Allah Teâlâ, Sabrı ve Sabredenleri Sever

Sabır, İmtihan Karşısında Allah’a Güvenle Ayakta Durmaktır

Sabır; dayanmak, kendini tutmak ve sıkıntılar karşısında isyan etmemektir. Mümin için sabır, yalnızca musibetlere katlanmak değil; haramlardan uzak durmak, ibadet ve itaate devam etmek, nimetlere şükretmek ve öfkesine hâkim olmaktır.

Kur’ân-ı Kerîm’de sabır yetmişten fazla yerde zikredilmiş; Allah Teâlâ sabredenleri müjdelemiştir: “Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.” (Zümer, 39/10)

Musibetler karşısında müminin tavrı ise teslimiyet ve sabırdır: “Onlar, başlarına bir musibet gelince, ‘Biz şüphesiz Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz.’ derler.” (Bakara, 2/156)

Sabır, insanın nefsine karşı mücadelesinde de kendisini gösterir. Harama yaklaşmamak, öfkeyi yenmek ve ibadette devamlı olmak sabrın farklı tezahürleridir. Allah Teâlâ, “Öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.” (Âl-i İmrân, 3/134) buyurur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, “Güçlü kimse, güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olandır.” (Buhârî, Edeb, 102) buyurmuştur.

Müminin hayatında sabır ve şükür birbirini tamamlar. Resûlullah (s.a.v.), “Müminin işi gerçekten hayranlık vericidir. Her hâli onun için hayırdır. Sevinecek olsa şükreder, bu onun için hayır olur; başına bir sıkıntı gelse sabreder, bu da onun için hayır olur.” (Müslim, Zühd, 64) buyurarak müminin her hâlini hayra dönüştürebileceğini bildirmiştir.

Hz. Eyyûb (a.s.) ise sabrın en güzel örneklerinden biridir. Ağır imtihanlar karşısında Rabbine bağlılığını korumuş ve Allah Teâlâ onu, “Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.” (Sâd, 38/44) sözleriyle övmüştür.

Öyleyse sabır, çaresizce beklemek değil; Allah’a güvenerek doğru yolda sebat etmektir. Sabreden mümin bilir ki her imtihan geçici, Allah’ın lütfu ise sonsuzdur.

Allah’ım! Bizlere sabr-ı cemîl, musibetlere karşı metanet, nimetlere karşı şükür ve kullukta sebat nasip eyle. Âmin.

Allah’a emanet olunuz.

Selâmetle kalınız.

İbrahim Noğman

04 Zilhicce 1447 - 22 Mayıs 2026 Perşembe