Anketler ya yanılacak ya değişecek

Türkiye 1 Kasım Pazar günü sandık başına gitmeye hazırlanıyor. 7 Haziran’da yapılan 25.dönem milletvekili genel seçimlerinin ardından yasal süresi içerisinde hükümetin kurulamamasıyla birlikte Türkiye yeniden seçim yapmaya karar vermişti.

Bir anlamda 7 Haziran’ın tekrarı niteliği taşıyan seçimler öncesinde ülke genelinde pek de seçim atmosferi yaşanmıyor. Sadece Of’ta değil bu hareketsizlik, İstanbul başta olmak üzere yurdun hemen hemen tüm bölgelerinde ciddi bir sakin atmosfer var.

Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör olayları ve kaybettiğimiz şehitlerimizin acısını yaşarken Ankara Tren Garı’nda önceki hafta yaşanan patlamann ardından 102 kişi hayatını kaybetti. Acıların birbirine karıştığı ortamda günlük hayat da bir yandan devam ediyor.

Seçimlerin sonucu merakla beklenirken partiler seçim çalışmalarını adeta silah zoruyla yapıyorlar. En ufak bir olayda mitinglerini iptal eden partiler, sürenin bir an evvel geçmesini ister bir havadalar.

Seçim sonuçları üzerine yapılan tahmin ve yorumlarda da her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Anket şirketleri sonuçları 3 aşağı 5 yukarı aynı gösterirken bazı anket sonuçları ise ortaya farklı durumlar koyuyor.

Anketlerde genel itibari ile Ak Parti ve CHP’nin oylarında bir yükseliş söz konusu iken MHP ve HDP’nin oylarında düşüş gösteriliyor. Halkın içerisinde dolaştığımızda çok farklı tepkilerle de karşılaşabiliyoruz.

7 Haziran sonrasında kurulamayan koalisyon hükümetinin bu seçimden sonra da kurulamayacağına inana kişi sayısı hayli fazla. Bazıları seçimlerin sonuçlarının değişmeyeceğini ifadfe ederken kısır döngünün devam edeceğini ifade ediyorlar.

Oysa ben 7 Haziran seçimleri ile 1 Kasım seçimleri arasında ciddi bir farkın olacağına inanıyorum. Çok farklı yönlerden konuyu ele alabilirim ama çok uzun bir analiz yazısı ile sizleri de sıkmak istemiyorum.

7 Haziran seçim ortamını kısaca bir analiz edersek; Ak Parti 2003, 2007 ve 2011 seçimlerinin ardındfan ilk defa Recep Tayyip Erdoğan’sız bir seçime girdi. Her seçimde oyunu arttıran Ak Parti, 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile tavan yaptı.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle partinin başına geçen Davutoğlu, zorlu bir ortamda göreve başladı. Kendisini çok fazla anlatabilme şansı bulamadan partisinin hazır oylarıyla seçime girdi.

Uzun yıllar liderlik koltuğunda oturan Ak Parti’nin yorgunluğu, parti içinde derinde yaşanan çekişmeler, parti vitrininde kendilerini toplumun üzerinde gören partililer, şımaran yöneticiler, özellikle 29 Mart yerel seçimlerinde yapılan aday seçim yanlışları ve son olarak da 7 Haziran’da özellikle doğuda yaşanan aday seçim yanlışları Ak Parti’nin kan kaybetmesinin en büyük etkenleriydi.

CHP’nin yüzde 30 oy alsa bile MHP’nin yüzde 20’lere çıksa bile Ak Parti’nin tek başına iktidarını engelleyemeyeceklerini gören dış ve iç mihraklar, HDP’nin meclise parti olarak girmesi planı üzerinde çalıştılar.

Ak Parti’nin de doğuda buna müsaade etmesiyle HDP, CHP ve Paralellerin oylarıyla allanıp pullanıp meclise sokuldu. Bizlerin seçim öncesinde ta buradan görebildiğimiz sandıklara sahip çıkılmama olayı bu gün daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmış durumda.

Seçimlerin ardından Ak Parti ile koalisyona yanaşmayan MHP’nin tavrının da kendi içinden ciddi eleştiriler aldığını da hesaba katarsak 1 Kasım seçimlerinin çok farklı sonuçlar doğuracağını söylemek güç değil.

Seçmen, Ak Parti’nin 3.döneminde kendilerini kaf dağında gören yönetici ve partililer yüzünden Ak Parti’ye bir ayar vermeyi uygun gördü. Bence seçmenin amacı tek başına olsun ama çok güçlü olmasın demekti. Ancak ayar biraz fazla kaçtı.

Ak Parti ve ülke yaşanan durumdan üzerine düşen payı aldı. 1 Kasım’da seçmen çok daha ince eleyip sık dokuyacaktır. Sırtını pekekeye dayayanlar bu kadar oyu göremeyeceklerdir. Hdp’nin oy oaranının en fazla 11,5-12 bandında olacağını tahmin ediyorum. Chp’nin oy oranı bir miktar artacaktır, ancak 27’yi geçme ihtimali çok zayıf. Küçük partilerin tamamen aradan çıkacağı seçimde MHP oy kaybedecek. 14-15 bandındaki oy oranı ile 3.parti konumlarını korurken ülkücü camiadan bir miktar oyun Ak Parti’ye kayacağını tahmin ediyorum. Ak Parti’nin oyunu 2 puan arttırması ve oy dağılımında yaşanacak çok az farklılıklarla bile tek başına iktidarının yolunu açar.

1 Kasım’a bir gün kala özellikle şunu belirtmekte yarar görüyorum. Şu an açıklanmakta olan anketlerin gerçeği yansıtmadığına inanıyorum. Anketlerin tümümünün maksatlı olduğunu düşünmüyorum ama vatandaş fikrini net bir şekilde beyan etmiyor. Ya anketler son günlerde sonuçları değiştirecek ya da bu seçimde anketler ters köşe olacak.