Esnafın kalitesi şehrin kalitesini artırır

 

Yoğun bir geçen haftanın ardından yeni bir haftaya başladık. İnanç ve ideallerimiz bize yaşadığımız her gün bir umut her gün bir heyecan duymayı, her gün ruhsal olarak tazelenmeyi salık veriyor. Geçen hafta cuma günü 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü idi. Trabzon Büyükşehir eski Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu başkanlık süresinde Trabzon’daki merkez ve ilçelerdeki tüm gazetecileri buluşturup 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlaması yapıyordu. Yeni Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu bu yıl farklı bir uygulamaya gitti. Merkez gazetecilerle daha dar çerçeveli bir organizasyon düzenledi. Burada herhalde gözden kaçmıştır, basın birimindeki yapılacak dönüşümün etkisi olmuştur yoksa bunda kasıt aramak doğru olmaz. Yani tutup da seçime daha dört yıl var seçime yakın bir zamanda bu tür organizasyonları daha geniş yaparız mı düşünülmüş? Ben buna ihtimal vermiyorum. Gerçi ilçemizde de daha önce kutlanan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde herhangi bir organizasyon düzenlenmemiş olması olsa olsa “tesadüf” olmuştur Trabzon’dakiyle. Bunu söylerken bir beklentimiz olduğu için değil de bir nevi teamül haline getirilen uygulamanın birden sonlandırılmasını garipsedik. İlçe Milli Eğitim Müdürümüz İdris Kabahasanoğlu’nun kutlama sürprizi hatırlanmak adına güzeldi. Kendilerine bu nazik sürprizinden dolayı teşekkür ediyoruz.

 

Biz Of Medya Derneği Yönetimi olarak 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlama geleneğini devam ettirdik. Konak Kafe’de yaptığımız mini kutlamada hem bir yılın değerlendirmesini hem de gündemin değerlendirmesini yaptık. Şunu da söylemeden geçmeyelim Konak Kafe yeni yönetimi ile yeni bir yapılanmaya girmiş. Hizmet anlayışındaki yenilik yapması biraz daha ufak dokunuşlarla çok daha iyi duruma geleceğine inanıyorum. Üniversite öğrenciler için güzel bir alternatif mekân olmuş. Haftanın belli günlerinde canlı müzik uygulaması da gençlerin tercih sebebi oluyor.  İşini iyi yapan, nezaket, zarafet ve toplumsal değerlerle çalışan tüm işletmecilerimize başarılar diliyorum.

 

Of’un zor bir şehir olduğunu içinde yaşayan insanlar olarak çok da anlamasak da dışarıdan aldığımız geri dönütler bunu bize gösteriyor. İnsanı zor, sabırsız, doğal, çoğu zaman en son söylenmesi gerekeni ilk söyleyen, çok da hesap etmeden davranan, o nedenle öyle olmasa da görünüşte biraz da ukala hissi veren bir şehirdir Of.  Öğretmen olsun, öğrenci olsun, memur olsun ya da dışarıdan gelen herhangi bir yabancı olsun özellikle esnaflarımızın tutum ve davranışından şikâyetçi oluyor. Hâlbuki çoğu zaman doğal davranış farklı anlaşılabildiği için böyle tavırlarla ilk karşılaşanlar için çok yadırgayıcı oluyor. Aslında daha önceki yazılarımızda söylediğimiz gibi esnaflarımız şehrimizin birer fahri tanıtım ve turizm rehberi görevinde hissetmeli kendilerini. Herkesin yaşadığı şehre karşı görevi vardır. Kaymakamından, belediye başkanından, amirinden, memurundan, hacısından, hocasından tutun da herkesin yaşadığı şehrin gelişmesi, kalkınması, yaşanılabilir olması için gayretkeşlik içinde olması gerekiyor. Öyle her gelen bazen ahbap çavuş ilişkisi içinde bazen hesapsızca şehrin boş bir dükkânına 3-4 ay yerleşip kaliteli, kalitesiz bakmadan haraç mezat ucuza satış yapıp diğer esnafın zarar etmesine fırsat verilmemelidir. Kaliteli esnaf şehrin kalitesine kalite katarken; kalitesiz, günübirlik yaşayan esnaf da kendine ve gittiği şehre zarar verir. Kıyamet alameti gibi ayda bir yerden bitme iş yerlerine izin vermek de şehrin ekonomisine de sosyal yapısına da zarar veriyor. Alt yapısıyla, üst yapısıyla planlı büyümeli şehir. Bir şehrin kaç lokantaya, kaç çay ocağına, kaç berbere, kaç fırına… gibi bir planı olmalıdır. Yasal bir sınır olmasa da toplumsal sınırın olması gerekir. Bu iş biraz da dertlenme işidir. Dert olursa derman da bulunur. Planlı ve kaliteli büyümenin şehrin gelişmesinde kalıcı etki yapacağına ilk önce inanmalıyız. İnanmıyorsak zaten konuşmamızın da bir esprisi yoktur.

 

 

  

YORUM EKLE

banner15

banner16

banner19

banner30