Hayatta herkesin önceliği farklıdır. Herkes aynı yolu yürüse de ayı şeyleri yaşamaz yürüdüğü yolda. Dünya hayatını yaşarken yaşadığımız şeyler içerisinde gelip geçici, uçucu olan şeyleri yaşamak bir tercih meselesidir. Elbette ki bu tercihler istikametimizi belirleyecektir.Bu yazı bir dava için yaşayan ve bu uğurda ölümü kendine her an gelebilecek Rabbi’nin emri olduğuna inanan bundan 13 yıl önce elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden Ali Soylu içindir. Önceki senelerde anma törenine katıldığım halde yazmayı düşündüm ama bu sene köyündeki törene katıldım ve yazmak için sanki zamanı geldi diye düşündüm.
Ali Soylu ağabeyi çok yakından tanımıyorsak da hem onun hakkında okuduklarımız hem dostlarından dinlediklerimiz hem de gençliğimizde aynı siyasi davaya inanmamız bakımından azıcık da olsa hakkında malumatımız vardır. Erbakan Hocanın en yakınında olması davası için çalışkanlığını gösteriyordu. Hepimizin bildiği gibi Erbakan Hoca’nın güvenini kazanmak önemliydi o davaya inanalar için. Ali Soylu hırsıyla değil ilahi bir davaya bağlanma aşkıyla işini doğru yaptı. Bu çalışma azmi onu genel merkeze Hoca’nın yanına kadar ulaştırdı. Hoca’nın koruma müdürü oldu. Üniversite gençliği için önemli bir kuruluş olan Milli Gençlik Vakfı Genel başkan yardımcısı oldu.
Hepimizin olmasa da çoğumuzun malumudur Of’ta 1994 yerel seçimlerinden önce yaşanan başkanlık seçimlerini. Bu Of tarihine kazınmış ve asla silinmeyecek kara bir lekedir. Bu bir gözdağıydı gelecek olan siyasilere. Bir korku imparatorluğu oluşturmanın gayreti ile hareket edildi. Ama bu yolda geri adım atılsaydı Of’un talihi çok daha kötü olacaktı. Erbakan Hoca; ‘’Doğuya, güneydoğuya aday gösterirken Of’a aday göstermemek olmazdı’’.diyerek bunun için cesur ve inançlı biri gerekiyordu. Böyle durumlar için bir davaya inanmış ve bunu bir dava olarak görmüş Ali Soylu’ya teklif ile tebliğ karışık Ali Soyluya verildi.
1994 seçimleri Milli Görüşün yerel yönetimlerde iktidara yürüyüş seçimiydi. Erbakan Hoca seçim çalışmaları için il il dolaşırken yanlış hatırlamıyorsam ilçelerde sadece Of’ta miting yapmaya gelmişti. Of’un ne kadar önemli olduğunu bizzat kendisi göstermişti. O miting Of tarihinin en büyük mitingiydi ve bundan sonra da kolay kolay o mitinge ulaşılamayacak gibi geliyor bana. O miting bizatihi Ali Soylu’nun Of Belediye Başkanlığını kazandığının ilk işaretlerini veriyordu. Nitekim o azim ve gayretle çalışıldı. Seçim kazanıldı ama sonuç tescil edilmedi. Anlayacağınız şike yapıldı ama sahaya yansımadı.
Ali Soylu belki kağıt üzerinde kaybetti ama asıl kazanan o oldu. Çünkü o seçimden sonra artık Of’ta şu görüldü ki ne olursa olsun seçimi kazanacak parti sağ partiler olacaktır. Bu yolun açılması bile Of için çok önemli bir adımdır. Türkiye için küçük Of için büyük adımın atılmasına vesile oldu Ali Soylu. Bunlar benim o günlere dair hatıralarımda kalanlar.İşin daha derininde yer alanlar çok daha ileri şeyler söyleyeceklerine eminim.
Son söz olarak şunu söyleyebiliriz. İnandığı gibi yaşayan; yaşadığı gibi inanan dosdoğru bir dava adamıydı Ali Soylu. Bugün hasretini çektiğimiz bulmakta zorlandığımız omurgalı duruş sergileyen bunu hayatının gereği olarak algılayan bir ideal adamıydı. İdealleri için yaşayan bu uğurda ölmeyi görev bilen inançlı bir mümindi.Çok yaşayıp boş bir ömür geçirmektense az yaşayıp dolu ve inanarak yaşamanın daha faydalı ve gönüllerde yer alıcı olduğunu gösterdi bize Ali Soylu Abi. Eşi ve çocuklarıyla hayatını kaybedişinin 13.yılında Allah rahmet diliyorum kendilerine rabbim mekanlarını cennet eylesin. Herkese ardından böyle hayırla anılacak bir hayat yaşatsın Rabbim.