Of Medya Derneği’nden Medya konferansı

Of Medya Derneği tarafından organize edilen “Toplumsal Dönüşüm ve Medya” konulu konferansta konuşan Gazeteci Yazar Mustafa Yılmaz, Arap Baharı’nın Türk dizileri yüzünden başladığını ifade etti.

Of Medya Derneği’nden Medya konferansı
banner71

Of Medya Derneği tarafından organize edilen “Toplumsal Dönüşüm ve Medya” konulu konferansta Gazeteci ve Yazar Mustafa Yılmaz Oflularla buluştu.

 

Of Belediyesi Toplantı Salonunda düzenlenen ve sunuculuğunu İzzet Keleş’in yaptığı konferans Dernek Başkanı Ahmet Muratoğlu’nun selamlama konuşmasıyla başladı.

 

Derneğin kuruluş amacını belirten Muratoğlu konuşmasında “Amacımız, Of’un tüm medya organlarını tek çatı altında toplayıp, farklılıklarımızı göz ardı ederek Of’un sorunlarına değinmek ve Of’a yararlı işler yapmaktır” ifadelerini kullandı.

 

Dünyayı kontrol etmek için para,

medya ve bilgiyi kontrol etmek gerekir

Dernek Faaliyetlerini içeren slayt sunumunun ardından kürsüye çıkan Yılmaz, dünyayı üç etkenin kontrol ettiğini belirterek; “Para, medya ve bilgi dünyada beş aile tarafından kontrol ediliyor. Dünyadaki gıda sektörünü de beş aile kontrol ediyor. Bu beş aile tüm ülkelerdeki televizyon, dizi ve programlarına da el atıyor. Tüm bu programların da istedikleri gibi yönetilmesini sağlıyor. Böylelikle büyük kitleler aynı şekilde düşünmeye, aynı şekilde giyinmeye hatta aynı şekilde yemeye başlıyor. Medya, yediğimiz yemeği bile belirliyor. 30 yıl önce pizza firması açılıp talep görmediği için kapatılıyor fakat Ninja Kaplumbağalar diye bir çizgi film çıkartıyorlar ve orada sürekli pizza yendiği için bu bizde de alışkanlık oluyor. Bugün Türkiye’de en çok pizza sipariş ediliyor. Medya yemeğimizi bile böylece belirlemiş oluyor” ifadelerinde bulundu.

 

Düşüncelerimize de etki ediyorlar

Fotoğraflarla düşüncelerimizi kontrol ediyorlar diyen Yılmaz; “Hilal olan her yerde şiddet vardır, öfke vardır algısı yaratmaya çalışıyorlar. Diğer taraftan bir Ermeni veya başka bir ırk olduğu zaman sakinlik, dinginlik, masumiyet algısı bilinçaltımıza yerleştiriliyor. İslama fobi yaratılıyor. Hilal gören herkes nefret duyarken, Ermeni gören herkes şefkat duyuyor. Hiçbir şey tesadüfen yapılmıyor” dedi.

 

Adınız David ise medeni

Davut ise teröristsinizdir

İsimlerinden dolayı Müslüman adı olduğu için direkt terörist olursunuz diyen Yılmaz; “İslam ülkelerine gittiğinizde şöyle bir tabloyla karşılaşırsınız. Müslümanların yaşadığı yerler yoksuldur, Lübnan’a giderseniz Hıristiyan Arapların yaşadığı yerler zengin, ferah ve güzeldir. Müslümanların yaşadığı bölgeler bırakın mahmur olmayı altyapıdan yoksundur, o kadar ki insan pislikleri yolların kenarından akar. Doğal olarak şöyle bir algıya kapılır herkes Müslümanlar pistir, tembeldir. Çünkü nereye gitse Müslümanların yaşadığı yerler geri kalmıştır. Hayır öyle değil asıl problem İslam dünyası korkunç bir kuşatma altındadır. Pasaportunda Devid yazan Mısır’dan bile vize alırken beş dk da alırken Davut yazan aylar geçiyor alamıyor pasaportunu. Çünkü terörist olma ihtimali vardır gözüyle bakılıyor” dedi.

 

Türkiye en çok dizi ihraç eden ikinci ülke

Türkiye’nin en çok dizi ihraç eden ikinci ülkesi olduğunu ifade eden Yılmaz; “Biz hiçbir şey ihraç edemiyoruz. Makine, araba, bilgisayar, telefon gibi. Ama çok ilginçtir ki Amerika’dan sonra dünyanın en çok dizi ihraç eden ülkesiyiz. Biz Kadir İnanır nesliyiz onunla büyüdük. Gidin Mısır’da Fas’ta onu kimse tanımaz ama bugün Fas’ta Kıvanç Tatlıtuğ o kadar popüler ki Fas Hükümeti onu ülkesine getirmek istiyor, bütçesi yetmiyor. Burada soru şu, Kadir İnanır’ın veya o dönemdeki diğer jönlerin yakalayamadığı popüleriteyi Kıvanç Tatlıtuğ nasıl yakaladı. Şu an da İslam ülkelerinde 72 Türk dizisi yayında. Arap Baharı Türk dizileri yüzünden başladı. Yapılan araştırmalara göre Türk dizilerinden sonra tüm İslam ülkelerinde

Arap toplumlarının İslami değerleri zarar gördü. Alkol tüketimi hızla yaygınlaştı. Aile içi tartışmalar ve boşanma oranları arttı. Mukaddes aile ilişkileri yıkıldı. Aşk-ı Memnu dizisinden sonra eşine ihanet edenlerin oranları da ciddi şekilde arttı” diye konuştu.

 

Bu ülkede kavga, namuslularla namussuzlar arasındadır

Bu ülkede kavga sağcı- solcu, ilerici- gerici kavgası değil. Bu ülkede kavga, namuslularla namussuzlar arasındadır diyen Yılmaz;” Bu ülkedeki namuslularla namussuzları deşifre etmek için size bir örnek vereceğim. 1918’ de biz dünyanın ilk insansız uçağını yaptık. Fakat ilk denemesinde uçak düştü. Düştükten sonra medyada bir kampanya başlatıldı. Tüm gazetelerde bu olayla ilgili dalga geçildi, küçümsendi. Bu haberlerle bize siz yapamazsınız, siz beceremezsiniz, siz kimsiniz dendi. Uçağı üreten fabrika ise bu girişiminden vazgeçmiş ve çocuk karyolası, masa, dikiş kutusu gibi malzemeler üretmeye başlamıştır. Şu anda ise düdüklü tencere üretiyorlar” dedi.

 

Program sonunda Dernek Başkanı Ahmet Muratoğlu ve Derneğin Kurucu Başkanı Yüksel Yaşar tarafından Gazeteci Yazar Mustafa Yılmaz’a teşekkür plaketi takdim edildi.

Of Ajans

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21