Uzun süre aralarında yaşadığınız,üniversite tahsilini yaptığınız,sık aralıklarla ticari ziyaretlerde bulunduğunuz,arap ülkelerinde olup bitenler hakkında herkes konuşuyor siz susuyorsunuz?diyorlar.Soru haklı gerekçelere dayanıyor aslında.Gazeteciler yazıyor,Ortadoğu uzmanları adı verilen kimseler yorumlar yapıyor,kısaca konuşması gerekenler susuyor,diğerler durmaksızın konuşuyorlar.Hem de öyle bir ortamdan ki evine rahatlıkla yürüyerek giderken, kapımı birileri çalarsa ve çoluk çocuğuma zarar verirse diye endişe duymadan,kahvaltı masasında kuş sütü eksik olmadan siyasiler,gazeteciler,uzmanlar ardı arası kesilmeden konuşuyorlar.
Biz susuyoruz çünkü ölende öldürende Müslüman.Ölmekte öldürülmekte cehennemlik suç.Susmakta öyle.Büyük sınav ve sonucuda belli.Olaylara karışan herkes cehennemlik.Bu fitne demektir.Suriyelinin biri diğerini öldürüken Allahü ekber diyerek fiilini gerçekleştiriyor.Muhalif kanat veya mevcut nizamdan yana tavır alanlar kimler?Öğretmen Esed’in yanında iken, öğrencisi ise karşısında,baba mevcut nizamın yanında yer alırken ,oğlu karşısında ,kardeşin biri Esed’ci, diğeri muhalif kısaca, hiç biri şuurlu biçimde ayrışmamışlar.Şartlar kimini o tarafa, kimini bu tarafa atmış.Taraf olmak ise hiç kimsenin tercihi değilken bölünmüşler.Şimdi baba oğlunu,öğretmen öğrencisini, kardeş, kardeşi öldürüyor.Böyle bir durumda susmak , bana ,haksız yere adam öldüren yanında veya karşısında yer almaktan daha az suç suç gelmektedir.Gerekçem yanlıca budur.
Kaddafi’yi öldüren biri, sonrada önemli bir iş yapmış edası ile saçından kaldırıp Kaddafi’nin cesedi ile poz veren kişiyi , Libya’yı yönetmek üzere iş başına getirmek adına ölenler de zulmen ölmüş, öldürenlerde zulmen adam öldürmüştür.Bir zalimi def ederek ,başka bir zalimi getirmenin gerekçesini ,kurulmuş çakal sofrasına oturmak düşüncesi ile izah etmek de çok zalimce bir bakış olmuştur.Bizler bu müdahaleyi yapmasaydık yeni süreçte etkin olmazdık düşüncesi de zalimcedir.Yani Kaddafi yandaşları eldeki imkanları korumak istiyor,muhalifler yeter ver birazda biz yiyelim diyor,barış istiyoruz deyip aracı olanlar da süreç sonrasını hesaba katarak adım atıyor.Tam da bu noktada susmak konuşmaktan daha az suçtur düşüncem perçinleşiyor.
Rusya, Suriye’de Esed’le yola devam düşüncesini taşırken,Abd ve diğer ülkeler Esed’siz yol haritaları çizdiler.Suriye halkını bu tutumla ateşin içine ve anarşiye ittiler.Suriye halkına bu denli ihtilaflı tutum iç savaşa sebep olabilir denseydi bu sonucu Suriye halkı ister miydi? Düşünce ve konuşma hürriyeti uğruna canından ,malından, namusundan, aklından ve dininden oldular.Öldürerek de, ölerek de cehennemi boylayacaklar.Bizi de susmak zorunda kaldığımız için bir şekilde, suçlarına irademiz dışında ortak ettiler.Hoca efendi, muhalif kadroya camide dua ediyor dolayısı ile ABD’ye, bir diğeri ise Esed ve yandaşlarına dua ediyor.
Konuşmak gümüşse,susmak altındır diyenler bu sözü bu günler için mi söylediler acaba?Konuşurken ya ABD’yi yada Rusya’nın menfaatleri dışında başka bir alternatif bırakmadılar.Bu olaylara karşı konuşmak yerine susmak bir tercih değil bir mecburiyettir.Bir kurtuluş değil, aksine daha az suç işlemektir.Öldüren ya da ölen taraf olmak veya destekçilerinin yanında yer almak yerine, susmak tercihini yaparak az kusur işlemektir.Bu olaylar Türkiye’de 12 Eylül den önceki sağ sol davasına ne kadar da benzer değil mi?Siz konuşmaya devam ediniz!Ben de susmaya…!
Ömer ALÇEP