Ahlaki Davranışlar-2

Toplum fertlerden oluşur. Toplumun iyi ve güzel olabilmesi fertlerin iyi olmasına

bağlıdır. İyi bir kişi olabilmek için bazı üstün özellikler taşımak gerekir. Toplumda

saygın olan kişiler düşünerek hareket eder. Davranışlarını aklıyla kontrol eder. İyi ile

kötüyü birbirinden ayırt eder ve iyi olanı tercih eder.

İyi ve kötü davranışların neler olduğunu bilmemiz gerekir.

 Dinimizin  yapmamızı istediği bazı ahlaki davranışlar şunlardır:

 

Arkadaşlık

 

Yalnız başına yaşamak mümkün değildir. İnsanoğlu her zaman muhtaç bir varlıktır.

İnsan ne kadar güçlü ve varlıklı olursa olsun her an birine muhtaç olabilir.

 

Hastalık ve sıkıntılı anlarda birilerine ihtiyaç duyarız. Onun için iyi günde de kötü günde de, her zaman dost ve arkadaşlarımız olmalıdır.

 

 Kişiler, yaşamları sürecinde bir çok arkadaş edinirler. Arkadaş seçimi çok önemlidir. İyi arkadaşlar yanında kötü arkadaşlar da olabiliyor. Çok dikkatli olmak lazımdır.

 

Bir düşünürün dediği gibi, “Arkadaşını söyle,sana kim olduğunu söyleyeyim.”

 

Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) de şöyle buyurur: ”Mü’min, mü’min

kardeşinin aynasıdır.”(Ebu Davut,edep,49.)

Yine Peygamberimiz başka bir hadisinde  şöyle buyurmaktadır: “İnsan sevdiği ile

beraberdir.”(Buhârî, Edeb, 96)

 

İyi ve örnek davranış sergileyen dürüst ve çalışkan kişilerle arkadaş olmaya

çalışmalıyız. Allah ve Resulünü gerçekten seven kişilerle dost olmalıyız.

 

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar

Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar, şehitler ve iyilerle

beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!” (Nisa suresi 69.ayet)

 

Her zaman arkadaşlarımıza dikkat etmeliyiz. Arkadaşımızın iki yüzlü ve fesat

olmamasına dikkat etmeliyiz. Arkadaşlarımız bizi kötü şeylere yöneltiyorsa onlardan

uzaklaşmalıyız.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “... Şeytan kime arkadaş olursa, o, ne kötü bir

arkadaştır!.”(Nisa suresi,38.ayet)

 

Arabuluculuk

 

Hayatın yoğun bir atmosfer içinde geçtiğini düşünürsek,insanlar stres ve sıkıntılarla

baş edemediği durumlarda yakın çevresindeki kişilere yerli yersiz hareketlerle kırıcı davranışlarda bulunmaktadırlar. Bu durumda dargınlıklar meydana gelmektedir. Küçük gibi görünen bu dargınlıklar daha sonra düşmanlığa dönüşebilmektedir.

 

Çevremizde gördüğümüz dargınlıkları kaldırarak sevgi ve hoşgörü ortamları

oluşturmalıyız. Bu da bizim toplumsal görevlerimizdendir. Toplumda herkesin barış

ve sevgi içinde yaşaması için hepimizin gayret göstermesi gerekir.

 

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:” Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise

dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin....” (Hucurat suresi,10.ayet)

“O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve

Resûlüne itaat edin..” (Enfal suresi,1.ayet)

"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak sadaka vermeyi yahut iyilik

yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna. Bunları,

Allah'ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz." (Nisa suresi,114.ayet)

 

Sevgili peygamberimiz müslümanlara arabuluculuk yapmalarını tavsiye etmiştir.

Bir gün Resulullah ashabına: "Size, namaz, oruç ve sadakadan daha üstün bir şey

göstereyim mi?" buyurdu. Onlar: "Evet, ya Resulullah, " dediler. Peygamberimiz de

sözüne devamla: "Arabulmak, barıştırmaktır; Çünkü aranın bozulması saçı kökünden

kazır demiyorum, dini kazır." (Tirmizî, Kıyâme, 56), buyurdu.

 

Yine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

“... Bir müslümanın din kardeşini üç günden fazla terk etmesi (yani dargın durması)

helâl olmaz," (Müslim, Birr ve Sıla, 23)

 

Başka bir hadislerinde de Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Halkın arasını

düzelten ve bunun için iyilik kasdiyle söz taşıyan ve yine iyilik düşüncesiyle yalan

söyleyen, yalancı değildir." (Buhârî, Sulh, 1).

 

Evet ,çevremizdeki dargınlıkları gidermek için elimizden geleni esirgemeyelim.

 

Herkesin dostluk ve kardeşlik içinde yaşaması için gayretli olmaya çalışalım…