Tur avcıları mı umre yolcuları mı?

 

Sosyal hayat biyolojik bir gerçekliktir. Nasıl ki vücudun bir uzvunda arıza çıktığında tüm vücut ondan etkileniyor. Toplumsal hayatın herhangi bir kesiminde meydana gelen arıza toplumun tüm alanlarını etkiliyor. Bu minvalde toplumda meydana gelen yozlaşma ve bozulma sadece bir alanda kalmıyor, bütün toplumsal hayatı etkiliyor. Aynı toplum içinde yaşayıp da bu gerçeklikten etkilenmeyecek hiç kimse düşünülemez.

 

Din, dünya ve ahiret saadeti için insan fıtratı gereği Allah’ın ortaya koyduğu insanlar için doğru yol reçetesidir. Düşünürlerin, filozofların ortaya koyduğu beşeri dinlerin de sonuçta amacı müntesiplerini mutlu etmektir.  Bugün yeryüzünde en çok hükmedilen, en çok değiştirilmeye çalışılan ve İnsanı kontrol almayı araç edinen din ve dinsel ritüellerdir. İnsanın bu fıtri ihtiyacı bilindiğinden dolayı dinleri yönetirseniz, insanları da yönetirsiniz anlayışı dünyaya hâkimdir. Tarih boyunca toplumları kontrol etmenin bir yolu da din savaşlarıyla olmuştur. Toplumların kutsalları olan dinler her dönemde etkili birer araç olmuştur.

 

Gerek ilahi dinler için, gerek beşeri dinler için müntesipleri için vaat ettiği mutluluğa talipliler çok oluyor. İnsanların bu manevi dünyalarını doyurmada sayısız kişi, kurum, kuruluş çıkabiliyor. Görünüşte hepsinin amacı daha çok manevi haz ve tatminken bir de bakıyorsunuz ki asıl amaçlar zaman ilerledikçe öyle olmadığı anlaşılıyor. Bu daha çok ekonomik ve siyasi amaç olarak karşımıza çıkıyor. Nerede olursa olsun amacı dünya olanın dünyalar kadar sıkıntısı olur. Dini dünyevi çıkarları için kullananların iki dünyada da saadet bulamayacakları gördüklerimizden ve ilahi ikazlardan anlıyoruz.

 

Bir Müslüman olarak bizler olaya Müslüman’ca bakmamız gerekiyor. Her yapacağımızda işte, Allah rızası,  dini bir meşruiyet aramamız gerekir. Üzülerek söylemek gerekiyor ki din adamlarımızın sözleriyle eylemleri arasında büyük tezatlıklar görüyoruz. Konuştuklarıyla yaşadıkları arasındaki fark o kadar açılmış ki neredeyse saygınlıklarını yitirmiş birçokları. Kişiye duyulan saygısızlık dolayısıyla genelleştirilerek dine duyulmamaya, dinin alaya alınmasına neden oluyor. Hiçbir Müslüman’ın, hele hele hiçbir din adamının dinin bu denli hafife alınmasına sebep olmamsı gerekir. Siz Allah’ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ilahi düsturuyla hareket etmeyenlere;  Allah  yardım da, kolaylık da, zafer de ihsan etmez.

 

Para hırsı, makam, mevki hırsı o kadar bürümüş ki birçok din adamımızı kürsiyi de, minberi de, mihrabı da kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktan imtina etmiyor. Ne acıdır ki bugün dünyevi çıkarlar için gösterilen azim, gayret, fedakârlık; Allah için, din için, kutsal değerler için gösterilse sosyal, kültürel, ekonomik hayat çok daha güzel olurdu. Gelinen noktada dini bozmaktan, insanları diden uzaklaştırmaktan,  toplumları kutuplaştırmaktan başka iş yapmayan din adına otorite olanlar kendilerine çeki düzen vermeliler. Yoksa Allah bir kısım beyinsizler yüzünden bizleri helak edecek.

 

Dedik ya yozlaşma her yerde her alanda. Eskiden Mekke,  Medine, Kudüs gibi kutsal beldelerin adları anıldığı zaman manevi havası değişiyordu Müslümanların. Bugün özel turlarla umre adı altında su yoluna çevrilen kutsal belde ziyaretleri ne yazık ki birçoğunda turistik ziyaretten öteye geçemiyor.  Samimi olan, iliklerine kadar o mübarek beldelerin manevi havasını yaşayanlara selam olsun. Tur şirketi gibi yolcu avına çıkan din adamları, din kisvesi adı altında yaptıklarınızı Allah biliyor ve görüyor. Böyle samimiyetsizce, fütursuzca yapılan sadece tur mantığı ile yola çıkılan yolculuktan bereket ve manevi haz alabilenin Allah yolunu, bahtını açık eylesin(!) Camilerde de yaşını, başını almış kişilerin de seyahat acentesi gibi reklam yapmalarına diyanet ve müftülükler de izin vermemesi gerekiyor. Allah samimiyetimizi, ona karşı sevgi ve imanımızı artırsın. Müslümanlara birlik, dirlik, din adamlarımıza uyanmayı ve uyandırmayı nasip etsin.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fahri Hacıcaferoğlu
Fahri Hacıcaferoğlu - 1 hafta Önce

Okuyup araştırmayan bir toplumda dini kullanarak heva ve heveslerine göre hayat sürenlerin aldatmalarına kanmaya devam edeceğiz.

banner15

banner16

banner19

banner30