Toplum fertlerden oluşur. Toplumun iyi ve güzel olabilmesi fertlerin iyi olmasına
bağlıdır. İyi bir kişi olabilmek için bazı üstün özellikler taşımak gerekir. Toplumda
saygın olan kişiler düşünerek hareket eder. Davranışlarını aklıyla kontrol eder. İyi ile
kötüyü birbirinden ayırt eder ve iyi olanı tercih eder.
İyi ve kötü davranışların neler olduğunu bilmemiz gerekir.
Dinimizin yapmamızı istediği bazı ahlaki davranışlar şunlardır:
Arkadaşlık
Yalnız başına yaşamak mümkün değildir. İnsanoğlu her zaman muhtaç bir varlıktır.
İnsan ne kadar güçlü ve varlıklı olursa olsun her an birine muhtaç olabilir.
Hastalık ve sıkıntılı anlarda birilerine ihtiyaç duyarız. Onun için iyi günde de kötü günde de, her zaman dost ve arkadaşlarımız olmalıdır.
Kişiler, yaşamları sürecinde bir çok arkadaş edinirler. Arkadaş seçimi çok önemlidir. İyi arkadaşlar yanında kötü arkadaşlar da olabiliyor. Çok dikkatli olmak lazımdır.
Bir düşünürün dediği gibi, “Arkadaşını söyle,sana kim olduğunu söyleyeyim.”
Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) de şöyle buyurur: ”Mü’min, mü’min
kardeşinin aynasıdır.”(Ebu Davut,edep,49.)
Yine Peygamberimiz başka bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “İnsan sevdiği ile
beraberdir.”(Buhârî, Edeb, 96)
İyi ve örnek davranış sergileyen dürüst ve çalışkan kişilerle arkadaş olmaya
çalışmalıyız. Allah ve Resulünü gerçekten seven kişilerle dost olmalıyız.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar
Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar, şehitler ve iyilerle
beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!” (Nisa suresi 69.ayet)
Her zaman arkadaşlarımıza dikkat etmeliyiz. Arkadaşımızın iki yüzlü ve fesat
olmamasına dikkat etmeliyiz. Arkadaşlarımız bizi kötü şeylere yöneltiyorsa onlardan
uzaklaşmalıyız.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “... Şeytan kime arkadaş olursa, o, ne kötü bir
arkadaştır!.”(Nisa suresi,38.ayet)
Arabuluculuk
Hayatın yoğun bir atmosfer içinde geçtiğini düşünürsek,insanlar stres ve sıkıntılarla
baş edemediği durumlarda yakın çevresindeki kişilere yerli yersiz hareketlerle kırıcı davranışlarda bulunmaktadırlar. Bu durumda dargınlıklar meydana gelmektedir. Küçük gibi görünen bu dargınlıklar daha sonra düşmanlığa dönüşebilmektedir.
Çevremizde gördüğümüz dargınlıkları kaldırarak sevgi ve hoşgörü ortamları
oluşturmalıyız. Bu da bizim toplumsal görevlerimizdendir. Toplumda herkesin barış
ve sevgi içinde yaşaması için hepimizin gayret göstermesi gerekir.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:” Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise
dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin....” (Hucurat suresi,10.ayet)
“O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve
Resûlüne itaat edin..” (Enfal suresi,1.ayet)
"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak sadaka vermeyi yahut iyilik
yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna. Bunları,
Allah'ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz." (Nisa suresi,114.ayet)
Sevgili peygamberimiz müslümanlara arabuluculuk yapmalarını tavsiye etmiştir.
Bir gün Resulullah ashabına: "Size, namaz, oruç ve sadakadan daha üstün bir şey
göstereyim mi?" buyurdu. Onlar: "Evet, ya Resulullah, " dediler. Peygamberimiz de
sözüne devamla: "Arabulmak, barıştırmaktır; Çünkü aranın bozulması saçı kökünden
kazır demiyorum, dini kazır." (Tirmizî, Kıyâme, 56), buyurdu.
Yine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“... Bir müslümanın din kardeşini üç günden fazla terk etmesi (yani dargın durması)
helâl olmaz," (Müslim, Birr ve Sıla, 23)
Başka bir hadislerinde de Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Halkın arasını
düzelten ve bunun için iyilik kasdiyle söz taşıyan ve yine iyilik düşüncesiyle yalan
söyleyen, yalancı değildir." (Buhârî, Sulh, 1).
Evet ,çevremizdeki dargınlıkları gidermek için elimizden geleni esirgemeyelim.
Herkesin dostluk ve kardeşlik içinde yaşaması için gayretli olmaya çalışalım…