Üreticiyi zor ve uzun bir çay sezonu bekliyor

Zor günlerden geçtiğimiz bu günlerde herkes elinden geleni yapması gerekiyor. Tüm taraflar toplumsal olarak taşıyabildikleri kadar yük altına girmeli, toplumun önünün açmalıdır. Ülkemizde de salgın nedeniyle kamu kurumları çalışmalarını minimum personelle sürdürüyor. İş ve işlemlerin minimize edildiği bu dönemde en hareketli kurumlardan biri de eğitim camiası olmuştur. Okullar kapalı ama bu zor günlerde toplumsal dayanışmaya katkı sunmak için meslek liseleri, halk eğitim merkezleri ürettiği ürünlerle toplumdan tam not almış durumdalar. Bu kurumlar maske, koruyucu siperlik ve solunum cihazı üreterek ülkenin korona ile mücadelesine önemli katkılarda bulundu. Bunun yanında VEFA Destek Gruplarındaki öğretmenlerin çalışması da ayrı bir dayanışma örneği göstermiş oldu. Buna rağmen, bunları göremeyen, sağır, dilsizler vicdanlardan yoksun olarak yorumlar yapabiliyor. Belki bugün küçük olarak görülen bu çalışmalar ülkemizin geleceği adına büyük değişim ve gelişmelere kapı aralayacaktır.

Son Cumhurbaşkanlığı kabinesinde alınan karar gereği Trabzon’un içinde bulunduğu dokuz ilin seyahat kısıtlaması kaldırıldı. Çay hasadı için de üreticilerin gelmesinde bir esneklik gösterilerek e-devlet üzerinde seyahat izin belgesi düzenlenmesine karar verildi. Bu yıl Gürcü işçilerin gelmeyecek olması bölgede yaşanabilecek işçi sıkıntısında bir nebze olsun çiftçiler kendi çayını kesme imkânı bulabilecekler. Üretici hem kendi ürününün gelirini kendi cebine koyacak hem de milyonlarca liramız Gürcistan’a gitmeyecek.

Beklenen bir karar olması bakımından seyahat izninin çıkması olumlu bir adım olmakla birlikte çay hasadına başlanmasına yakın bir zamanda gerçekleşecek olması bakımından bazı sakıncalar bulunmaktadır. İstanbul ve diğer illerden bölgemize gelecek vatandaşların 15 günlük evde karantinada kalma süresi uygulanacak mı? Uygulanacaksa bu üreticiler mağdur, uygulanmayacaksa yerli vatandaş virüs endişesiyle korku ve panik içinde olacaktır. Buna elbette bir çözüm bulunacaktır. Bunun için bir yol olarak da gelecek vatandaşlara hızlı tanı kitleriyle korona testi yapılması olabilir. Bu herkes için daha sağlıklı olacak diye düşünüyorum. Yoksa bunca tedbirler boşuna alınmış olmaz mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan çay taban fiyatını açıkladı. 3.27 taban fiyatı 0,13 Kr destekleme olarak toplamda 3,40 Kr olarak belirlendi. Ülkemizin içinde bulunduğu şartları düşündüğümde bu yıl %12 ile % 15 zam bekliyordum. Gelen zam oranı ise %13 olarak gerçekleşti. Ne diyelim yetmez ama evet gibi hayırlı olsun. Önemli olan özel sektörün bu fiyatın altına düşmemesi bu fiyat gerçek anlamda taban fiyat olmasıdır.

Zor ve meşakkatli bir çay sezonu bizleri bekliyor. Sabırla, gayretle, ürüne ve taraflara saygıyla geçirilmesi gereken bir sürece giriyoruz. Tüm taraflar elinden gelen gayret ve kolaylığı göstermek durumundadır. Üretici çayın kalitesinden ödün vermemeli çayın kalitesini ve fiyatını düşürecek izdihama fırsat vermemelidir. Gerek ÇAYKUR, gerekse özel sektör ülkenin ve dünyanın geldiği nokta nedeniyle üreticinin mağdur edilmesine taraf olmamalıdır. Tüm taraflar bu gemi içinde yer alıyor. Kimsenin bu gemiye delik açması faydasına olmaz. Gemi batarsa herkes boğulur. Gemi yüzerse herkes aydınlığa kavuşur. Rabbim hayırlı ve bereketli bir çay sezonu geçirmeyi nasip etsin. Allah herkesin gönlüne göre helalinden bol kazançlar versin. Hayırlı ramazanlar. Oruçlarınız makbul, dualarınız kabul olsun.

YORUM EKLE

banner15

banner16

banner19

banner22

banner21