Milli görüşün 1969 yılındaki çalışmasının cılız başladığını görenlerin ,“Bir çiçekle bahar mı olur?” dediğinde , merhum Erbakan’ın “her bahar bir çiçekle başlar” cevabının üzerinden yıllar geçti.Arap ülkelerinde baharın kendiliğinden gelmesi beklenirken, Türkiye’de baharın gelmesi için şartları zorlayan birileri vardı.Baharı bize çok görenlerle mücadele ediyor ,çiçek ekmekle baharın habercisi oluyorlardı.Onlar ekilen çiçekleri solduruyorlar,bu davanın erleri durmaksızın yenilerini bıkmadan usanmadan yeniden dikiyorlardı.
Ak parti kongresini dün coşkulu bir şekilde icra etti.Türkiye’ye yön verecek ve gelecek hazırlayacak kadrolarını belirledi.İnşaallah ülkemize hayırlı uğurlu olur.Bu büyük çalışmaların içerisinde her yapılan işin doğru olması elbette ki ideal olandır.Ancak bu, bazen mümkün olamamaktadır.O halde biz hayra motor,şerre fren olma prensibimizi koruyarak yolumuza devam edeceğiz.Doğruları destekleyip,yanlışlara eleştirilerimizi sürdüreceğiz.
Belki daha fazla vardır ama ilçemizden bizim tanıdıklarımız içerisinde Süleyman Soylu ve Remzi Çakır’ın yönetime girmesi önce Of’umuz sonrada Türkiye’miz için çok faydalı olduğu kanısını taşımaktayım.Bu iki şahsiyeti çok iyi tanıdığımdan bu satırları yazıya dökmek hakkım olsa gerek.Bu güç Bakanlarımız Erdoğan Bayraktar ve Suat Kılıç gücü ile birleşince daha da önem kazanmaktadır.Hayırlı olur inşallah.
Fazilet partisinin kapanmasının ardından partinin bölünmesi bizleri çok üzmüştü.Halbuki “ümmetimin ihtilafı rahmettir” hadisi şerifini bile anlayamadan taraflara bölündük ve çok ağır eleştirilerle birbirimizi suçladık.Belki de bu ihtilafı o gün rahmet gibi okumamak aradan geçen zamana göre bize ve ülkemize fayda da sağlamıştır.Ülkemizi felakete sürükleyenlerin , radikal unsurlar Saadet Partisinde diğerleri ise Ak Partide öyleyse iki tarafın gücü kırıldı bir daha iktidar olamazlar düşüncesi ile çok sert müdahale göstermediler.Ak Parti rahat çalışma imkanı yakaladı.
Şimdi Saadet partisi bunca olup bitenden sonra denebilir ki tarihi misyonunu tamamlamıştır.Bugünkü hali ise hazin verici bir durumdadır.Üst yönetim tabakasında birbirleri ile uğraşan,seviyesizce birbirlerini ,Merhum Hocamızın kemiklerini sızlatacak şekilde tartışmalarla ülkemizin yönetimine talip değil de ,sanki bir köyü yönetemeyecek acziyet içinde olduklarının ispatını yapmışlardır.Gençliğinde yaptığı faydalı icraatları, emekli olduklarından birbirine anlatıp öven adamlar görüntüsü ile bir parti olmaktan çok bir dernek durumuna dönüşmüştür.
Yapılacak iş bellidir. Ya Saadet Partisi içerisinde yetişmiş kaliteli siyasette tecrübeli kişiler elini taşın altına koyarak bu hizmet kervanına katılacaklar,yada bu kısır döngü içerisinde yok olup gidecekler.Şimdi soruyorum Saadet Partisi neyi yapmak istedi de Ak Parti yapmadı?Neyi yaptı da Saadet Partisi olsa yapmazdı ? işte bu sorular önemli.
Elbette ki bu söylediklerimi tatbik etmek kolay değildir.Bu sözleri yazmak tam on iki yılımı almıştır.Bir de bunların söylenmesinden daha çok içsel haline getirme durumu var ki,daha da uzun yıllar alabilir.Her kişinin psikolojik yapısı farklıdır.Bir kişi on dakikada değişebilirken bir başkasının bu değişim on yılını alabilmektedir.Birisi ön yargı ile değişmesi gerektiğini düşünürken,bir diğeri ise , önce icraat sonrada buna göre değişim.İşte işin özü bu!
Ömer ALÇEP
01.10.2012