Yılmaz: "İnanmak Yetmez, Çalışmak Gerek"

Saadet Partisi Of Gençlik Kollarının düzenlemiş olduğu "Zaman Yönetimi ve Hedef Planlama" konferansında konuşan Psikohekim Abdulaziz Yılmaz, "Hedefe ulaşmak için inanmak yetmez, çalışmak gerek" dedi.

Yılmaz:

Saadet Partisi Of Gençlik Kollarının tarafından düzenlenen "Zaman Yönetimi ve Hedef Planlama" konferansına Psikohekim Abdulaziz Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.

 

Of Belediye Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansa, Of İlçe Milli Eğitim Müdürü İdris Kabahasanoğlu, Dernekpazarı Müftüsü Abdullah Aksoy, Saadet Partisi Trabzon Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Muhsin Aksoy, Of Gençlik Kolları Başkanı Murat Gözütok, İl ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri ile çok sayıda genç katıldı.

 

Programa İstiklal Marşı ve Muhammet Erkan hocanın Kur'an-ı Kerim Tilaveti ile başlandı. Ardından Saadet Partisi Of Gençlik Kolları Başkanı Murat Göztüok ve İl Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Muhsin Aksoy kısa bir selamlama konuşmaları yaptılar.

 

Selamlama konuşmalarının ardından "Adil Bir Dünyanın Kurulması" başlıklı video sunumunun ardından Psikohekim Abdulaziz Yılmaz davetlilere "Zaman Yönetimi ve Hedef Planlama" konulu sunumunu yaptı.

 

Konuşmasının başında yapacak olduğu sunumla ilgili farklı yerlerde birçok eğitmenin "Kişisel Gelişim" adı altında eğitim verdiğini ve bu eğitimlerin zırvalamaktan başka bir işe yaramadığını söyleyen Psikohekim Abdulaziz Yılmaz, "Birçok eğitmen 'Kişisel Gelişim' adı altında, vermiş oldukları eğitimlerde  'Yok şunu yaparsan şöyle uçarsın, bunu yaparsan böyle kaçarsın' gibi aslı astarı olmayan, ucu sonu belli olmayan eğitimler veriliyor. 'İçinde sınırsız güç var, onu yakalarsan dünyanın en süper gücü olursun' tarzında verilen eğitimler, insanın ölümlü olduğu bir dünyada sınırsız bir güçten bahsedilemez olduğunun farkında olmadan bir takım gereksiz gazlamalar yapılıyor" diyerek bu alanda yapılan eğitimlerin birçoğunun içi boş olduğunu iddia etti.

 

Yaptığı sunumda her Müslümanın nasıl bir kişisel gelişime sahip olması gerektiğini açıklayan Abdulaziz Yılmaz, "Zaman en büyük sermayedir. Bunun için bir Müslüman olarak bu zamanı en güzel şekilde kullanmak bizim en büyük vazifelerimizdendir." diyerek Zaman yönetimi hakkında sinevizyon eşliğinde önemli mesajlar verdi.

 

Sunumunun sonunda anlattıklarına örnek olabilecek bir hikaye anlatan Yılmaz, bu hikayeden her Müslümanın çok büyük ders çıkarması gerektiğini söyleyerek hikayeyi şu şekilde anlattı:

 

"Zamanın birinde bir kıyıdan karşı kıyıya geçmek için 4-5 tane kayıkçı varmış. Bu kayıkçılardan bir tanesi Hüseyin dede lakaplı ak saçlı, ak sakallı biriymiş.  Diğer kayıkçılar bu Hüseyin dededen daha gençmiş. 

 

Dereden sürekli karşıya geçmek isteyen bir delikanlı, diğer kayıkçıları es geçip sürekli Hüseyin dedenin kayığına binermiş. Hüseyin dedi bu gencin, kendi kayığından daha güzel ve lüks olan diğer kayıklara binmeyip kendi kayığına bindiğini merak edip delikanlıya sormuş. Bu delikanlıda kendisine "Amca, ben senin her kürek çekişinde, diğer kayıkların küreklerinde olmayan yazının manasını merak edip çözmeye çalışıyorum. Senin küreklerinin birinde İnanmak, diğerinde ise Çalışmak yazıyor. Bunun hikmeti nedir diye merak ediyorum." demiş.

Hüseyin dede delikanlıya dönerek, "Bu merakını gideririm ama bedava yapmam. Bir daha ki dereden karşıya geçişinde kayığımın küreklerini sen çekeceksin ve beni karşıya bir müşteri gibi götüreceksin. O zaman sana cevabı vereceğim” demiş. Delikanlı, "Tamam amca bu benim için de çok iyi olur." diyerek Hüseyin dedenin şartını kabul etmiş.

 

Hüseyin dede delikanlıya bir şart daha koşarak, "Sen benden 4-5 kat daha fazla güce sahipsin. Ben bir kürek çekerken sen 5 çekersin. Bunun için benim iki kürekle karşıya geçirdiğimi sen tek kürekle yapacaksın." demiş. Delikanlı kendine güvenerek tamam demiş ve 'İnanmak' yazılı küreği çekerek kayığı karşıya geçirmeye çalışmış. Fakat her kürek çekişinde kayık olduğu yerde döner dururmuş. Delikanlı almış 'Çalışmak' yazılı küreği ve yine kürek çekmeye başlamış. Fakat yine kayık olduğu yerde dönmüş durmuş. Bunun üzerine bu programın özetini verircesine Hüseyin dede şu cevabı delikanlıya vermiş, "Bak delikanlı, bizim hedefimiz ne? Karşı kıyıya ulaşmak. Bu hedefe varmak için sadece inanmak yetmez. Bunun için inandığın ile birlikte çalışacaksın. Yoksa olduğun yerde sayar durursun." cevabını verdi.

Of Ajans

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner81

banner16

banner20

banner22

banner21