Allah aşkına daha ne istiyorsunuz..?

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yaşanan terör saldırısında 32 vatandaşımızın hayatını kaybetmesinin ardından Türkiye’nin koalisyona kilitlenen gündemi bir anda değişti. Uzun bir süredir oluşturulmaya çalışılan huzur ve güven ortamı yerini terör eylemlerine bıraktı.

 

7 Haziran seçimlerinin ardından 9 Haziran 2015 tarihli gazetemizin manşetinde “90’lı yıllara dönüş” başlığını kullanmıştım. Aradan geçen bir buçuk aylık süreçte manşetin anlamı daha iyi anlaşılmaya başlandı.

 

Seçim sonuçlarının bir partiye tek başına hükümet kurma yeterliliğini vermemesinin ardından koalisyon kelimesi sıkça telaffuz edilmeye başlandı. Meclis başkanlık divanı oluştu, hükümet kurma turları başlamıştı ki Şanlıurfa’dan gelen acı haber Türkiye’nin gündemini bir anda değiştirdi.

 

Çok masum görmesem de Kobani’ye oyuncak ve kitap götürmek üzere yurdun çeşitli bölgelerinden Suruç’ta toplanan guruba canlı bomba saldırısı düzenlendi.

 

Adı; “Irak Şam İslam Devleti” olan ancak İslam’ın asla kabul etmediği adam öldürme suçunu işleyerek sözde bunu İslam adına yapan terör örgütü, 32 ocağa ateş düşürdü. Bu terör saldırısını fırsat bilen dış güçler, Türkiye üzerinde hiç vazgeçmedikleri hain planlarını yeniden devreye soktular.

 

Her fırsatta devlete, güvenlik güçlerine, halkın değerlerine, masum insanlara, ekmek mücadelesi veren savunmasız insanlara karşı acımasızlığını ortaya koyan terör örgütleri ve yandaşları, peş peşe yaptıkları hain saldırılarla askerlerimizi ve polislerimizi şehit etmeye başladılar.

 

Yıllarca boşa akan kanların bir nebze olsun durdurulabilmesi için, çocuklarımızın baba şefkatinden yoksun, yetim olarak büyümemeleri için, çözüm sürecinde sorun çıkmaması için neredeyse çiğ tavuk yemekten bıkmıştık.

 

Çözüm sürecine zeval gelmesin diye her türlü fedakarlığa rağmen, terör örgütü ve uzantıları hemen her fırsatta sokağa dökülerek çirkinliklerine devam ettiler.

 

Ama artık deniz bitti. Canımıza tak dedi. Onca adiliğinize rağmen sırf analar ağlamasın diye yapılan sabırlar artık taştı. Terör örgütlerine karşı başlatılan operasyonlar birilerini çok rahatsız etti.

 

Sözde demokratik mücadelelerini siyasal zemine taşıyan HDP, her fırsatta halkın yanında değil de teröristlere sahip çıkan açıklamalarıyla bardağı taşırdı.

 

Artık yeter diyoruz… Daha ne istiyorsunuz…

 

7,2 ile Van yerle bir oldu. Ahırlarda hayvanlarla bir arada yaşamaktayken TC sizlere bir yılda yeniden bir Van inşa etti. İnsanca yaşayabileceğiniz evlere kavuştunuz…

 

İstanbul’dan 3 günde zor gittiğiniz memleketinize defalarca iş makinelerini yakıp yıkmanıza rağmen TC size havaalanları inşa etti. 3 günde gidemediğiniz memleketinize artık 3 saatte gidebiliyorsunuz…

 

Katırlarla ve eşşeklerle zorla yürüdüğünüz yollarınızı TC bizlerin vergileri ile adam gibi yapmaya kalktı. Siz iş makinelerini, asfalt plentlerini yakıp yıkıyorsunuz…

 

Barakalarda tedavi görmekte olduğunuz hastanelerinizi dünya standartlarına çıkaran TC, dağda, bayırda uzak diyarlarda hastalanan hastalarınızı seri bir şekilde hastanelere ulaştırsın diye milyarlarca para harcayarak satın aldığı ambulansları kurşunluyorsunuz…

 

Biz her ay yüzlerce lira bedel ödediğimiz halde, yağmur yağsa, rüzgar esse, kuş konsa günlerce kesilen elektriği sizler kaçak olarak bedava kullanıyorsunuz…

 

Çöplerinizi dahi toplamaktan aciz belediyeleriniz bırakın emlak vergisi almayı, su parası tahsil etmeyi, devletin verdiği ödenekleri bile teröristlerinizin cenazelerine harcıyor…

 

Hakkariliniz, Bitlisliniz, Diyarbakırlınız memleketimizin her köşesine rahat rahat gidebilecek, her kurumda rahat rahat çalışacak, milletimizden saygı görecek… Sizlerin güvenliği için illerinizde görevlendirilen askerimize, polisimize, doktorumuza, savcımıza kalleşçe pusular kuracaksınız…

 

Söyleyin Allah aşkına ne istiyorsunuz…