“CHAEBOL” HAKKINDA

Merhaba sevgili okurlar,

Bizim ülkemizde malumunuz çok eski tarihe dayanan devasa holdingler mevcut(Koç,Sabancı,Eczacıbaşı vs.).

Bunların benzerleri olarak Güney Kore de “Chaebol” kavramı kullanılmakta mevcut.

Kelime anlamı ise “aile işi” veya “tekel” anlamlarına gelmektedir.

İngilizce de ise sıkça rastladığımız “holding” kelimesinin aynı anlamı içermektedir.

Bugün bu konu hakkında bazı düşünceler paylaşmak istedim sizlerle;

Öncelikli olarak bir fıkrayla bazı durumları ortaya koyacağım.Durum farkını ön plana sermek için.

Fıkra şöyle geçiyor;

Cehennemde yeni bir zebani işe başlamış. İlk gün doğal olarak oryantasyona ayrıldığından diğer bir kıdemli zebani tarafından gezdiriliyormuş. Heryerde dev, yüksek kaynar kazanlar içinde yanan insanlar ve her bir kazanın başında zebaniler varmış. Tabi bizimki yeni ve meraklı her şeyi öğrenmek istiyor. Bakmış derin bir kazanın başında 5 zebani beklıyor. - Bu ne demiş ? Diğer zebani cevap vermiş; - Bu Batılıların kazanı, sürekli birlik olup yardımlaşıp üst üste çıkarak birini yukarıya çıkarıyorlar ve oradakı zebaniler de tırmananı tekrar aşağıya atıyor... Biraz daha ilerlemişler dev bir kazan daha. Başında 3 zebani bekliyormuş. Bizimki yine dayanamış - Peki burada niye 3 zebani bekliyor? Diğer zebani; - Bu da Asyalıların kazanı, bunlar da toplu olarak yardımlaşıp çıkmaya çalışıyorlar ve görevli 3 zebani de yukarıya çıkanları tekrar aşağıya atıyor. Bizimki bakmış bir sürü dev kazan ve her kazanın başında çeşitli sayıda görevli zebani varken ileride bir kazan var ki başında hiç zebani falan yok. Hemen atılmış; - Yahu bu kazanda niye görevli zebani yok, boş mu? Diğer kıdemli zebani artık bıkkın bir şekilde cevaplamış; - Ha o mu yok yok o Türklerin kazanı. Orada boşuna görevli zebaniye gerek duymuyoruz. Zaten içlerinden birisi çıkmak için çaba sarfettiğinde diğerleri anında bunu farkedip birlik olarak hemen onu aşağıya çekiyor.

Bu fıkrada da anlatıldığı üzere Asya toplumlarında birlikte hareket etme,aitlik duygusu yüksek olan toplumlardır bizde pek olmayan bir özellik.İngiltere Premier futbol takımları neden yıllardır Asya pazarına açıldıklarını bu fıkradan da anlaşılabilir.Aitlik duygusu çok fazla ve toplu hareket etme istekleri bulunmaktadır.Bir formayı topluca alan asyalılar var,çılgın satışlar yapılıyor.

Tabi buna ek olarak nüfus yoğunluğu da ayrı bir etkendir.Bu gibi nedenlerden ötürü İngiltere Premier ligi genellikle Asya ülkelerinin saatine göre ayarlanıp,yerel saat olarak daha erken saatte maçlar uygulanır.Asya ülkelerinde izlenme oranı yüksek olması için.

Şimdi gelelim asıl konumuz olan “chaebol” kavramına,bu güney kore aile şirketleri inanılmaz büyüklüklere ulaşmış durumda.Tabi ki devletin desteği ve teşvikleri ile beraber.

Şimdi size belli başlı olanları burada yazalım daha iyi oturması için.

Samsung,Lg,Daewoo,Hanjin Group,Sk Group,Lotte Group,Gs Group,Kumho Asiana Group gibi devasa holdingler en tanınmış olanlar.Elektronik,inşaat.ağır sanayı,denizcilik,savunma,demir-çelik,gıda gibi sayısız sektörde faal, ihracata dayalı markalaşmış holdingler.En değerlisi Samsung Electronics olmakla beraber değeri 254 milyar $.

