiyet aslında FB’nin TS üzerinde büyük bir psikolojik üstünlük ve baskı kurduğunu gösteriyor. Şayet ele geçen fırsatlar değerlendirilseydi, farklı skor yakalansaydı belki psikolojik bir eşik aşılırdı Fenere karşı. Ama olmadı. Bu korku bundan sonra da devam edeceğe benziyor. Haber yorumlarından anladığımız kadarıyla böyle üstün bir futbol herkesin takdirini kazanmış, futbol otoritelerinden tam not almış. Lakin bu haftanın değerini önümüzdeki Kayseri maçındaki futbol ve sonuç belirleyecektir diye düşünüyorum. Bu yılki Galatasaray maçındaki iyi oyun ve galibiyet sonrası çöküş bu haftanın pek de farklı olmayacağını işaret ediyor.
Türkiye’de ilginç şeyler yaşanmaya devam ediyor. Elbette ki oynadıkları futbol olarak Başakşehir ve Kasımpaşa ligin ilk ikisinde olması Türk Futbolu adına kağıt üzerinde mutlu olunacak bir durum olsa gerekir. İlginçtir ki VAR’dan olumsuz olarak çok da etkilenmeyen takımlar olarak bu duruma en çok mutlu olan takımlar olmalılar. Sessiz sedasız acaba Başakşehir’e yol mu veriliyor? Gerçi Başakşehir’in hiç de “kollayanı” yok ki.
Bir çiçekle bahar gelmez demiş eskiler. Trabzonspor da bir galibiyetle deliler gibi sevinerek kendini küçültmemelidir. Bu rakibini büyütmek, kendini küçültmek demektir. Eğer büyük takımsanız zaten yenmeniz çok da sürpriz görülmemelidir. Tarihine dön ve eski ihtişamlı günleri an Trabzon.