ADALETLİ DEVLET YÖNETİMİ

"Dünyada belki inançsız yaşayabilirsiniz fakat adaletsiz asla."
NİZAMÜLMÜK
Büyük bilge devlet adamı ve "Selçuklu Devleti'nin" kudretli Veziriazam'ı yeryüzünde ki hakların kuramcısı ve teorisyeni, adaletin sözcüsü NİZAMÜLMÜK bu söz, ile adaletin insan yaşamında ne kadar vazgeçilmez ve temel bir değer olduğunu vurgular.
İnanç kişisel ve bireysel bir tercih olabilir, insanlar farklı inanç sistemlerine sahip olabilirler ya da hiç bir inanca sahip olmayabilirler. Fakat adalet, olgusu bir toplumun düzenli ve huzurlu bir şekilde var olabilmesi için hayati bir gerekliliktir. Türk'ler İslam dairesine girdikten sonra da adil davranışlar sergilen kadim bir millettir.
Adaletin yokluğu, kaos ile birlikte, güvensizlik ve haksızlıkların yaygınlaşmasına yol açar. Bu durumda insanlar, inançları ne olursa olsun yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli olan temel hak ve özgürlüklerinden mahrum kalır. Dolayısıyla bu söz, toplumların ve bireylerin yaşamında adaletin tartışılmaz bir şekilde öncelikli olduğunu ifade eder.
Şeyh EDEBALİ gibi büyük bir mütekkefir ve bilge alim Osmanlı Beyliğinin temelleri atılırken "Osman Gazi'ye" yaptığı nasihatler, bugün ki geldiğimiz durum açısından çok iyi analiz edilmelidir. Türk töresi "Ebed Müddet Devlet" gibi önemli bir misyona hizmet eder. Devlet geleneği olan bir milletin felsefesi kurduğu devletlerin mutlaka ilelebet yaşamasını sağlamak için mücadele eder
Osmanlı Devleti'nin temelinde yatan Türk töresi ve bozkır yaşantısının ahlaki ve yönetsel ilkelerini vurgularken bu hikmetli sözler, kulağa küpe olacak öğütlerdir. Bu nasihatler, liderlik, adalet, tevazu ve "Halka hizmeti Hak'ka" hizmet konularında çok önemli dersler içerir. Yüce dinimiz ve kutsal kitabımız Kur'an'ı Kerim'de bu durumu adaleti emreder. İşte Şeyh EDEBALİ'in Osman Gazi'ye söylediği rivayet edilen bazı nasihatlerden alıntılar:
" Ey Oğul" İnsanlar vardır; şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Unutma ki dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." Burada devlet inşa ederken insan faktörünün önemine değinen bu büyük bilge alim Şeyh EDEBALİ o gün ki nasihatlerinin haklılığını bugün görmekteyiz. Bu söz, adaletli ve insan odaklı bir yönetimin önemini vurgular. Hukuk hak kelimesinin çoğulu haklar anlamına gelmektedir.
Hukuk, devletin yetkili organları tarafından toplumsal ilişkileri düzenlemek amacıyla konulan, maddi yaptırıma bağlanmış olan ve uyulması zorunlu kuralların oluşturduğu sistem olarak tanımlanabilir. Bu uygulamaların dışına çıkanlar, kanunlara karşı gelenler adalet önünde önünde gerekli cezai işlem görürler. Türklerin bozkırda ki yaşantıları incelendiği zaman ne kadar adaletli olduklarını görürüz. Türkler kanunlar yaparak töreli, tüzüklü ve kanunlu olarak adlandırılan büyük bir millettin ve kadim kültünün de sahibidirler.
Özellikle Şeyh EDEBALİ gibi büyük bir bilgenin nasihatine kulak verelim.! "Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül almak sana; suçlamak bize, katlanmak sana; acizlik, hata, kusur bize; hoşgörmek sana. Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz." Bu nasihat, bir liderin sabırlı, hoşgörülü ve alçakgönüllü olması gerektiğini anlatır. "Ey oğul! Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin."
Şeyh EDEBALİ burada gücün ve bilginin yönetilmesi gerektiğini ve kontrolsüz gücün zarar verebileceğini öğütler. "Öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Haksızlık bize, adalet sana." Bu ifadelerde adalet, tevazu ve halka hizmet anlayışı üzerinde durulur. Türk'ler tarih boyu adalet olgusunun büyük temsilcileri oldular. Özellikle ehl-i beytin temsilcisi ve Raşit Halifelerden yiğit bir savaşçı da olan Hz Ali (R.A)'nın "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." ifadeleri adeta Türk'ler ile ilgili çok müteşabih (Benzeşen) bir durumunda tezahürüdür.
Şeyh EDEBALİ'nin bu öğütleri, Osmanlı Devleti'nin kuruluş felsefesine derin bir etki yapmış ve asırlar boyunca devlet adamlarına rehberlik etmiştir. Bu nasihatler, liderlik ve devlet yönetimiyle ilgilenen herkes için evrensel dersler taşır. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları tarafından kurulan "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" yine Türk devlet geleneğinin bir bakiyesi olarak kurulmuş ve töreci yapısı ile de kendinden önce kurulan kadim geleneğe bağlı bir devlettir. Türk milletin kendi ÖZ kimliğini de ifa eder..
Ali KARACA
Araştırmacı Tarihçi
Yazar ve Şair