Oyuna gelme Türkiye !

 

Oyun var oyun içinde hem de onca sinsice planlanmışçasına. Her oyun  bir öncekinden daha büyük ve karmaşa içeriyor Türkiye için. Bölgemizde her yer ateş içinde herkes kan ve gözyaşı içinde. Bölgeyi ateşe verenler amaçlarına tam ulaşamadıkları için en büyük yangını Türkiye’de yakmak istiyorlar. Bu uğurda ellerinden gelen tüm argümanları kullanmaktan çekinmiyorlar. Görünüşte çok masum gibi duran olaylar doğru okunamazsa sonuçlar büyük ve yıkıcı olması kaçınılmazdır.

 

Ne olursa olsun tüm işlerimizde olduğu gibi sosyal olaylarda da dil ve üslup çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki rüzgâr eken, fırtına biçer der atalarımız. Onun için itidalli olunmalı, orta yol tutulmalıdır. Hangi yönden gelirse gelsin ülkemize bölücü ve ayrıştırıcı tohumlar ekenler bu ülke için ağdalı sözler söylese de gerçekten bu ülkenin dostu değildirler. Sinsice düşmanlık besleyenler imkanlara kavuştuklarında düşmanlıklarını şiddetli bir şekilde ortaya koyarlar. Millet olarak herkesin asgari müştereklere azami önem göstermesi gerekir. Aynı olmak zorunda değiliz; ancak aynı ülkede yaşamak zorundayız. Bu gerçekten hareket edersek düşmanlık hangi taraftan gelirse gelsin bizi yıkamaz aksine daha da güçlendirir.

 

Hafta sonu yine içimizi acıtan bir vaka yaşadık. Hakkari’nin Irak sınırında teröristlerin saldırısı sonucu dört vatan evladı daha vatan için toprağa düştü. Ülkenin birlik ve bütünlüğü için, hainlere geçit vermemek için dört aslan parçası şehit oldu. Biz ise bu şehitlerimizin acısını bile yaşayamadan kalktık ailelerinden daha kralcı davrandık ve şehidimizi istismara kalktık. Milletimiz şehit cenazelerine yoğun katılıp şehide ve ailesine karşı bir vefa duygusuyla hareket ediyor. Direk ya da en direk bölücülerle hareket etme algısı toplumun zihninde bir yer edinmişse bunun nedenini herkes kendince muhasebe etmelidir. İnsanın istenmediği yere gitmesi nasıl doğru değilse her ne sebeple olursa olsun gelene karşı da ortaya konacak tepkilerin şiddet içermesi de kabul edilemezdir.

 

Birileri şayet toplumun aklıyla alay etmeyi düşünüyorsa bilinmelidir ki Türk toplumu vicdanını ortaya koyduğunda olayları okumada en doğruyu bulmada mahirdir. Birileri uluslar arası bir taşeronluğa  soyunmuş ve gönüllüsü olarak yola çıkmışsa millet bunu fark eder ve gerekli tepkiyi verir. Türk Milleti nasıl ki mağdur olanın yanında dimdik durursa mağdur ayağına yatanlara da tepkisini gösterir.

 

Türkiye’den başka bir memlekette yaşamayı kendilerine zül kabul eden, yaşayacaksa bu memlekette yaşayıp bu topraklar uğrunda ölmeyi kendilerine hayat düsturu gören bu millet; devlet ve millet bağını güçlendirmek zorundadır. Bölgenin en önemli devlet kültürüne sahip olan Türkiye’ye içten ve dıştan yapılacak tüm hain planlar biz birlik olursak boşa çıkacaktır. Oyuna gelirsek, agresifleşirsek, sinirlerimize hâkim olamazsak kaybederiz. Onlar da zaten bunu istiyor. Ben inanıyorum ki bundan sonra da toplumun sinir uçlarıyla çok fazla oynayacaklar. Halkı ayrıştırmaya, sokağa çekmeye çalışacaklar. İnşallah milletimizin feraseti bu oyuna gelmeyerek bunun üstesinden gelecektir.

 

Oyuna gelme Türkiye diyoruz. Çünkü Türkiye kaybederse; tüm mazlum milletler kaybeder. Türkiye kaybederse; İsrail kazanır, ABD kazanır, Siyonizm kazanır, batı kazanır kısacası zalimler kazanır. En büyük gücümüz tarihimiz, kültürümüz, inançlarımız ve milli birliğimizdir. Milli birliğimizi herkes gözü gibi korumalıdır. Bu gemi batarsa hepimiz birlikte batarız. Sinirlerimize hakim olmalı, çekilmek istenen oyuna gelmemeliyiz. Oyun büyük kolla kendini Türkiye.

 

    

 

 

YORUM EKLE

banner15

banner16

banner19

banner30