Azim ve Sebat: Müminin İstikamet Yolculuğu

Tevekkül, Sabır ve Kararlılıkla Hedefe Yürümek

Hayat bir yolculuktur. Bu yolculukta kimi yorulur, kimi vazgeçer; kimi ise azmi, sabrı ve sebatıyla yoluna devam eder.

Mümini farklı kılan da budur: Zorluk karşısında yılmamak, hayırlı bir yolda vazgeçmemek ve istikametini korumak.

Rabbimiz şöyle buyurur:

“Bir işe karar verdiğin zaman artık Allah’a tevekkül et.” (Âl-i İmrân, 3/159)

Demek ki önce karar vermek ve gayret etmek, ardından Allah’a tevekkül etmek gerekir. Tevekkül, çalışmadan beklemek değil; kulun elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakmasıdır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Faydalı olana yönel, Allah’tan yardım dile ve acizlik gösterme.” (Müslim, Kader, 34)

Müminin yolunu kesen iki büyük engel vardır: Tembellik ve ümitsizlik. Tembellik adımı durdurur, ümitsizlik ise insanı yoldan döndürür. Oysa mümin bilir ki Allah’ın rahmeti geniştir ve Allah sabredenlerle beraberdir. (Bakara, 2/153)

Hayatta her şey bir anda gerçekleşmez. Güzel bir alışkanlık kazanmak, ibadette istikrar sağlamak, ilim öğrenmek veya bir hedefe ulaşmak zaman ister.

Bu sebeple büyük adımlar atamıyorsak küçük adımlarla yürüyelim; fakat yürümeyi bırakmayalım.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allah katında en sevimli amellerin az da olsa devamlı olanlar olduğunu bildirmiştir. (Buhârî, Îmân, 32; Müslim, Müsâfirîn, 216)

Unutmayalım:

Azim yola çıkarır, sabır yürütür, sebat menzile ulaştırır.

Öyleyse bugün kendimize söz verelim: Hayırlı bir işe başladıysak ilk zorlukta vazgeçmeyeceğiz. Yorulsak da dinleneceğiz; fakat yolumuzu terk etmeyeceğiz.

Çünkü mümin için mesele hiç düşmemek değil, her düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmektir.

Allah’ım! Bize azim, sabır ve sebat nasip eyle; başladığımız hayırlı işleri güzelce tamamlamayı ve istikamet üzere yaşamayı lütfeyle. Âmin.

Allah'a emanet olunuz.

Selâmetle kalınız...

İbrahim Noğman

22 Şevval 1447/10 Nisan 2026 Cuma