Zamanında yapılan reformlar tarafından Güney Kore bu kadar başarılı bir şirketler oluşumu çıkardı.Bir çoğunun oluşumu askeri darbe sonucu yapılan darbe hükemetinin zamanına denk geliyor.Hep dediğim gibi halkın her kesiminde entelektüel ekonomi bilgi seviyesi belli standartlarda olmalıdır.Bunun eğitimi sağlanmalıdır.

Chaebollar aynı zamanda Güney Kore siyasetinde önemli bir rol oynamaktadırlar. Birçok işadamı nispi temsil yoluyla ulusal meclis üyesi olarak seçildiler. 2000'lerde itibaren Hyundai Kuzey Kore-Güney Kore ilişkilerinde büyük rol oynamıştır.

Terim ilk kez 1984 yılında kullanılmıştır.Japonya’daki keiretsular ile benzerlik gösterirler fakat keiretsuların aksine özel banka sahibi olmaları engellenmiştir. Bu tanıma giren birkaç büyük Koreli aile kontrollü kurumsal grup bulunmaktadır.Burada da akıllı bir yönetim anlayışı sergilenmiş,çünkü banka ve finans sektör diğer sektörlere göre daha kolay bir sektördür.Bizim ülkemizde hep en çok kar yapan şirketler,en büyük şirketler hep bankalar arasında çıkmaktadır.

Önemli olan husus markalaşıp ihracat temelli büyümek olmalıdır.

Buna benzer bizim de yönetim anlayışımız oldu tabi.İçerde Koç gibi Sabancı gibi aile holdinglerini destekledi devlet.Yıllarca ülkenin en büyük sermaye gruplarının marketçilik yaptıklarını gördük(Migros,CarrefourSa,TeknoSa vs.)

Tabi ki bunun sebeplerinden bir diğeride yerli sermayenin korunmak istemesi.Dışardan pazara yabancı sermaye sokulmadı böylece güçlü kalabildiler,marketçilik yıllarca yetti.

Sonuç olarak ekonomi her zaman denge işi olmuştur dostlar ,teraziyi iyi ayarlamassanız ipin ucu kaçar.Bazen rekabetten hayır vardır,

bazen ise korunması gerekir bazı stratejik sektörlerin..

Saygılarımla...

YORUM EKLE
YORUMLAR
irfan günaydın
irfan günaydın - 1 yıl Önce

Sayın Fatih Kalemci
Tarih bilmek milli şuur acısından günümüzü anlamak ve geleceği değerlendirmek acısından önem arzetmektedir.çünkü,"Yeni olan hiçbirşey yoktur.sadece tarih bilmiyorsunuzdur."dan yola çıkarak 1071 sultan alparslandan selçukluya anadolu beyliklerinden cihan devleti Osmanlıya bakacak olursak üstat Necip Fazıl'ın Sakarya şiirinde gecen "ardında çil çil kubbeler bırakan"medeniyet bize örenek olması gereken en önemli mihenk taşıdır.yazınızda gecen fıkra hem kara mizah mahiyetinde hemde bu asil millete uymayan bi örnektir.1071 malazgirtten büyük selçukluya beyliklerden Osmanlı cihan imparatorluğuna kadar geride bırakdığımız eserler bunun en sarih ve bugünde temaşa edeceğimiz örnekleridir.Dolayısıyla dünyada hiçbir millet kendini hakir ve küçük görerek bi yere varamaz maalesef bu bize yerleştirilen virüslerden biridir. Vecihi Hürkuş'dan,Nuri Demirağ'a kadar girişilen uçak fabrikaları yönetimler tarafında sekteye uğratılmasaydı Devrim otomobili hayata gecirilseydi sonuc olrdu

ersin ALTUNDAS
ersin ALTUNDAS - 1 yıl Önce

size çok katılıyorum,görüşlerinizi aydınlatıcı ve çağın ilerisinde buluyorum sayın fatih kalemci... saygılarımla

banner16

banner19

banner30