Akyazı umut olur mu?

Her yenilik bir umuttur gelecek için. Umudun son bulmaması için her yeniliğin içindeki heyecan olmalıdır. Bu bağlamda hafta sonu açılışı yapılan Akyazı Şenol Güneş Kompleksi çok önem taşıyor. Fakat unutulmamalıdır ki zihniyet değişmedikçe sonuçlar değişmez. Zihniyet değişimi olmayacaksa kimsenin yarınlardan umutlanmasına gerek yoktur.

 

Ülkemizde  yaşanan ve özellikle spor konusundaki adaletsizlik ve çarpıklık nedeniyle sporun amacı olan  birleştiricilik özelliğinden çok  ayrıştırıcı bir hal almış durumda. Hepimizin önünde yaşanan çirkinlikleri biliyoruz. Sonucun önceden tayin edildiği, kazananın masada belirlendiği bir organizasyonun her şeyiyle ortadayken futbol ve müsabakalara ülke çapında ilgiyi azalttı. O günden bugüne bizim gibi binlerce sporsever bu kumpasın kaldırılmadan sonucun değişmeyeceğine inandığı için ilişkilerimizi kestik. Bu yazı görünüşte bir spor konulu yazı olsa da amacım bu değildir. Amacım ilimize kazandırılan bu güzel spor kompleksi konusunda genel değerlendirme yapmaktır.

 

Akyazı’nın yapılması yılan hikâyesine dönüşmüş sonunda mutlu sonla bitmiş bir projedir. Bu hikayede Trabzonspor’un eski başkanlarından Nuri Albayrak’ın fikri ve büyük çabasını biliyoruz.  Hakeza Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayrak’ın yakından ilgilenmesi ve ziyaretleri herkes biliyor. Hepsinden önemlisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her aşamasını takip ettiği ve onun ilgisiyle tamamlandığı güzel bir spor kompleksine sahip oldu Trabzon. O anlamda açılışa hem spor camiasından hem de siyaset cenahından coşkun katılım oldu. Stadyumun açılışında stadyum dolar mı diye endişe duyanların endişeleri boşa çıktı, üstelik binlerce kişi içeri giremedi. Buna rağmen insanlar genel olarak açılış konusunda içeri giremese de orada bulunmaktan memnundular. Bu tarihi ana şahitlik yapmak istediler.

 

Stadyumu doldurmak için insanları taşıdık ve çok da güzel coşku yaşandı. Lakin, taşıdığımız  insanların evlerine dönmeleri için aynı tedbirlerin düşünülmediğini yaşadıklarımızdan gördük. İnsanların kuru ayazda kaderlerine terk etmek açılışa yakışmadı. Saatlerce sıkışan trafiğe çözüm getirememek ileriye dönük insanların kafalarında soru işaretleri oluşturdu. İnşallah ileride yapılacak büyük organizasyonlar için bu kadar tedbirsizlik yaşanmaz. Gerçi alt yapı tam anlamıyla bitince bu sorunlar yaşanmayacağı öngörülüyor.

 

Trabzonspor taraftarı için bu stadyum neleri değiştireceğini ileride göreceğiz. Şartlar eşit olursa bu stadyum İstanbul saltanatının korkulu rüyası olacağını söyleyebiliriz. Türk futbolunun mantalitesi değişmeyecekse bu stadyumun Trabzonspor için olması çok şey değiştireceğine inanmıyorum. Daha önce de yazdığım gibi Türk futbolu 3 kulüpten büyüktür anlayışı hakim olmayacaksa aynı tas aynı hamam devam edecek süreç. 15 Temmuz süreci de ülkemizin tüm kurumlarındaki oluşturduğu birlik ve beraberlik gerekliliğinin sonucu olarak futbolda adaleti tesis etmek gerekir.

 

Trabzonspor yönetimi de artık gereksiz ve vizyonsuz insanlarla çalışmayı bırakıp takımın tarihine yaraşır bir kadro ve teknik heyetle yoluna devam etmelidir. Trabzonspor’u hedefsiz bırakmak Trabzonspor’u nefessiz bırakmaktır. Takımdan baskıyı alacağım diye takımı öldürmenin ne âlemi var. Bu kafayla 50. yıl da heba olur gider. Yönetim otursun da yaptıklarını bir gözden geçirsin yoksa önümüzdeki sezon da uçup gidiyor farkında değil.