Türkiye bu oyunu da bozacaktır

Değişen dünyada değişmeyen bir şey var ki o da Türkiye hakkındaki bakış açısı ve Türkiye’nin önünü kesebilecek yöntem ve tekniklerdeki iptidailiktir.  Biz zannediyorduk ki geçmişte yaşadığımız kötü olaylar yaşandı geçti bir daha yaşanmayacak. Hafta sonu Türkiye’de emekli 104 amiralin verdiği  muhtıra  akıllara ziyan bir hareket olsa da Türkiye’de  alışılmış yöntemlerin karşılık bulacağına olan inanç hâlâ devam ediyor.

Coğrafya kaderdir sözünün olumlu, olumsuz yanlarını aynı anda dünyada yaşayan ender ülkelerdeniz sanırım. Türkiye bağımsız dış politik hamleler, projeler, atılımlar yaptıkça önünü kesme adına bilindik, bilinmedik hamleler yapılarak zaman ve enerji kaybına uğruyor. Monarşiden demokrasiye geçen Türkiye demokrasinin temel argümanı milli iradeyi kabul etme noktasında bir türlü hazmetme kapasitesini geliştiremedi. Coğrafyayı kontrol etmek isteyen hâkim güçler amaçlarına mugayir bağımsız politik atraksiyon geliştiren Türkiye’yi belli oyunlarla sürekli hizada tutmuş, Türkiye’yi kontrol etmenin kendilerince formülünü bulmuşlar. Her on yılda bir askeri darbe, muhtıra ile istedikleri gibi at koşturmanın mutluluğunu yaşadılar. Edindikleri tecrübe bu işin hep böyle gideceğinin kanaatini oluşturdu.

Üç tarafı denizlerle çevrili bir deniz ülkesi olan Türkiye için donanma önemli bir askeri güçtür. Osmanlı Devleti de hakimiyet gücünü dünyaya kabul ettirdiği dönemde denizlerdeki gücü muazzamdı. Türkler bu coğrafyaya yerleştiğinden beri deniz gücüne büyük önem verdi. Türk donanması dünyanın sayılı donanmaları arasında yer aldı. 1. Dünya Savaşından sonra dönemin şartlarına ve gücüne göre Türkiye Montrö Boğazlar Sözleşmesini imzalayarak Bağazlar Meselesini çıkarlarına uygun halletmişti. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe tam olarak boğazlar üzerinde haklarını kullanmadığını hissediyor. Zaman zaman bu konuda bazı stratejistler bu elbisenin bu bedene sığmadığını ifade ediyor etse de mesele Montrö Boğazlar Sözleşmesi değil. Bu konu üzerinde Türkiye’ye operasyon çekmekten başka bir şey değildir.

Son yıllarda Türk donanmasındaki büyük gelişme, büyüme ve sahada yapmış olduğu hamlelerden anlaşılıyor ki birilerinin oyununu fena halde  bozmuşa benziyor. Son yıllarda Akdeniz’de, Karadeniz’de ve Ege’de Türk Donanmasının milli çıkarları doğrultusunda hareket etmesinin önünü kesmek için olsa gerek eften püften sebeplerle kökü dışarıda ucu içerideki mihraklar alışıla gelmiş şekilde Türk demokrasisine ayar verme adına muhtıra vererek zihinlerde bulanıklıklar oluşturabilir miyiz diye bir bildiri yayımladı. Türk Milletinin hayrına olmayan, milletin çıkarlarıyla uyuşmayan bu girişimi milletimiz adına, milletimizin çıkarları adına bunu kınıyorum.

Bu haince girişim Türk Milletinin Akdeniz’de, Karadeniz’de, Ege’de âli menfaatleri için gece gündüz demeden cesurca mücadele eden ordumuzun kuvve-i maneviyesinde olumsuzluk yaşatmasından endişe ediyorum. Donanmamızın son yıllarda denizlerdeki başarısı Türk Milletinin gurur kaynağı iken bu akla ziyan muhtıraya imza atanlar belki gönül bağı olan kişi, kurum, örgüt, ülke önünde alkışlansa da Türk Milletinin vicdanında asla karşılık bulmayacaktır.

Yakın Türk Siyasi Tarihinden öğrendik ki maalesef milletin göz bebeği ordusu üzerinden Türk Milleti hizaya sokulmaya çalışıldı. Ordusu ile Türk Milletini karşı karşıya getirmeye çalışanlar tüm çabalarına rağmen milletin feraset ve sabrı sayesinde bunu başaramadılar. Milletimiz yılarca maddi ve manevi varlığı ile yetiştirip büyüttüğü düşmana karşı kendisini korusun diye beklediği ordusunun içinde bir grup silahını millete doğrulttuğu 15 Temmuz hain askeri kalkışması bir milat olmuştur. Bu hain kalkışmayı Türk Milleti göğsü ile püskürttü. Bunun sonunda içerideki hainler temizlendikçe içeride ve dışarıdaki terör unsurlarına büyük başarılar elde edildi. Elde edilen başarı dünyanın dikkatini çekerken bundan rahatsızlık duyanlar ellerinde ne bulurlarsa onlarla saldırmanın çılgınlığına yöneldiler. Artık o eski yöntem ve teknikler tutmuyor.  Türk Milleti 15 Temmuzda hem dünün yanlış yöntem ve tekniklerini hem de bundan sonraki yapılması planlanan oyunları bozmuştur.

Ülke olarak acı olan bir durumun sancısını çekiyoruz. Ülkede iktidarın yanlışlarını gerçekten anlatamama sorunu ve muhalefetin doğrulara doğru diyememe sorunumuz var. Milli bir mutabakatımızın olmaması çok acı. İktidarın onca yanlışı ve eleştireceği konusu varken işin kolayına kaçarak dün olduğu gibi bugün de demokrasinin yüz kızartıcı suçu olan darbelerden muhalefetimizin hâlâ medet umması gelecek adına endişe verici bir çaba olarak görülüyor. Milli iradeye amasız, lakinsiz, fakatsız sahip çıkmak iktidarı alkışlamak değildir, milletin yanında olmaktır. Nasıl ki milli çıkarlar konusunda iktidarın yanında yer almak milli bir meseleyse milletin çıkarlarına ters işlerde, yanlış ve yanlı tutumlarda iktidarın karşısında durmak da muhalefetin milli meselesi olmalıdır. Kıyıda köşede ellerini ovuşturanlar bu olaydan medet ummasınlar. Türkiye’yi kimse yeniden Büyük Türkiye yolundan kimse vaz geçiremeyecektir inşallah. Unutulmasın ki Türkiye oyunları boza boza buralara geldi. İçeride ve dışarıda bekleyenlere bir mesaj verelim, Türkiye bu oyun da bozulacaktır elbette

YORUM EKLE

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21